1.BÖLÜM 𓃭

5.1K 410 553
                                        


Bu kurgum karanlıkta evrilmiş fantastik bir evreni konu almaktadır. Gerçekten kötü olan başkarakter mevcuttur. Cinsellik, kan, vahşet, işkenceler gibi birçok+18 öge ve uygunsuz örnek oluşturabilecek içerik bulunmaktadır. Ayrıca Tanrı, şeytan gibi kelimler hiçbir din ile ilgisi olmayıp yalnızca bir metefor olarak kullanılmaktadır.

Tetikleyici unsurlar bulunabilir.

Kendi hikayelerinin başrolü olamayan kızlar için...

TENEBRA SERİSİ -1-

KORDELYA

Kelimelerin ruhu vardır.

Ve yazmak, o ruhu serbest bırakmaktır.

Doğrusu bu iki cümleye olan inancım benim en büyük dayanağımdı. Kafamın içinde kurduğum o hayaller, bazen dışarıdaki dünyadan çok daha gerçek gelirdi bana. Yazarken kaybolmayı severdim çünkü orada her şey istediğim gibi olurdu.

Kafamın içinde elli farklı insanla yaşamak, kimi için korkunç kimi içinse delilik gelebilirdi. Ama benim için onlar, en kıymetli hazinelerimdi. Yazarken her birinden bir parça öğrenirdim. Kazanmak, kaybetmek ve yeniden başlayabilmek gibi.

Sadece bu da değildi. Onlarla yaşamak, yalnızlığımı da unutturan tek şeydi.

Ben Adenya.

Adenya Ahravel.

Adımın anlamı; Cennette ait olan demekti. Fakat ben, o cennette ait olmayacak kadar günahkardım.

"Değerli konuklar, hepinizin merakla beklediği o an geldi. Ve karşınızda son beş yıldır en çok satanlar listesinden inmeyen, milyonlar saten ve kitapları tam tamına on üç dile çevrilen ünlü yazar Adenya Ahravel."

Alkış tufanı.

İçeriye girdiğimde stüdyoyun ışıkları bana döndü. Aynı saniyede seyirci koltuklarında oturan okuyucularım beni görmesiyle coşkuyla çığlık atıp adımı çağırmaya başladılar. Utanç ve heyecanla onlara gülümseyip öpücük atarken, benim için ayrılan sunucunun karşında ki yerime geçip oturdum.

"Hoş geldiniz," dedi güler yüzlü sunucu. Açık siyah saçlarımı tek omzumun üzerine toplayıp, kırmızıya boyadığım dudalarımla gülmümsedim derince , "hoş buldum," dedim, içimde hala kontrol altına alamadığım o büyük heyecanımla.

Sayısız katıldığım onca imzalar, lasmanlar ve röportajlardan sonra nasıl oluyordu da hala ben, her seferinde böylesine devasa bir heyecanla kalbim duracak gibi hissedebiliyordum?

"Evet, hepimiz hazırsak gece başlasın!" dedi sunucu coşkuyla. Salonu dolduran seyircilerden ikinci bir alkış tufanı yükseldi.
İlk bölüm her zamanki gibi klasik sorulan ve neredeyse ezbere bildiğim o sorularla başladık. Yazmaya nasıl başladın? İlhamını nereden alıyorsun? Yeni kitaplar var mı? İşin garip kısmı hepsini sanki ilk defa duyuyormuşum gibi büyük mutlulukla yanıt verip anlatıyordum.

Ve yine aynı şeyi yaptım.

Böylece ilk fasıl alkışlar eşliğinde sona ermişti.

"Evet değerli izleyiciler şimdi ikinci tura geçtik." Sunucu konuşurken önüme konulan bir tabak dolusu tavuk kanadına bakıyordum kara kara düşünerek.

KORDELYA Where stories live. Discover now