sevgili jisung,
bilirsin; dünya geniş, yollar uzundur fakat bazı duraklar bekler insanın içinde. seninle aramıza ne kadar mesafe girerse girsin, ne kadar zaman geçerse geçsin her zaman döneceğim tek durak sen oldun. çünkü seninle kurduğum her cümlede, her susuşta, her bakışta sıcacık bir kalp vardı; adını koyamadığım, tarif edemediğim.
ve ben hangi yolu seçerseyim, içimdeki o sessiz haritada hep sana çıkan bir iz buldum. her senden daha da uzaklaştığımı düşünürken ruhum sana daha da yakınlaştı. senden uzağa attığım her adımda sana döndüm avare avare.
zaman geçtikçe biz değiştik ama sende kalan yanım hep aynı kaldı, belki de bu yüzden en çok o yanım acıdı. en çok sende sessizleştim, sende incindim, sende kendimi kaybettim. ayrıca en çok sende açıklığa kavuştum, sende iyileştim, sende kendimi buldum. bundandır ki sende kalan yanım çok acıdı.
böyle zamanlarda bende bıraktığın sessizlikle içimde bir boşluk büyüdü. bu bana ne seni unutturabildi ne de eskisi gibi seni yanıma getirebildi.
mesafelerimiz içimi acıtsa da içimde sana dair bir ışık hiç sönmedi, karanlıkta bile yolunu buldurabilecek bir fener gibi parıldadı hep. ruhumun sana olan özleminin yıllar önce biteceğini sanmıştım ama beni bilirsin, konu sen olunca hiçbir iz silinmedi.
hangi sokaklarda beraber yürüdük, hangi yıldızların altında hayal kurduk, hangi kitapçıların raflarının arasında kaybolduk unutamadım. unutmak istemedim. her adımım eksik gelmeye başladı sensiz. adımlar boşa, hayallerim yalnızdı. sensiz kendimi kaybettim.
sensiz geçen tüm zamanlar yarım kalmış ruhuma sert vurdu. her geçen gün umudumu daha da çok kaybettim. içimde bir şey, sönmeyen bir köz gibi seni hatırlattı bana. kızsam da, kırılıp karanlığa savrulsam da içimdeki sönmeyen köz karanlığa teslim olmadı.
ama senden eksildikçe sana iyi anladım: bazı insanlar yokken bile insanın yanında kalır. ve sen, uzaklığın en sert anında bile yerini kaybetmedin bende.
belki yollarımız kesişmez, belki aynı cümlede bulanamayız bir daha ama bil ki içimde kırılmış umudumun yanında küçük bir ihtimal duruyor. nerede olduğunu, ne kadar uzaklaştığımızı veya ellerini kimşn tuttuğunu bilmiyorum ama küçücük ihtimali de taşımaktan vazgeçemiyorum.
zaman geçecek, mevsimler değişecek ve belki bir gün bu acı yerini ince bir tebessüme bırakacak. ama o gün bile, o küçük ihtimal avucumun içinde saklı kalacak. çünkü sen benim hiç bitmeyecek yolculuğum, hep özleyeceğim evimsin.
ellerin kime değerse değsin, gözlerin kime gülümserse gülümsesin; kalbimdeki 'sen' her zaman benimle ilk yürüdüğün o sokaktaki gibi kalacaksın. yine de bil ki; ne kadar uzağa gidersen git, bir gün dönmek istersen ya da sadece sesimi duymaya ihtiyaç duyarsan, ben bıraktığın o durakta hâlâ seni bekliyor olacağım.
eğer bu satırlar bir gün eline değerse, eğer kalbin o eski tanıdık ritmi bir an bile olsa hatırlar da bana bir işaret gönderirsen; bil ki o an tüm yollarım yeniden aydınlanacak. senden gelecek tek bir kelimeye, yarım bıraktığımız her şeyi tamamlamaya hazırım.
kendine iyi bak jisung, çünkü senin sevgin, benim dünyadaki tek dayanağım. ve unutma; o küçük ihtimal, sen bana ulaşana dek hep canlı kalacak.
mart 2018
-lee minho
YOU ARE READING
to my dearest - minsung
Fanfictionzaman geçecek, mevsimler değişecek ve belki bir gün bu acı yerini ince bir tebessüme bırakacak. ama o gün bile, o küçük ihtimal avucumun içinde saklı kalacak. sen benim hiç bitmeyecek yolculuğum, hep özleyeceğim evimsin.
