Mezuna kalmak dünyanın en kötü şeyi falan olabilirdi çünkü şuan saat 06.00 alarmım çalıyordu ve benim kütüphane gidip ders çalışmam gerekiyordu. Neyse ki tembel biri değilim ve hemen kalktım.
Adım Derin 19 yaşındayım. Mezuna kaldım. Aslında 12. Sınıfta çok çalışmıştım ama istediğim puanı tutturamamıştım. Diş hekimliği okumak istiyordum küçüklüğümden beri hayalimdi neyseki ailem anlayışlıydı ve mezuna kalmamı sorun etmediler. 1 ablam var oda mimarlık 2. Sınıf öğrencisi İstanbul'da okuyor, aramızda 3 yaş var mezuna kalmadan kazandı ve şuan ona o kadar imreniyorum ki... Neyse bu sene istediğim bölümü kazanıp bende gidicem kafama koymuştum ve ben kafama koyduğum şeyi yapardım.
Şuan yaz tatilinin bitmesine az kaldı bu sürede eksiklerime odaklandım. Annemlere ne kadar dershaneye gerek yok desemde daha iyi olur diye dershaneye yazdırdılar evime 15 dakikalık mesafede en azından çok uzak değil ne kadar istemesemde eksiklerim açısından iyi olabilirdi.
Ağustos'un bitmesine 1 hafta vardı ve tam Eylül'de gitmeye başlayacaktım ama öncesinde seviye belirleme sınavı vardı oda cuma günüydü. O sınavla sınıflar belirlenecekti muhtemelen.
Şuan ise kütüphaneye gidicektim lavaboya gidip rutinlerimi hallettikten sonra saçlarımı düzleştirdim. Hava sıcaktı o yüzden mavi bi şort, üstümede kısa kollu beyaz bir crop giydim. Yüzüm çok soluk gözükmesin diye hafif makyaj yapmıştım. Çantamı hazırladım, şimdi hazırdım.
Odamdan çıkınca annemle babam kahvaltı yapıyordu babam avukattı, annem ise mimardı. Hiçbir zaman ablamla bana meslek konusunda baskı yapmamışlardı, sanırım en çokta bu huylarını seviyordum.
Babamla annemi öpüp kahvaltıya oturdum. Yaz tatili olduğu için açılır açılmaz yer kalmıyordu. Kahvaltımı hızlı hızlı yaparsam sorun olmayacağını düşündüm. Ben bir şeyler atıştırırken annem " nasıl gidiyo kızım " dedi bende şuanlık bi sorun olmadığını çalıştığımı söyledim babamda " yaparsın sen kızım güveniyorum sana" dedi bende gülümsedim. "Cuma günü olan sınavını unutma kızım" dedi annem "tamam anne aklımda" dedim. Kahvaltımı bitirdim ve çıkmak üzereyken babam seslendi ve cebinden çıkardığı parayı verdi "gelirkende giderkende dikkatli ol kızım" dedi bende "sağol baba dikkatli olurum" dedim ayakkabılarımı giyip çıktım evden çıktım.
Kütüphane çok uzak değildi 20 dakika yürüyecektim sadece. Kulaklıklarımı takıp ilerliyordum kütüphaneye yaklaşınca kahve almak için bi kafeye girdim. Sıraya girdim ve sıranın gelmesini bekledim. Buzlu soğuk kahve söylemiştim bu havada ancak bu keserdi zaten beni. Parayı ödedim ve kahvemi aldım. Kapağını takmaya çalışırken arkama dönmek gibi bi hata yaptım ve asla olmaması gereken bir şey oldu şuan karşımda kim vardı bilmiyorum ama kahvem onun üstüne dökülmüştü.
Kafamı kaldırıp kim olduğuna bakamıyordum. Resmen donmuştum ama üstünden bi erkek olduğunu anlamıştım. Karşımdaki bir şeyler söylüyordu ama asla suratına bile bakamıyordum çok utanmıştım. Kendine gel Derin adamın üstüne kahveyi döktün bide bir şey yapmamış gibi davranamazsın.
Kulağımdaki kulaklığı çıkarıp çantama koydum ve adamın suratına baktım " çok çok özür dilerim isteyerek yapmadım gerçekten çok özür dilerim" dedim ve yan masadan birkaç peçete alıp adamın tişörtünü silmeye başladım gerçekten çok utanmıştım adamın suratına bile bakamıyordum ben üstünü silerken adam bi anda ellerimden tutup üstünden çekti şaşkın bir şekilde ona bakarken adam kızsa haklı diyordum yiyeceğim azarı beklerken "sorun değil sadece biraz sakinleşebilirsin " dedi onun söylemesiyle ne kadar paniklediğimi anladım etrafıma bakmayı o an aklıma getirebildim ve en azından kafede birkaç kişi olması beni biraz rahatlattı.
YOU ARE READING
Dershane Hocam
Teen FictionKafede yanlışlıkla kahve döktüğünüz kişi dershane hocanız çıksa ne yapardınız? Derin'in başına gelen de tam anlamıyla bu. Tam ilerliyecektim ki "sevgilinle seni ayırdığım için kızdın mı?" Diye sordu. Her şeyi sormasını bekliyordum ama böyle bir şeyi...
