AGV¹

65 11 11
                                        

1 Bölüm: İlk Altın Gece

Karanlık etrafı bürümüş, ay kendi parlaklığını saçıyordu. Yıldızlar ise etrafta minik noktalar gibi parlıyordu. Gözlerim her bir yıldızın üzerinde bir kez gezindi. Karanlık olmasaydı yıldızlar parlamazdı. Derdi hep babam. Haklıydı. Bir boşlukta parlayamazlardı. Ben hep kendimi yıldız sanmıştım. Ama o kadın gittikten sonra karanlık olmuştum. Ben acıyı iliklerime kadar hissetmiştim. Axınla beslenmiştim. O acılar, o kötülükler bana güç vermişti. Her ağladığımda büyümüştü içimdeki katil. Ben yaşamı değil, ölümü tatmıştım. Ama birşey vardı ki, diğer insanlardan farklı olarak dünyanın nasıl bir yer olduğunu çok iyi anlamıştım. Masum değildim. Ama suçluda değildim.

Benim terkedilmem benim suçum değildi.

Ağlamıştım çok. Ama sonra kızmıştım kendime. Daha güçlü olmaya karar vermiştim. Ama her 18 ocak sonum oluyordu. Uyuyamıyordum. O kadının bana yaptıklarını hatırlıyordum. Hiç yaramaz olmamıştım, o beni sevsin diye. Doğduğumdan beri beni sevmediğini iliklerime kadar hissetmiştim. Ama çalışmıştım sevmeye. Kardeşim vardı Alisa. Benden bir yaş küçüktü. Ama onu çok seviyordu. Ben Alisa'yı hep kıskanmıştım. Bir o kadar da mutluydum onun adına. Hep merak ederdim, Alisa'yı benden farklı kılan ne diye? Huylarım olduğunu anlamıştım. Ben hırçın bir kızken, o sakindi. Ben bir dövüşçüyken, o piyano çalardı. Ama ben sonradan kendini koruya bilmesi için ona da öğretmiştim. Ve harika bir savcı olmuştu. Bu mafya, yeraltı dünyasının savcısı olmuştu. Bense Vardiya ailesinin varisi Liya Loren Vardiya'ydım. Karanlıktım. Baştan ayağa yalandım. Baştan ayağa bir güçtüm. Ben olduğum süreçte hiç kimse karşımda duramayacaktı.

Eğer ben varsam, savaş vardı. Ben varsam, ölüm vardı. Ama kazan hep LLV'ydi. Zekâm o kadar keskin ve güçlüydü ki, karşımdakini sadece fizioloji bir güçle değil, zekâmla mahvediyordum. Ve bence en mükemmelide buydu. Hiç kimseye güvenmezdim, babama bile. İnsanlar aldatırlardı. Aynı o kadın gibi. Ona anne diyemiyordum, çünkü bunu kendime yakıştırmıyordum. Onun gibi şeref yoksunu bir kadın değil annem, düşmanım bile olamazdı.

Derin bir iç çektim ve oturduğum yerden kalktım. Yarın AG imperatorluğunun yüz yıl partisi vardı. AG bizim gibi mafya, ve liderlerin olduğu bir imperatorluktu. Bu imperatorlukta herkesin kendi adı vardı. Benim ikinci adım Loren gibi. Düşmanlar bu isimlerle hitap ederdi.

Malikânenin içine girdim. Sessizdi, herkes uyuyordu. Çıplak ayaklarımla merdivenleri çıktım. Yorgundum. Tüm gün şirkette çalışmıştım. Uyumaya ihtiyacım vardı. Odamın kapısını yavaşça açtım. Burnuma yasemin çiçeği ve kiraz kokusu doldu. Benim kokumdu. Kendimi yatağa attım. Gözlerim kapandı ama uyuyamadım. Geçmişin izleri öyle bir kesikti ki, gitmiyordu.

Sabah.

Pencereme vuran güneş ışığıyla, gözlerimi kıstım. Yeni uyanmıştım. Daha doğrusu uyku mahrumuydum. Kollarımı esneterek yataktan çıktım, saçımı tepemde bir topuz yaptım. Kahvaltı yapıp şirkete gidecektim. Çisem ve Alisa yine birşeyleri paylaşamıyor bağırıyordular.

Altın Gecenin Varisi قصص لتهوسّ بها. اكتشف الآن