GİRİS

8 2 6
                                        






Ah… ah… bu dünyada kimse görmezse, kimse duymazsa, acı daha güzel olur. Düşlerim kadar karanlık, geceler kadar sessiz… Ve sen, küçük kuş, şimdi kanatlarını yakacaklar. Ama korkma… ben buradayım, her şeyi hissediyorum. Seni kim koruyacak? Kimse. Kimse yok.”



















Köy sessizliğe gömülmüştü. Sanki dünya nefesini tutmuş, zamanı yutmuştu. Gecenin koyu karanlığında tek bir çıtırtı, tek bir çığlık yankılanıyordu. Lavin… Ellerinden ve ayaklarından, eski bir ağacın gövdesine sıkıca bağlanmıştı; gözleri korku ve öfke arasında gidip geliyordu. Çevresini saran odun yığınları, alevle buluşmayı bekler gibi dikilmişti.

Köylüler, ellerinde meşaleler ve tüylerini diken diken eden çığlıklarla çevrelemişti onu. “Büyücü! Lanet cadı! Köyümüze ölüm getirdin ölüm” diye bağırıyorlardı. Lavin’in çenesi titriyordu; sadece sessiz bir nefes alabiliyordu, ama o nefes bile korkusunu kesemiyordu.

Korku ve karanlık her nefeste daha da yoğunlaşıyordu. Rüzgar, sessizce esip köyün çatlak duvarlarından süzülüyordu; sanki doğa bile köylülerin deliliğine sessizce tanıklık ediyordu.

Lavin, çaresizliğin ortasında gözlerini kapadı, zihninde tek bir isim yankılandı: Yavuz.

Tam o anda, bir gölge çöktü köyün üzerinde. İlk başta bir hayal gibi geldi; sessiz, derin ve yoğun bir ağırlık vardı havada. İnsanların kalpleri hızla çarpıyor, nefesleri kesiliyordu. Meşaleler titredi, alevler sanki kendi iradesiyle dans ediyordu.
Ve sonra o geldi.

Ayaklarının zemine bastığı her adımda, sessizlik daha da keskinleşti; nefesler tutuldu, çığlıklar yarıda kesildi. O, karanlığın içinde bir gölge değil, karanlığın kendisiydi. Yüzü, ay ışığının altındaki keskin hatlarla bir yılan gibi kıvrılıyor; gözleri ise bir ormanın en derin çukurunda gizlenmiş fısıltı gibi bakıyordu.
Köylüler, bir anlığına korkudan donakaldı. Ellerinde tuttukları meşaleler sönmüş, çığlıkları boğulmuştu. Lavin’in kalbi, bilinmez bir şekilde bir umutla çarpmaya başladı ama bu umut, bir korku ile karışmıştı.

Yavuz durdu, köyün ortasında; rüzgarın sesi onun etrafında hışırtılı bir yankıya dönüşüyordu. Ve tam o anda Lavin, onun varlığını hissetti. Korkunç bir sessizlik çöktü. Karanlığın ağırlığı, göz göze gelinen o anın gücüyle yavaşça köylülerin üstüne çöktü.

Ve sahne, tam o noktada kesildi. Lavin’in gözleri Yavuz’a kilitlendi, köyün çığlıkları ise bir fısıltı gibi geride kaldı.











Giriş bölümü ile selaaaaamlarrrr

Başlama tarihlerini alayımm--->

Keyifli okumalar bu kitaba tüm hayal gücümü tüm üretkenliğimi falan her şeyi aktarmak en iyi şekilde yazmak istiyorum😻😻😻😽🙀😼😼😼😼😼 neyseee birinci bölümde görüşürüzzzz

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 03 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

YAVUZWhere stories live. Discover now