1.BÖLÜM

14 5 6
                                        

Selamlarrr çok güzel bir kurguyla geliyorumm umarım beğenirsinizz ve basangıçta şunu belirteyim son ana kadar hiçbir sey kesin değildirr ..... iyi okumalarrr


Buradaki karakterleri ufaktan tanıtayım
Gece AKSOY (Başkarakter 13 yaşında)
Mete AKSOY (abisi 17 yaşında)
Murat AKSOY (Babası 40 yaşında)
Zeynep AKSOY (Annesi 37 yaşında )
Mert ARDINÇ (kuzenleri 18 yaşında)
Fatih ARDINÇ (amcaları 44 yaşında)
Elif ARDINÇ (yengesi 40 yaşında)




___________________(☆)____________________

Tatil fikri, evin içinde dolaşan sıradan bir cümleyle ortaya çıkmıştı. Ne büyük planlar vardı, ne de uzun hesaplar. Sadece biraz değişiklik, biraz gürültü, biraz kalabalık. Gece valizini yatağın üstüne açtığında içi tuhaf bir sevinçle doluydu. Kıyafetleri dikkatlice katlıyor, aralarına annesinin verdiği küçük tokayı sıkıştırıyordu.

Gece kapının önünde duruyordu.
"Elin alışmış senin," dedi, valize bakarak. "Ben olsam yine bir şey unuturum."
Mete başını kaldırıp gülümsedi.
"Ben de senin yerine düşünürüm. Zaten hep öyle yapmıyor muyum?" dedi.
Ama o gülümsemenin arkasında, kardeşine bakarken duyduğu o tanıdık sorumluluk vardı.

Amcalarının yazlığına tatile gitmek için hazırlanıyorlardı. Bu onların abi-kardeş yaptıkları ilk uzun yolculuk olacaktı. Gece başta hiç istemese de, babasının üstelemesi üzerine kabul etmişti.
Babası, "Kafa dağıtacak aktivite olur" demişti. Gece LGS, Mete ise YKS'ye girmişti. Gece, babasına olan bağlılığı yüzünden istemese de yolculuğu kabullenmişti.

Gece ile Mete'yi almaya gelen Mert, sokağın başında arabayı durdurduğunda hava serinlemişti. Gün boyu konuşulan tatil fikri, artık gerçek bir yolculuğa dönüşüyordu.
"Hazırsanız çıkalım," dedi Mert camdan. "Akşam trafiğine kalmayalım."
Gece çantasını omzuna taktı. Mete arka koltuğa yerleşirken hâlâ bir şeyler anlatıyordu. Mert kontağı çevirdiğinde radyodan eski bir şarkı çalmaya başladı. Camlar yarı açıktı; akşam serinliği arabanın içine doluyor, yol lambaları birer birer yanıyordu.

"Bunu değiştirme," dedi Gece hemen.
Arka koltukta kemerini bağlamaya çalışıyordu.
"Ciddi misin?" diye güldü Mete.
"Bu şarkıyı en son babam dinliyordu."
"Sus," dedi Gece. "Güzel işte."
Mert aynadan baktı onlara. "İlk defa tartışmadınız şarkı yüzünden. Tarihe not düşüyorum."
Araba yola çıktığında konuşmalar da açıldı. Önce küçük şeyler... Kim neyi unuttu, kimin çantası daha ağır, kimin cam kenarında oturacağı...

Sonra konu kendiliğinden okula geldi.
"Sınavlar nasıl geçti?" diye sordu Mert. Direksiyona bakıyordu ama cevabı merak ettiği belliydi.
Gece omuz silkti. "İyiydi," dedi ama sesi saklayamadığı bir sevinç taşıyordu.
"İyiydi mi?" dedi Mete hemen. "Kız resmen uçtu. LGS sınavında okul derecesi yaptı."

Gece itiraz etti: "Abartma."
"Abartmıyorum," dedi Mete. "Herkes zor dedi, sen çıkışta 'fena değildi' dedin."
Mert kısa bir ıslık çaldı. "Küçücük boyuyla hâlâ 'fena değildi' diyor." Gülmeye başladılar.

Gece camdan dışarı baktı. Yol uzuyordu, güneş yüzüne vuruyordu. "Çalışınca oluyor," dedi sadece. Kimse onun geceleri nasıl ders çalıştığını, uyumamak için masanın başında nasıl direndiğini bilmiyordu. Bilmesine de gerek yoktu.
"Lisede yapacaksın?" diye sordu Mert. Sesi hafifti ama soru büyüktü.
Gece bir an sustu. Sonra omuzlarını çekti. "Bilmiyorum. Şimdilik sadece güzel bir okula gitmek istiyorum."
Mete güldü. "Her zamanki Gece. Herkes hayal kurar, sen sadece ilerlersin."
Şarkı bitince başka bir şarkı başladı. Bu kez hepsi mırıldandı. Yanlış sözler, yarım melodiler... Gece başını cama yasladı.

BİR GECENİN ARDINDAStories to obsess over. Discover now