1. Bölüm

27 2 6
                                        

Merhabalarrrr, açıkçası böyle bir şey aklımda yoktu. Tamamen hobi amaçlı gelip yazmak istedim. Yazın okunulacak kısa bir şeyler yazmak istedim...

Büyük ihtimalle bunlar taslakta kalacak, ne zaman açarım hiç bilmiyorum ama tanıştığımıza çok memnun oldum.

22.04.2026 Çarşamba

🌸

Gecenin bir vakti Dila evine gidiyordu. Tüm gün gezip tozmuş, en sonunda evinin yoluna düşmeyi becermişti.

İki tane yakın arkadaşıyla beraber kalıyordu: Selen ve Ruken. Bu kızlar onun ortaokul arkadaşlarıydı ve üçü de Ankara'da yaşıyordu, kurulu düzenleri buradaydı.

Dila en sonunda kapının önüne geldi fakat Ruken'den deli gibi ödü kopuyordu. Ne zaman bir haylazlık, eve geç gelmezlik yapsa Ruken bir anne edası ile ona kızıyordu.

Götü tutuşa tutuşa zili çaldı. İçinden "Umarım, Selen açar," diye geçirdi.

Kapının zili bir kez çaldı Dila.

Sessizlik vardı, Dila yutkundu.

"Açan olmazsa kaçarım... Evet, evet, mantıklı," diye düşündü ama ikinci kez zile basarken bile kendi planına inanmadı.

Kapı bir anda sertçe açıldı.

Karşısında... Ruken.

Dila'ya bir Fatiha okusunlardı.

Ruken kollarını bağlamış, başını hafif yana eğmişti. Hep şal ile kapalı olan koyu kahve saçları açıktı. Çekik gözleri kızgınca bakıyordu. Esmer teni kızarmıştı. Üzerinde sivil kıyafet vardı ama o polis havası... Var ya...

İnsanın Ruken'in bakışlarını görünce bile teslim olası geliyordu.

"Saat kaç Dila?"

Dila siyah saçlarını geriye attı ve işi espriye vurmaya çalıştı.

"Saat kaçmaz ki ahahahah!"

"Dalga mı geçiyorsun benimle?" Ruken yemezdi bu numaraları.

Dila hemen toparladı. "Yok bacişkom ya, just şaka."

Ruken gözlerini kıstı. "Ben sana kaçta gel dedim?"

Dila hatırlamıyordu çünkü dinlememişti! Şimdi ne diyecekti bu kıza?

"On bir?"

Ruken tek kaşını kaldırdı. "Saat iki."

Dila, "Eh, yuvarladım biraz," diye cevapladı.

O an arkadan bir ses geldi. "Kızlar kapıda kavga etmeyin ya, komşular bizden şikayetçi."

Selen.

Üzerinde Dila'nın aldığı leoparlı pijama -bunu yaklaşık on senedir giyiyordu-, kısa saçları dağınık ama yüzündeki o saf, yumuşak ifade... İnsanı yumuş yumuş ediyordu.

Selen kapıya yaklaşıp Dila'ya baktı.

"Aç mısın?"

Dila'nın gözleri parladı. "Evet."

Ruken, "Aç değilsin. Hesap vereceksin önce," dedi.

Selen hep Dila'yı, Ruken'den kurtarırdı, yine öyle yaptı.

"Ya bırak Ruken, kız gelmiş işte. Hem bak üşümüş."

Ruken derin bir nefes aldı. "Son kez söylüyorum Dila. Bana haber vermeden geç kalmak yok. Biz bir aileyiz, aynı evde yaşıyoruz ve seni merak etmem çok doğal."

Dila bir an durdu. Ruken'in sesi sertti ama gözlerinde başka bir şey vardı: Endişe. Dila biraz yumuşadı.

"Tamam ya... Bir dahakine yazarım."

Ruken başını salladı. "Bir dahakine değil, her zaman."

Dila gülümsedi. "Tamam komiserim."

Ruken göz devirdi ama hafifçe gülümsediğini saklayamadı. Dila'ya her ne kadar kızsa da onun bu hallerini seviyordu, Dila'yı haylaz kız kardeşi olarak görüyordu ama sorun şuydu ki: Dila ondan bir ay büyüktü...

Üçü içeri geçti. Ev genişti. Dört oda, salon, mutfak... Ama en çok da dağınıklık dikkat çekiyordu. Özellikle Dila'nın odası... Her yer, her yerdeydi. Önceden Dila'nın dağınıklığını annesi çekiyordu ama artık Ruken çekiyordu.

Selen mutfağa yöneldi: "Sana tost yapayım mı?"

Dila hemen arkasından gitti, Ruken malı her an celallenebilirdi. "Kaşarlı olsun kanka."

Ruken arkadan seslendi: "Selen, şu kızı şımartma."

Dila, "Sen de fazla ciddisin ya, biraz chill ol," diye kızdı.

Ruken, "Ben polisim ya ahmak," diye ters ters konuştu.

"Ben de açım." Dila'nın bu sözü üzerine Selen gülmeye başladı. "Tamam tamam, ikiniz de haklısınız."

En çok Selen'e yazıktı, bu ikisi gelin kaynana gibi kavga ediyordu her gün. Ruken'in çorabının teki Dila'nın kitaplığından çıkmıştı en son ve bunun yüzünden bilmem kaç saat kavga etmişlerdi.

Dila sandalyeye oturdu, başını masaya koydu.
Tam o an telefonu titredi. Ekrana baktı.

Bilinmeyen numara.
Mesaj:
"Henüz hiçbir şey başlamadı bile."

Dila'nın kaşları çatıldı. "Bu ne?"

Ruken uzaktan fark etti, sonuçta polisti. "Ne oldu?"

Dila ekrana bakmaya devam etti. "Bilmiyorum... Biri saçma bir mesaj attı."

Ruken'in yüzü bir anda ciddileşti. "Göster bakayım."

Dila telefonu uzattı. Ruken mesajı okudu.

Ortamda bir sessizlik oldu ve Selen de bu sessizliği fark etmişti.

Selen tost makinesinin başından döndü. "Ne var?"

Ruken gözlerini telefondan ayırmadan konuştu:
"Bu normal bir mesaj değil."

Dila hafifçe güldü: "Ne olabilir ki? Biri dalga geçiyor işte."

Ruken başını kaldırdı. "Benim işim bu ve içime hiç iyi bir şey doğmuyor."

O an mutfaktaki hava değişti. Az önceki eğlence yerini hafif bir gerilime bıraktı.

Dila içinden, "Abartıyor olabilir, değil mi?" diye geçirdi.

Ama kalbi garip bir şekilde hızlı atmaya başlamıştı.

🌸

İlk bölüm sonu!

Düşüncelerinizi alayım, buyurunuz.

Ayrıca anonim kalmaya karar verdim çünkü aşırı eğlenceli.

Kendinize iyi bakıınnn.

Belki Başka Bir Hayatta Povești de care să fii obsedat. Descoperă acum