1

7 1 0
                                        

8.02.26

Koridor, sabahın yarı aydınlığında sessizliğini korurken
O adimlarini kendisinin bile zar zor duyacagi sekilde sessizce atti. Etrafi kalabalikti ama kulaklarini cevresine kapatmis sadace kendi dunyasinda yuruyor gibiydi tamamen gri olan koridordaki her tikirti ve ses yalnizligi, icindeki boslugu daha da vurguluyordu. Pencereden sızan beyaz ışıga takılı kaldı
Bazenleri sadace bir noktaya odaklanmak bile düşüncelerinin karmaşasında kaybolmaktan daha iyi geliyordu.

Wooyoung son zamanlarda kimseye bakmadan yürümeyi alışkanlık edinmisti. Artik bir kac yakin arkadasi dışında kimseyle göz temasi bile kurmuyordu.
Şimdi ise sınıfa dogru ilerliyordu

Ama O sırada fark etmeden gozleri koridorun ucundaki bir harakete takıldı. bir gölge geciyor gibiydi ilk defa merak edip gölgeye yürüdü ama O golge kendi yansımasından baska birsey degildi.

Gercekten kimin golgesi sanmisti ki merak etmisti?
Oysaki normalde umurunda bile olmazdi.
Nedense bu an kendisine uzun zamandir bastirdigi duygularini hatirlatti
Ardindan sinifina girmek icin koseye döndü ve tanidik ama istemedigi bir bedenle carpisti ve carpistigi kisinin elindeki kagitlarin hepsi yere dustu

"Hassik-"
"Oh... Wooyoung?"

Wooyoung ilk once durdu bir kac saniye bekledi ardindan fark etti ki karsisinda duran kisi san'dı.

Konusmadi... Sadace bakti...

"Kağıtların hepsini düşürdükten sonra yardım etmeyecek misin? "
Dedi egilmis bir vaziyette yerde ki kagitlari toplamaya calisan yapılı oglan.

"Sen önüne bakmadigin icin düştüler farkinda misin?? "
Dedi wooyoung bikkinlikla nefes verip goz devirerek

"Berbatsin wooyoung"

"...bunu soyleyen sen misin gerizekali iki kagidi bile toplayamiyo-"
Cumlesini tamamlayamadan soguk bir ses ve keskin bakislarla karsilasti

"Uzatma. "
Dedi kagitlari tamamen toplamis ve ayaga kalkip arkasini donup hic birsey demeden uzaklasti

"E..... "
Diyebildi saskinlikla gitmesini izlerken wooyoung.
Gozlerini kacirip ensesini kasidi oylece durarken...
Ardindan arkasindan bir ses

"Wooyoung! Coktan zil caldi sinifa gir. simdi hoca gelecek!"

Arkasinda kendisine bagiran kisiye bakti.
Hoca mi?
Dogru ya.
Okuldaydi ve simdi derse girmesi gerekiyordu.

"Hm geliyorum"
Dedi başını sallayarak.

Sınıfa girdiğinde sırasına oturdu ve başını kollarının arasına gömdü.
Hoca gelmiş ders anlatmaya başlamıştı bile.
Wooyoung uyumayi denedi ama uyuyamadi.
Ne oluyordu ona son zamanlarda?

İşler ne ara bu raddeye gelmisti...?
Buna neden olan neydi?
Oysaki O kendisini eglenceli, her saniye arkadaşlarıyla gülen ve rahat birisi olarak hatırlardı
Ne olmuştu da artik hic birseyden zevk almayan
Herkese karsi mesafeli birisine donusmustu??

Dusuncelerinden ani bir sesle kurtulmayı başarmıştı

sinifin kapisi hizlica acildi ve
Kapidan iceriye nefes nefes kalmis iki kisi girdi.
Ter icinde kalmis olmalarina ragmen Hala birbirlerine gülüyorlardı

Şaşırmış olan hoca iki ogrenciye bakti

"Dersin neredeyse yarısındayiz ve siz iki salak simdi mi geliyorsunuz?!"

Pembe sacli bir kasi cizik ogrenci Hala gulerek
"Hocam üstümüzü degistiriyorduk fark etmemisiz ya"
Dedi.
bu mingiydi.
Onun salak arkadaslarindan yalnizca bir tanesiydi ve
Ve O
San...
Ter icindeydi ve onunde duran mingiye hak vererek basini salliyordu
Ardindan ikiside yerlerine gecip oturdu.

Wooyoung aptalca san'i izliyordu
Ta ki ikisinide gozleri bulusana kadar

İkiside hic mimik oynatmadi sadace öylece bakiyorlardi.
Aralarında bir sürü söylenmemiş şey vardı
Belki oturup konuşmak en iyi ilaçtı ama ikiside buna cüret etmiyordu
Bir kaç saniyelik Göz temasından sonra gözlerini kaçıran wooyoung oldu.












You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 19 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

sylverraWhere stories live. Discover now