Eğer gidersen... Bir daha adını duyduğumda sadece 'hiç kimse' diyeceğim. Seni hatırlamak, kendime hakaret olacak."
Durmadım, yüzüne bile bakmadım. Sadece son kurşunumu bıraktım:
"Sen zaten kendini çoktan yok ettin Ateş. Hatırlayacak bir 'sen' bile k...
Ben bir psikologdum.İnsanlara zihinlerindeki en karanlık odaların kapılarını nasıl açacaklarını öğretirim.Ama kendi içimde kilitli kalan o kapıyı açmaya asla cesaretim yoktu.Ne ironi değilmi psikoloğum ama daha kendi derdime çare bulamıyorum.Boşuna dememişler terzi kendi söküğünü dikemez diye.Aynaya her baktığımda gün ve gün biraz daha değişiyorum.
Artık tanıyamıyorum .15 yıl önce annemi gömerken kendi duygularımıda gömdüm.Hissizleştiğimden değil hayatta kalmak için bazı duyguları kendi ellerimle boğmam gerektiğine inandığım için. Babam Nihat da benim gibiydi;o suçluların katiliydi,ben ise beni zayıflatacak her türlü insani zayıflığın.Babam benim dünyamdaki tek sığınağımdı.Annemin ölümünden sonra elini hiç bırakmamıştım.
Bu yüzden,polislere ihanet edenlerin kanıtlarını bulmak için mafya lideri akın karahan'ın hayatına sızmamı istediğinde,tereddüt bile etmedim."Vatan için,"demişti babam.Bu çok gizli biroperasyondu babamın arkadaşlarından bile bir kaçı tek biliyordu çünkü içlerinde bir köstebek olduğundan şüpheleniyorlardı.Babam için o canavarın nişanlısı olmayı kabul ettim.
Yarın nişanım vardı.Alışverişe hiç çıkmak istemesem de nişan elbisesi almam lazımdı.Tek başıma gitmek istemediğim için en yakın arkadaşım olan hatta tek arkadaşım olan Simay'a mesaj attım. Yasemin:"simay on dakikaya hazır ol elbise bakmaya gidicez ben seni alacam Simay:"Gel vazgeç bu işten polisler halletsin işte" Yasemin:"Olmaz babama bir söz verdim bu işi ben halledeceğim.yalnız bırakmazsın değil mi?" Simay:"Tamam geliyorum." Telefonu bir kenara bırakıp hazırlanmaya başladım.Saçlarımı düzleştirip dolaptan siyah mini elbise ve çoraplarımı giydim. havalar çok soğuk olduğu için siyah kabanımı ve diz kapağıma kadar gelen çizmelerimi giydim.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
merdivenleri inerken hızlıca simaya 5 dk sonra orda olacağıma dair bir mesaj attım.Simayla evlerimiz arasında çok az bir mesafe olduğu için yaklaşık 4-5 dakika sonra onun evine vardım.O da aşağıya inmiş beni bekliyordu."çok bekledin mi?"diye sordum."yok canım yeni indim zaten diyip öne geçti."Planı yaptım.Seni istanbul'un en güzel avm'sine götüreceğim" dediğinde hiç şaşırmadım her ne kadar gelmek istemesede alışverişi benim aksime çok severdi.
"senin için nöbetimi erteledim"evet Simay doktordu acilde çalışıyordu bu yüzden çok yoğun olurdu.Çok korktuğum bir soruyu sordum."Nişanıma gelebilecek misin?"dediğimde telefondan başını kaldırıp bana baktı."Gelmeye çalışırım ama pek umutlu değilim açıkçası hastane çok yoğun"dedi ve başını tekrar telefona gömdü."Sen kimle mesajlaşıyorsun"diye sorduğumda yüzündeki aptal sırıtışla cevap verdi.
"geçen gün Acile biri geldi yaralıydı ve de çok yakışıklıydı.O da benden etkilendi telefonlarımızı verdik"dediginde ağzım açık bir şekilde onu dinliyordum.Onun en büyük sorunu buydu çok çabuk insanlara kanabiliyordu."Sen aptal mısın? niye önüne gelene telefonunu veriyorsun ya katilse! Adam yaralıydı dedin sen farkında mısın?".gülümsemesi yavaş yavaş kaybolurken bana baktı.Arladaşımın üzülmesi istediğim son şey bile değil.