1★

8 1 0
                                        

    
   
Merhabalar umarım beyenirsiniz🎬

Kahvem sıcak olmasına rağmen hızlı yudumlarla içiyordum. Çünkü içerken yanması, içebildiğim kadar içip o anın tadını çıkarmak hoşuma gidiyordu.

Merhaba, ben Zeynep. Yıllar boyu çalışmamın sonunda üniversiteyi yurt dışında, istediğim bölümde okuyordum. King’s College London – Psychology bölümünü kazanmıştım en sonunda. Küçük 1+0 evimde projeksiyonumu kurmuş, bir dizi açmıştım. Hayat ilk kez bu kadar huzur veriyordu.

Sabaha kadar uyuyamadım. Neden mi? Okulumun ilk günüydü. Telefonum sabah altıda çaldığında alarmı kapatıp yataktan kalktım.

Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım, işlerimi hallettim ve yatağımı topladım. Londra’da hava beklediğimden güzeldi. Aşırı iddialı giyinmek istemiyordum. Bu yüzden beyaz bir gömlek, üzerine lacivert bir süveter, altıma düz krem rengi bir pantolon ve Converse’lerimi giydim.

Bez kol çantama gerekli eşyaları koyup saçımı serbest bıraktım ve evden çıktım.
Okuldan önce kendime bir kahve ısmarlamak istedim.

Okulun ilk günü için küçük bir hediye gibi. En yakın kafeye girip bir latte aldım, biraz oturdum. Saat sekize doğru elimde hâlâ bitmemiş olan kahvemle kalkıp dışarı çıkıyordum ki, bir anda büyük bir cüsseye çarptım. Elimdeki kahve karşımdakinin üzerine döküldü.

Başımı kaldırıp adamın yüzüne baktım.
“Çok özür dilerim… pardon,” demeye çalışırken etrafa bakınıp peçete aradım. Masaların üzerinde olduğunu görünce bir tane alıp ona doğru uzandım.

Adam gözlerimin içine baktı. Beklediğim öfke yoktu yüzünde.

“Önemli değil,” dedi sakin bir sesle. “Zaten bu ceketi sevmiyordum.”

Şaşırdım. Elim hâlâ havadaydı.
“Kusura bakmayın, gerçekten çok özür dilerim,” dedim.

Gülümsedi. Hafif, acele etmeyen bir gülümseme.

“İlk gün heyecanı mı?” diye sordu.
Başımı istemsizce salladım.
“Belli oluyor sanırım.”

“Oluyor,” dedi. “Ama kötü bir şey değil.”
O an fark ettim…

İlk defa biri bana kızmak yerine durmayı seçmişti.
Ve kahve çoktan soğumuştu.

Bir Fincan SenStories to obsess over. Discover now