14 Aralık 2025
Yine gökyüzünün yeni yeni aydınlanmaya başladığı saatlerde uyanmıştım. Daha doğrusu uyanamamıştım, somurtarak başka bir tarafa dönüp tekrar uykuya dalmaya çalıştım. Ne yapsam da bir türlü olmayınca üstümden yorganı tekmeledim. Tavanla bir iki dakika bakıştıktan sonra olduğum yerde doğruldum. Ayaklarımın çıplak yere değmesiyle biraz da olsun kendime gelebilmiştim. Zorla yataktan kalktım ve bir sağa bir sola sallana sallana banyoya gittim.
Banyoda da işimi hallettikten sonra tekrar odaya geldim. Güneş ışığı perdeden geçerek odayı aydınlatıyordu. Perdeyi tamamen açıp dışarıyı izledim. Koyu kahve saçlarıma Güneş vurunca çok açık ve güzel bir ton oluyordu, gözlerim de aynı şekilde. Kendime geldiğimde 10 dakika geçmişti. Bir nevi alışkanlık olmuştu bir yerlere dalıp gitmek.
Bunun ne zaman bu kadar sıradanlaştığını hatırlamıyordum.
Bugün hafta sonuydu ama yine okula gitmek için uyandığım saatte uyanmıştım. Telefonumu elime aldım ve sipariş ettiğim gitarın dağıtıma verilip verilmediğine baktım. Bir kaç gün önce gitar sipariş etme kararı almıştım, aslında gitara uzun bir süredir ilgim var ama almak bir kaç gün öncesine denk geldi. Arkadaşım Sena ile birlikte almaya karar verdik ama o sanırım bugün veya yarın sipariş vericekti. Instagram'a girdim ve bir kaç kişiden mesaj gelmişti. Kimden geldigini az çok tahmin ediyordum. Sena veya gruptan. Gruba bir kaç reels videoları atmışlardı, hepsini izleyip kalpledim. Şuan o videolara cevap vericek gücüm ve hafızam yerinde değildi. Sena'nın dm'ine girdim ve yazdıklarını okudum.
Sena: Olm kendimi şey gibi hissettim. Hani bazı sözde arkadaşlar vardır ya böyle sen ne yapsan aynısını yapar aynısını alır böyle gıcık kişiler vardır kendimi onlar gibi hissettim gitar almak isteyince
Sena: Öyle düşündünmü
Sena: Almasamda olur ben zaten
Sena: Hı
Bu kızı gerçekten bir gün dövecektim. Niye böyle düşüneyim? Aklımın ucundan bile geçmemişti. Görüldü attığımı sanmasın diye cevap yazmaya koyuldum.
Lina: Olm manyak misin
Lina: Ben ne güzel ikiz oluruz diye düşünüyordum, saçmalama
Lina: Evini basıcam 🔪
Biraz daha konuştuktan sonra telefonu bir kenara fırlattım. Saatin kaç olduğunu merak etmek için sinirle telefonu fırlattığım yerden aldım.
09.17
Ne ara bu kadar hızlı geçmişti?
İçeriden bir kaç ses gelince yataktan kalktım. Hala gözlerimi tam açamıyordum. Gözlerim yarı kapalı halde salona gittim. Talha uyanmıştı ve beni görür görmez bacaklarıma sarıldı. Talha benim yeğenimdi ve henüz 2 yaşındaydı. Onu biraz sevdikten sonra salona göz attım annem televizyon başındaydı ve bir yandan da bize bakıp gülümsüyordu. Bende gülümsedim."Günaydın anne" Kalktığımdan beri ilk defa konuştuğum için sesim çatallı çıkmıştı. Birkaç kez öksürerek sesimi düzelttim. "Günaydın Lina" diyerek cevap verdi annem. "Yengem nerde, uyanmadı mı daha ya?" Büyük abim Gökhan ile eşi yani yengem bizimle yaşıyorlardı. Küçük abim de bizimle yaşıyordu ama o evli değildi. "Yok daha uyanmadı. Talha odadan dışarı kaçmış bende uyanıktım ona bakıyordum." Annemin çocuğa bakarak ne kadar yorulduğunu tahmin ediyordum çünkü gözlerinin altı yorgunluktan çökmüştü. Yengem abimle beraber borçlarını çabucak bitirmem için çalışıyorlardı. Talha'yı kucağıma aldım ve salondaki koltuklardan birine uzanıp Talha'yı yanıma yatırdım. Tabi beyfendi durur mu? Hemen kaçmaya çalıştı ama izin vermedim. Mızmızlanınca çizgi film şarkılarını söylemeye başladım. Sayesinde ezberlemiştim. İlk kırmızı balığı söyledim, sonra vız vız arı derken saate baktım.
YOU ARE READING
Yansımadaki yabancı
Teen Fiction"Bu bir aşk değil, bu bir karmaşa; seninle,sensiz ve herşey arasında."
