Hemos actualizado nuestras Pautas de Contenido.
Consulta las pautas más recientes para seguir compartiendo historias de forma segura.

Gölgelerin Arasında

69 6 8
                                        

Evet heyecanlıyım ama sizi güzel bir işçilik bekliyor güzellerim
Bölüm şarkısını size bırakıyorum.
————————————————————

BÖLÜM 1 — GÖLGELERİN ARASINDA

Gece, İstanbul'un üzerine ağır bir örtü gibi serilmişti. Yağmur, şehrin taş sokaklarını yıkarken neon ışıklar ıslak kaldırımlarda kırık birer yansıma gibi titriyordu. Rüzgâr, Boğaz'dan gelen tuzlu havayı dar sokakların arasına sürüklüyor, şehri hem canlı hem de tekinsiz bir hale getiriyordu.

Derin Alaz, siyah bir araba kapısının önünde durdu. Birkaç saniye boyunca içeri bakmadı. Sadece nefes aldı. Bu, onun için bir alışkanlıktı. Her görevden önce yaptığı o küçük sessizlik anı... İçindeki gerçek kimliği susturup yerine yeni birini koyduğu an.

Bugün artık "Derin Alaz" değildi.

Bugün o, sadece kulüpte işe yeni başlayan sıradan bir çalışandı.

Kulübün adı Nox'tu.

Dışarıdan bakıldığında lüks, pahalı ve seçkin bir eğlence mekânıydı. Ama Derin'in dosyalarında burası "Koral Mirza'nın en önemli paravanlarından biri" olarak geçiyordu. İçeri giren herkesin bir hikâyesi vardı. Çoğu hikâye ise burada biterdi.

Derin kapıyı açtı.

İçerideki ses bir anda onu yuttu. Yüksek müzik, kalabalığın uğultusu, bardakların şıngırtısı... Her şey kontrolsüz bir düzen içinde akıyordu. Tavandan sarkan loş kırmızı ışıklar, insanların yüzlerini yarım bırakıyor, herkesi yarı gerçek yarı gölge gibi gösteriyordu.

Derin'in kulak içindeki telsizden kısık bir ses geldi:

"İlk gün. Sadece gözlem yap. Temas minimum."

Derin hafifçe yutkundu.

"Anlaşıldı," dedi fısıltıyla.

Bar bölümüne yönlendirildi. Ona kısa bir üniforma verilmişti: siyah gömlek, ince bir yelek ve sade bir isimlik. "Derya." Artık adı buydu. Gerçek kimliği bir dosyada, kilitli bir sistemin içinde kalmıştı.

İlk saatler zor geçti. İnsanlar ona bağırıyor, siparişler yetişmiyor, kalabalık sürekli artıyordu. Ama Derin alışkındı. Kaosa uyum sağlamak onun işiydi.

Yine de o akşam başka bir şey vardı.

Herkesin konuştuğu ama kimsenin yüksek sesle söylemediği bir isim:

Koral Mirza.

Derin onu henüz görmemişti ama varlığını hissediyordu. Sanki kulübün duvarları bile onun adına göre şekillenmiş gibiydi. Birinin sadece adıyla bile bir alanı yönetebilmesi, Derin'in eğitimlerinde "tehlike seviyesi en yüksek profil" olarak anlatılırdı.

Gece ilerledikçe kulüp daha da kalabalıklaştı.

Ve sonra, bir anda her şey değişti.

Müzik bir anlığına kesildi. Çok kısa, neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir sessizlik oldu. Ama o sessizlik bile yeterliydi.

Herkesin dikkati aynı noktaya kaydı.

Derin de başını kaldırdı.

VIP alanına açılan merdivenlerden biri hareketlenmişti. Siyah bir takım elbise giymiş birkaç adam önden yürüyordu. Onların ardından gelen kişi ise diğerlerinden tamamen farklıydı.

Koral Mirza.

Derin onu ilk kez o an gördü.

Beklediğinden farklıydı.

Abartılı bir gösteriş yoktu. Altın zincirler, bağıran lüksler, dikkat çekme çabası... Hiçbiri yoktu. Sadece sessiz bir güç vardı. Adımlarını saygı değil, doğal bir boşluk takip ediyordu. İnsanlar onun geçtiği yerde istemsizce geri çekiliyordu.

Koral'ın yüzü sertti. Bakışları kalabalığın üzerinde geziniyor ama kimseye uzun süre dokunmuyordu. Sanki herkes onun için aynı derecede önemsizdi.

Derin nefesini kontrol etti.

"Bu o," diye düşündü.

Ama aynı anda başka bir şey daha hissetti: korku değil... merak.

Koral VIP masasına geçtiğinde ortam yeniden canlandı. Müzik geri geldi ama artık eskisi gibi değildi. Sanki herkes onun ritmine göre hareket ediyordu.

Derin, barın arkasında sipariş hazırlarken göz ucuyla onu izliyordu. Bu, yapılmaması gereken bir hataydı. Ama kendini durduramadı.

Koral bir şey söyledi. Yanındaki adamlardan biri eğildi, dikkatle dinledi. Sonra başıyla onayladı.

O an Koral'ın bakışları bir saniyeliğine kalabalığın içinde gezindi.

Ve tam o sırada...

Derin'le göz göze geldi.

Bir saniye.

Belki daha az.

Ama o an Derin'in içinde garip bir şey oldu. Korku değildi. Yakalanma endişesi de değildi. Daha çok... fark edilme hissi.

Koral bakışlarını çekmedi.

Sadece izledi.

Derin hemen başını eğdi, siparişi hazırlıyormuş gibi yaptı. Kalbi normalden biraz daha hızlı atıyordu. Ama elindeki hareketler kontrollüydü.

"Dikkat çekme," diye hatırlattı kendine.

VIP bölümünden bir adam aşağı indi. Barın önüne geldi.

"İki viski. En iyisinden," dedi sert bir sesle.

Derin başını salladı. "Hemen."

İçecekleri hazırlarken arkasındaki baskıyı hissediyordu. Koral hâlâ oradaydı. Bakıyordu mu, bakmıyor muydu emin değildi. Ama varlığını hissediyordu.

Derin içkileri tepsiye koyup VIP bölümüne doğru yürüdü.

Merdivenlerden çıkarken her adımında daha fazla dikkat topladığını fark etti. Ama bu dikkat sıradan değildi. İnsanların bakışı meraklıydı. Koral'ın çevresinde olmak bile bir ayrıcalık gibi görülüyordu.

VIP alanına girdiğinde ortam daha sessizdi. Burada müzik bile daha uzak geliyordu.

Masaya yaklaştı.

İçkileri dikkatlice bıraktı.

Tam geri çekilecekken bir ses duydu.

"Dur."

Derin dondu.

Ses Koral'ındı.

Başını yavaşça kaldırdı.

Koral, koltuğunda geriye yaslanmıştı. Gözleri artık tamamen onun üzerindeydi.

"Yeni misin?" dedi.

Derin bir an durdu. Rolünü hatırladı.

"Evet... bugün başladım."

Koral kısa bir süre sessiz kaldı. Bakışları onu ölçer gibiydi ama açık bir tehdit yoktu. Daha çok sessiz bir analiz vardı.

"İsim?"

Derin yutkundu.

"Derya."

Koral bu ismi sanki zihninde tartıyormuş gibi hafifçe başını eğdi.

"Burada herkesin bir ismi olur," dedi. "Ama herkes kendi ismini taşımaz."

Derin bu cümlenin ne anlama geldiğini çözmeye çalışmadı. Çözmemesi gerekiyordu zaten. Sadece hafifçe başını eğdi.

"İyi çalışmalar," dedi Koral sonunda.

Bu bir izin gibiydi.

Ama aynı zamanda bir işaret de olabilirdi.

Derin geri döndü. Merdivenlerden inerken nefesini yeniden düzene sokmaya çalıştı. Ama içindeki bir şey artık aynı değildi.

Görev hâlâ başlamıştı.

Ama artık bir şey değişmişti.

Geceye Yazılan YalanlarHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora