Korkak Çocuk

40 4 13
                                        

Umarim bu kitabı begenirsiniz.Simdilik cok bir sey diyemem uzatmadan Bolum 1 geçe bilirsiniz. İyi okumalar

Bölüm 1:Korkak Çocuk

Bu gün de hava karardı. O gün ise yine ne yapacağını bilmeden "Gizemli Mağara"nın karşısında bekliyordu.

Yine bundan önceki gecelerde olduğu gibi mağaranın içinden kasvetli, mavi bir ışık yükseldi. Astro ise zaten yorgun bir şekilde bunu bekliyordu. İlk günkü gibi korkmadı bu ışıktan. Neredeyse bir haftadır buradaydı ama hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.

Sabah akşam mağaraya girmek için bir çözüm yolu arıyordu ama bulamıyordu. Bugün de sabaha kadar denedi fakat bütün çabası boşa çıktı çünkü yine bu mavi ışığın nereden geldiğini bulamamıştı.

Sabah oldu. Güneşin ilk ışıkları havayı aydınlatmaya başladı ve mağaranın kasvetli ışığı bir anda kaybolup yerini sarp kayalıklara bıraktı. Astro yorgun şekilde kendini yere bıraktı ve güneşin doğuşunu izlemeye başladı.

Bir an "Gitsem mi?" diye düşündü. Hemen vazgeçti o fikirden. "Gitse miydim? Pes mi etseydim?" diye düşünmüştü sadece bir an. Ama o bir an bile fazlaydı ona. Çünkü o, yenilginin adını dahi bilmezdi.

Ama merak da ediyordu bu mağaranın sırrını, bu ışığın nereden geldiğini. Günlerdir uyumuyordu. Hem gece olup kasvetli ışık yükseldiğinde hem de sabah olup kayalıklar güneşi selamladığında mağaraya girmek için bir yol arıyordu.

Sabah oldu, hava aydınlandı. Astro neredeyse uykusuzluktan bayılacaktı. Ama pes etmedi. Ayağa kalktı, ellerini kayalıklarda gezdirdi, belki fark etmediği bir giriş yolu bulma umuduyla. Fakat yine olmadı. Astro yine çaresiz kaldı.

Bu sırada iki gündür hiçbir şey yemediğini fark etti. Çadırdan tüfeğini almasıyla başladı her şey. Namlu soğuktu, avuçları sıcaktı. Karnı açtı, av vaktiydi.

Kum, adımlarını yuttu. Kayalıkların ardında bir kımıldama oldu. Kulakları dik, ürkek, zarif bir ceylan. Rüzgâr tersine esiyordu. Sessizce yaklaştı. Nefesini tuttu. Parmağı tetiğe değdiği an dünya sustu.

Tek kurşun. Tek ses. Ceylan önce sendeledi, sonra devrildi. Toz kalktı, toz indi. Yanına vardığında eğildi. Bu da hayatın kanunuydu. Et, kana can olurdu.

Öğleye varmadan ateşi harladı. Küçük çalılar çabuk tutuştu. Şişe geçirdiği eti çevirdi. Yağ, korların üzerine damlayıp cızırdadı. Toz, duman, et kokusu birbirine karıştı. İlk lokmayı ağzına attı. Güneş tepede asılıyken karnını doyurdu.

Gece olmasını beklerken uyumaya karar verdi. Çadıra girdi, uzandı. Aklı hâlâ sorularla doluydu ama bir haftadır uyumadığı için göz kapakları uykuya karşı koyamayıp kapanmaya başladı.

Tam uykuya dalacakken mağaradan ışık geldi, sesler yükseldi ama bu normal değildi. Bir haftada ilk defa gece olmadan mağaradan ışık gelmiş, ses yükselmişti. Fakat daha tuhaf bir şey vardı.

Astro bundan sonra korkuyla yerinden sıçrayıp dışarı çıktı. Karmaşık uğultular arasında bir ses yükseldi:

"Şşş."

Bu sesten sonra bütün uğultular sustu. Ama bu derinden gelen, aynı zamanda zarif ve ince olan bu kasvetli ses öylesine bir ses değildi. Bu ses Astro'yu geçmişe götürüyordu.

Uyku sersemliğiyle sesin kaynağını ararken mağaradan aynı tonda ama farklı bir ses yükseldi:

"Hâlâ mı...sözünü tutmayan o korkak çocuksun, Astro?"

Evettt geldik Bolum 1 sonuna biraz kisa oldu farkindayim ama zamanla olur her sey. Bu hikayeyi begenmenizi cok isterim.Zamanla uzatmaya calisacagim ve karakterlerin fotoğraflarini da atmaya calisicam.Bir kac gun ve ya 1 hafta aralikla yeni bolumler yukluye bilirim.Umarim begenirsiniz

Söz KatiliStories to obsess over. Discover now