" Kızım bitmedimi ezberlerin senin hala, birazcık etrafına bak kaç gündür odadan çıkmıyorsun "
" Anne kalkınca unutuyorum hem doktor olamam kendimi geliştirmeyeceğim anlamına gelmez " saçımda duran kalemi alıp kitapta bulunan bilgiyi çizim " İyi bu akşam asker görmesi varmış .Bil bakalım kim gelmiş ? " annemin odaya girmesiyle kitaba daha çok gönüldüm " Umrumda değil , evi tercih ediyorum "
" Bişeyde umrunda olsun zaten " kafama yediğim yastıkla kafamı ovuşturup geri ezberlemeye başladım
" Yarın nöbetin yokmu senin az dinlen "
" Yatarım " diye mırıldandım . Annem kendi kendine homurdanırken camın yanında olan perdeyi çekip içeriye ışık girmesini sağladım . Kaç saatir masa başındayım ve yaptığım kahveler sayesinde ayaktaydım . Kahvenin son yudumunu alıp masamdaki aynadan kendime baktım . Mavi gözlerim yorgunluktan kendinden geçerken . Sarı saçlarımı söylemek bile istemiyorum . Yukarıya yaptığım topuz dapdağınık ve içinde birkaç kalemim vardı . Çıkarırken kendi saçlarımı yolacağım kesindi .
Sandalyeye yaslanarak esnerken camın kırılmasıyla odada çığlık attım . Çığlığımı mahalledekiler duymadıysa daha kimse duymaz .
" Naptın abi şimdi naneyi yedik ! " çocukların kendince bağırmasıyla sandalyeden sinirle kalkıp odada bulunan futbol topuna sinirli hareketlerle elime aldım . İyiki ayağımda tavşanlı terliklerim vardı , olamasaydı yerimden kalkamazdım .
" Kızım ne oldu ? "
" Camı kırdılar yine ! "
Sokağa açılan kapıya çıkıp karşımda duran çocuk topluluğuna baktım. " Lan ben size atmayın demedimmi ?! Bu hafta beşinci değiştirmem !" karşımda tek sıra halinde elleri önlerinde Birleşik halde duruyorlardı normalde olsa kızmazdım ama banada para gökten yağmıyor .
" Abla " Efe'nin mırıldanmasıyla sert şekilde ona bakınca geri sustu . " Üzgünüm ama cama topu ben attım , çocukların bir suçu yok " yanımdan gelen erkek sesiyle kafamı çevirip baktım . Kahverengi saçları hafif dağını şekilde dururken , yeşil gözleri bana kenetlenmiş bakıyordu .
" Öylemi , kimsiniz nesiniz bilmem ama o camın parasını ödeyin ! "
" Sakin olurmusunuz bu şekilde bırakıp gitmeyeceğim merak etmeyin "
" Sakin olurmusum deme dahada sinirleniyorum " söylediğim sözleri bir anda bitirince olduğum yerde boşluğa bakarak kaldım . Gözümün önünden bir el geçince anca kendime geldim :
" Hanımefendi, iyimisiniz? "
" Unuttum , Allah kahretsin sizin yüzünüzden ezberlediklerim uçtu gitti . " üzüntüden kaldırıma çöktüm . Dilenecek insan gibi durabilirdim ama yakında dinlenmeyi düşünecektim .
" Abla iyimisin ? " Efe ne iyisi oğlum ? Şimdi kendimi asacağım.
" Kızım ne yapıyon kaldırımda garibanlar gibi " şimdi Keloğlan gibi ben bir garip Keloğlanıma başlayacaktım . " Dileniyom anne bu kıt kafalı kızına Allah akıl versin bak gebne unuttum , sende içerden mendil kap " kafama bir tane vurduğunda " Sana kıt deyince sinirleniyordun al bak kendinde kabullendin " üzügünce karşımda duran Efe' ye baktım .
" Efe bana çilekli süt alsana "
" Git kendin al azcık gönlün açılsın "
" Başlayacam gönlüne evlenmeyeceğim , ayrıca beyefendi sizde şu camın parasını ödesenizmi artık hem ben nakit çalışırım " gözlerimi yeşil gözlerine çevirdiğimde dikkatlice beni izliyordu
YOU ARE READING
Mera
General FictionMera sokağında çocukluğunu geçiren Irmak ve Güney uzun yıllar sonra karşılaşır
