Giriş

16 2 1
                                        


Karşımda yorgun bir beden bana bir şeyler açıklamaya çalışıyordu. Artık onu ve bahanelerini duymak istemiyordum. Sinirden vücudumun her bir parçasının titrediğini hissediyordum. Hiçbir şeyden emin değilsemde şimdi yapacağım her şeyden çok emindim.

"Esin bak özür dilerim gerçekten özür dilerim. Sana yemin ederim ki kendimde değildi-"

"Yeter Bora." Sakin ama sert bi şekilde sözünü kestim. "Bunları defalarca tekrarladın zaten, bir kez daha duymanın lüzumu yok." Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Bu sırada o da odamdaki sandalyeye oturmuştu. 

Nefesimi verdiğimde gözlerimi açtım. Öfkem uçup gitmişti artık. Sadece, sadece üzgün hissediyordum. Çaresiz. Ve de yorgun.

Karşımda oturan bedene baktım. O da sakinleşmişti ve bana bakıyordu. Artık sevdiğim adama bakıyor gibi hissetmiyordum. Sanki başka biri vardı orda. Benim Boram bu değil bu olamaz dedim içimden. Sonra hatırladım tabii. Bora Güneş hiç benim olmuş muydu?

"Bu konuşmayı kafamın içinde seninle binlerce defa yaptım biliyor musun?" Konuşmamla beraber bakışlarını halıdan bana kaldırdı. Ne söyleyeceğimi merak ediyordu. 

"Sana binlerce defa kendimi anlattım. Bana nasıl hissettirdiğini kaç farklı yoldan açıklayabileceksem hepsiyle açıkladım." 

Ben sustukça sessizlik oluyordu. Ömrümün sonuna kadar bu sessizliğin içine sığınabilirdim. Konuşmak, bunları söylemek o kadar zorduki.

"Ve hepsinin sonunda noldu biliyo musun Bora?"

Bilmiyorum dercesine kafasını salladı ama merak ediyor olacak sandalyede doğruldu ve bedenini bana yaklaştırdı.

Bende biraz daha öne eğilerek ona yaklaştım. Çok sevdiğim gözlerinin çekirdeğine baktım. Ağlamak üzereydim. Bu konu üzerine o kadar çok ağlamıştım ki artık önemli değildi. Derin bir nefes aldım. Ağlamayacaktım. Sadece üzgündüm. Ve de çaresiz.

"Sen beni dinliyor kimisinde özürler diliyor kimisinde sadece susuyor ama en sonunda hep, şu kapıdan çıkıp" aynı anda işaret parmağımla arkasında kalan kapıyı işaret ettim. Cümlemi tamamlamak istemiyordum. Acı veriyordu. Sevdiğim adamın gözlerine bakarken konuşmaya devam ettim "Denize gidiyordun."

Birbirimize bakıyorduk. Gözleriyle ne söylemek istedi bilmiyorum. Ama özür diliyorsa artık dilemesindi. Ben bu gerçekle yaşamaya alışmıştım. Özürlerini istemiyordum. 

Bir kaç saniyeliğine gözlerini yumdu. O da derin bi nefes aldı ve konuştu "Esin bak-"

Ellerimi dudaklarına kapatarak susmasını sağladım. "Hayır Bora. Bu kez gerçekten hayır. Ne özrünü ne açıklamanı duymak istemiyorum."

"Bak ben çok yoruldum tamam mı. Sevdiğim adamın, sevgilimin başka bir kadını seviyor olmasından çok yoruldum. Benim bu gerçeği kabul etmiş olmamdan çok yoruldum. Sürekli kapıma sarhoş bi şekilde Denizden çıkıp gelmenden çok yoruldum. Sen bana bütün bunları yaparken yine de seni düşünüp sana üzülmekten de çok yoruldum." Gözlerimin dolduğunu hissediyordum.

"Senin beni sevmeni ummaktan çok yoruldum."

Ve yine sessizlik. Öylece bana bakıyor ve hiçbir şey söylemiyordu. Yalan söylüyordum. Özürlerini de beni eğlemek için sunacağı tüm bahaneleri de istiyordum. Çünkü ben hala o umuda tutunuyordum. İnkar etsin hayır ben Denizi sevmiyorum desin istiyordum. Seni seviyorum bile demesin ama onu sevmesin istiyordum.

Ama bu kez o bunların hiçbirini yapmadı. 

"Bora bak ben seninle bu yola senin Denizi atlatamadığını bilerek çıktım. İnan bunun için seni suçlamıyorum. Ama senin yara bandın olmayı kabul ettiğimi de hatırlamıyorum. Ben ne Deniz gibi sende bi yara olmak istiyorum ne de sürekli çıkartıp atabileceğin yerine yenisini bulabileceğin bi yara bandı. Eğer kalbinde bana ait bi yer yoksa ben artık seninle olmakta istemiyorum."

Son cümlemle bakışlarında şaşkınlığı gördüm. Evet Bora Güneş ben artık seninle olmak bile istemiyorum.

"Seven herkes yara alır Bora. Tıpkı sen ve ben gibi. Ama ben senin aksine başka birine yara olmak istemiyorum. Senin yapamadığını yapıp seni usulca uzaktan sevmek istiyorum. Ne seni ne başkasını incitmeden ne de gururumu ayaklarımın altına almadan. Sen Denizi usulca uzaktan sevemedin ama ben seni öyle sevmek istiyorum."

Son kez derin bir nefes aldım "Bora ben ayrılmak istiyorum."



—————————————————————————————

Evvvettt fanfic olmayan bir kurguyla geldim. Bu bölümden hiçbir şey anlamamış olmanız çok normal. Her ne kadar başlığı Giriş de olsa bu bizim girişimiz değil. Hikaye çok daha geriden başlıyor. Bu bizim ilerde göreceğimiz bir sahne aslında.

Ana karakterimiz Boradan nefret etmemeniz adına söylüyorum ortada fiziksel bir aldatma yok. Çıkıp denize gidiyorsundan kasıt bu değil. Zaten sizde anlayacaksınız ilerki bölümlerde. Şimdilik çok çok öpüyorum. Her zamanki gibi hikaye size emanet

Bol bol yorum yapmayı ve kitabı arkadaşlarınıza önermeyi unutmayınnn. Bi takibinize alarım.

SaudadeHistórias para pegar e não largar. Descubra agora