Büyük yatağın içinde yüz üstü yatıyordum. Başım yumuşak yorgan ve yastığa gömülüydü. Tanrım! Eğer canımı alacaksan şimdi mükemmel bir zaman!
“Gardenya! Benden bu şekilde saklanabileceğini sanıyorsan çok yanılıyorsun. Yemin ederim bu aptal şatoyu başınıza yıkarım. Çık dışarı!”
Sinirle başımı yastıktan kaldırdım. Saçlarım önümü kapatıyordu. Dirseklerimden destek alıp yataktan zoraki kalktım. Üzerimdeki siyah saten geceliğin düşen omuz askısını kaldırıp, ayaklarımı sürüyerek odanın kapısının önüne kadar götürdüm. İç çekip kilidi çevirdim. En az dünkü kadar öfkeli olan Eleanor aralık olan kapıyı itip içeri girdi. Öfkesinin karşısında durmak yerine birkaç adım geri çekildim. Ve işte başlıyoruz.
“Seni öldüreceğim! Yemin ederim seni ve o boktan aileni öldüreceğim. Hayatımı mahvettiniz. Ya bana geçmişte yaptıklarınız yetmedi! Şimdi de abin denen o psikopata beni oyuncak olarak mı sunuyorsun? Siktir git Gardenya! Beni kurban etmene izin vermeyeceğim.”
Kapıyı sert bir şekilde örttüğümde Eleanor susup bana baktı. Kollarımı göğüs hizamda bağladım.
“Bitti mi?”
Sesimdeki tehlikeyi sezdiğinde bakışlarını kaçırıp yatağıma doğru adımladı. Az önceki hırçın tavrının yerini çaresizlik aldı.
“Seninle böyle konuşmadık. Beni harcamaya hakkın yok!”
Kollarımı çözüp Eleanor’un yanına gittim. Dağınık saçlarımı bir kez daha karıştırıp esnedim.
“Saçma sapan konuşmayı bırak lütfen. Sen ve oyuncak olmak mı? Güldürme beni!”
Kızaran bakışlarını bana dikti. Mavileri cam gibi parlıyordu. Gülümseyerek yüzünü avuçlarımın içine aldım.
“Sen benim kardeşim gibisin Eleanor. Seni bırak öz abime! Kendime bile oyuncak etmedim! Etmem! Artık sakinleşip bana biraz olsun ayak uydurur musun?”
Kısa bir an duraksayıp dikkatini yeniden bana verdi.
“Planın var! Benimle yaptığın planın dışında bir plan!”
Başımı onaylarcasına salladım.
“Evet. Ne yazık ki plan değişti.”
Eleanor dizlerini kendine doğru çekip kollarını etrafına sardı.
“Dinliyorum.”
“Tuna ve Işıl’ın karşılığında seni sundum. En azından o öyle sanıyor.”
Tek kaşı merakla havalandı. Aynı anda yüzünü buruşturdu.
“Sözlerin kulağa iğrenç geliyor! Her neyse devam et.”
Güldüm.
“Sen arafsın Eleanor. Sen tarafsız bölgesin. Seni elde eden her şeyi elde eder.”
“Peki, elde edecek mi?”
Omuz silktim.
“Kısa bir süre öyle sanacak.”
Eleanor gözlerini kıstı.
“Peki, ben onu oyalarken sen ne yapacaksın?”
“Şahın vezirini yok edeceğim!”
Ne dediğimi anladığında gözleri eğlenceli bir parıltıyla parladı.
“Kızıl şeytan! Onu hedef tahtana koydun.”
Yatağa sırt üstü yatıp kıkırdadım.
“Aynen öyle. O Daimon’un kara kutusu! Ve sen o kara kutuyu kışkırtıp önümden çektiğinde ben de istediğimi alacağım.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GARDENYA +18
Action(UYARI⚠ Kitap +18 olup şiddet ve Argo bulunmaktadır. RAHATSIZ OLANLAR OKUMASIN! ) "Benim gibi bir kadın mı?" Geri çekildiğinde kollarımı da serbest bırakmıştı. Bakışlarındaki alay dolu gülümseme ile kalbimde bir sızı hissettim. "Yapma ama Elisa...
