HELLOOOO İLK KURGUMLA VE İLK BÖLÜMLE BURDAYIMMM. Yazım hatalı ve noktalama hatalır varsa kusura bakmayınn. geliştikçe daha iyi yazacağıma eminim. umarım seversiniz. iyiii okumalarr
-Her şeyin sana olmasına izin ver: Güzellik ve dehşet. Sadece devam et. Hiçbir his kalıcı değildir.
-Rainer Maria Rilke
Doğduğundan beri acılar içinde yaşayan bir insan dışarıya nasıl gülümseyebilir? Gerçek mi yoksa sahte mi olduğu anlaşılamayan kahkahalar peki? İnsana kendisini yabancı hissettirmez mi? Artık nasıl hissedeceğimi bile bilmiyordum. Belki de biliyordum ama kendimi kandırıyordum. Ellerimde kendi babamın kanı dolaştıkça baba katili olduğumu hiçbir zaman unutamıyordum. Pistim ben. Öldürdüğüm adam pisletmişti beni. Kanları değil, o pis elleri kirletmişti hem aklımı hem bedenimi.
7 yaşındaki bir çocuk ölümü nasıl bilebilirdi? Hem annesizliğin hem babasızlığın, yetimliğini, öksüzlüğünü nasıl kaldırabilirdi? Onu sevmeyen bir baba, her Allah'ın gecesinde o pis elleriyle ona dokunan bir baba... ve bunları bildiği hâlde sesini çıkartamayan bir anne... çıkarmıştı gerçi. Ama bir kere karşı geldiği o gün, ölümü olmuştu benim annemin...
O pis elleriyle boğmuştu benim annemi. Pis ağzıyla bağırmıştı benim anneme. Peki sonu ne olmuştu?
Ölüm. Hem de kendi kızı tarafından defalarca bıçaklandığı bir ölüm.
Bir kere olsun doyasıya kahkaha atmak istiyordum ama bu sefer acıyan kemiklerimin sızısıyla değil de gülmekten ağrıyan karnımla kahkahalara boğulmak istiyordum. Küçükken hep bunu hayal etmiştim. 18 yaşındaydım şu an ama çocukluğumu yaşayamamıştım. Ama beni o evden, o ölüm kokan evden kurtaran bir kahramanım vardı.
Dedem.
3 yıl önce vefat etmişti kanserden. Benim için ikinci bir kayıp çok zor olmuştu. Annemden sonra...
İzmir'de yaşıyorduk kuzenimle birlikte ama kazandığımız üniversite dolayısıyla İstanbul'a yerleşmiştik. Para konusunda bir sıkıntımız yoktu. Dedemin durumu oldukça iyiydi ve tüm mal varlığı eşit bir şekilde Naz ile benim üzerimdeydi. Naz kuzenimdi. Varlığını çok sonradan öğrendiğim kuzenim.
Dedem İzmir'de inşaat sektöründeydi. Bir sürü bina, gökdelen yapmıştı. Kiraları bize oldukça yetiyordu. Onu çok özlüyordum. Naz ve o olmasa yıkılmıştım. Dahasını kaldırabilecek gücü kendimde bulamıyordum. Onun ve Naz'ın varlığı bana yeterdi.
Ben Eylül Ateş.
Hayır, artık Eylül Aksoy.
Dedem beni 7 yaşımda yanına almıştı. İlk zamanlar zor olmuştu alışmak. Konuşamıyor, uyuyamıyor, yemek yiyemiyordum. Karanlıktaydım. Ben karanlıktan çok korkardım. Her gözümü kapattığımda kan ve ceset görmekten kendimi alamıyordum. Işığı yakanlar dedem ve Nisa'ydı. Onları o kadar çok seviyordum ki... ve dedemi çok özlüyordum.
YOU ARE READING
KARŞILIKSIZ
Teen FictionRastgele Instagram da gezinen 15 yaşındaki genç kız. Nerden bilebilirdi ki karşısına çıkan adama karşılıksız bir şekilde aşık olacağı... ve O'na ulaşmak için gururunu bile hiçe sayacağını...
