0.1

15 1 0
                                        

  Yemekhanede göt gibi yankılanan ses kirliliği zaten onun sabrını yeterince zorlarken bir de arkadaşının yemeğini afrikada aç kalmışçasına yemesini, gözleri kanaya kanaya izlemek zorunda kalıyordu.


  "Hay amına koyayım.." Yanındakinin kafasına sertçe geçirdi. Dayanamamıştı sik kafalıya. "Düzgün yesene şunu lan am ağızlı!"

  "YA NAPOYON AMNOKYOM" Bu sefer de o ağzı dolu bir şekilde sövmeye başlamıştı. En sonunda inek gibi dudaklarını yalayıp garip sesler çıkartmıştı.

  "Geviş getirmeni bekliyorum başaracaksın eminim." diyen diğer arkadaşına ise gözlerini devirdi.

  "Geçen günkü partide senin geviş getirmeni bir güzel izledik Onur Bey." diyerek cevap verdi, üstüne de kapak çekmeyi unutmadı. "Sen de kafama vurup durma bak bu şişeyi götüne sokmasını bilirim Buğra." Dilini çıkartarak deli taklidi yapan çocuğa seslenmişti bu sefer.

  Masadan yükselen sesler fazlalaştıkça insanlar kafalarını çeviriyordu o tarafa. Üç domuz birbirine girmiş gibiydi.

  "YA AMINI YURDUNU SİKECEM AĞZIN DOLU KONUŞMA Bİ ÜZERİME KUSMADIĞIN KALDI EŞŞEĞİN DÖLÜ."

  "SESİNİ KESMEZSEN AĞZINA DA İŞEYECEĞİM LİMONATA NİYETİNE LAN."

  "Sanki daha önce yapmamış gibi."

  "YA Bİ SUS AMINAKOYAYIM İÇMEDİM BEN ONU ONUR."

  "İçiyordun ama az kalsın JHAHSJSKJS"

  "Off..." Sıkıntılı bir nefes verme sesi işittiklerinde hepsi duraksadı, en köşeye sızmış kişiye döndü bakışları. "Ben neden sizinle gelmeyi kabul ettim ya."

  "Ay Arel beyciğim kusura bakmayınız siz de ister miydiniz bir bardak limonata."

  "Kes sesini Doğan."

  Masa sonunda sessizleşmişti. Fakat bu sessizliğin on saniyeden fazla sürmemesinin nedeni ise onlar için pek şaşırtıcıydı.

  "Qnanı sikeyim." dedi Onur, 'Ne oluyor amına koyayım' tipiyle ayağa kalktı. "Dora değil mi lan o?"

  "Neye şaşırdın oğlum o kadar, yanımıza geliyordur." diyerek arkasına dönmüştü Buğra ise. "LAN ONUN YANINDAKİ TALHA MI??"

  "NEY!?" Ağzındakileri dökerek ayaklanan Doğan'dı. "LAN O PİÇLERLE NE İŞİ VAR ONUN."

  Onur, kafetaryaya yeni giriş yapan büyük gruba baktı. "Şşş, Buğra, seninki de var lan."

  "Ağzına sıçarım lan senin." Derken Buğra, elini saçına daldırarak düzeltti. "Lan orospu evladı Yağız yine omzuna girmiş çocuğun."

  "Lan Doğan bize tüküreceğine şunlara tükür it."

  "O iş bende emmioğlu."

  Buğra, en sonunda masadan ayrıldı. "LAN DORA!" Bağırması ile herkes ona dönmüştü. "Oğlum napıyorsun sen!?"

  Yanına geldiği çocuk şaşırmış gibi ona bakıyordu. "Atıştırmalık alıcam oğlum sen napıyorsun?"

  Bir arkadaşına, bir de yanındaki at suratlıya baktı Buğra. "Bu pezevenkle?"

  "Kimmiş pezevenk?" Yanına yaklaşan gruptan birisi sesini yükseltmişti.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 22 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

BCFEWhere stories live. Discover now