12

149 21 1
                                        

soobin-yeonjun

yeonjun
pssttt
soobisko
baksana mesaja
bak iste
telefona bakip geri kapattin gorebiliyorum
bi bak yaa
seen

okuyup kapa demedim

soobin
efendim yeonjun

yeonjun
yanindaki kim

soobin
anlamadim

yeonjun
yaninda oturan kiz kim
o kadar yaklasmiski adeta bir BUTUN olmussunuz

soobin
arkadasim yeonjun

yeonjun
arkadasim diye bana mi dedin
arkadsim yeonjun
arkadasim, yeonjun
YA SOOBISKO
off
gidiom ben ya
yeonjun offline

soobin
noldu

.

.

.

boş bira bardağını izlerken gözlerim ister istemez Soobin'e kaydı. köşede bir kızla kahkaha atarak samimi samimi konuşuyolarrdı. yüzündeki rahat ifade içimi garip bir şekilde daraltmıştı.
bana bir kelime bile etmeyen adam, başkasına gülümsüyordu.

"nereye hayırdır"

Taehyun'un sesini duysam da bakışlarımı o ikiliden ayırmadım.

"işeyip gelcem kanki" dedim, masadakilere bir öpücük attım ve adımlarım otomatik olarak Soobin'in olduğu tarafa yöneldi.

yanlarından geçerken, tamamen "yanlışlıkla," omzum Soobin'in yanındaki kıza çarptı. kız geriye sendeledi, Soobin de bir anda bana döndü. kız bana ters ters bakışlar atırken Soobin kaşlarını çatarak odağını sonunda bana çevirmişti

"bir sorun mu var?" 

"yoo" dedim, sesimin samimiyetsizliğini dışardaki ayyaş amca bile anlamıştı sanırım.

"omzum çarpıverdi yanlışlıkla kusura bakma."

Soobin gözlerime inanmayarak bakarken, ikimizin arasındaki hava değişmişti. benimle bu saate konuşmadığı için sinirlenmiştim ve yine ben gitmiştim birilerinin ayağına.
kız çok üstünde durmadan sadece dudak büzüp kenara çekildi.

"baya dalgınsın bugün," dedi Soobin, yaptığı bir ima mı vardı anlamamıştım yada ben ima mı yapmasını istemiştim bilmiyordum

bir adım ona yaklaştım.
sesimin tonunu tatlı çıkmasına özen vererek konuştum.

"beni merak ettiysen direkt sorabilirsin binnie~"

en ufak tepkisini kaçırmamak için hevesle yüzünüü inceledim, sanki hazırlıksız yakalanmış gibiydi. ama toparlanması hızlı oldu.

"merak etmiyorum," dedi kısaca.

"tabii," dedim, gülümseyerek. "çok belli oluyor."

tam ağzını açacak gibi oldu, o sırada kız eliyle Soobin'in kolunu çekti.

"dışarı çıkalım mı? içerisi çok sıcak oldu," dedi sevimsiz bir sırıtışla.

Soobin bakışlarını esirgemeden bana bakmaya devam ederken, yanımızdaki kız kendini tekrar hatırlatma amacıyla öksürüğünü duyduğumda kendime gelerek bir iki adım geriye çekildim.

"sohbetine doyum olmuyor tekrarlayım bunu" cevabı beklemeden arkamı dönerek lavaboya gittim, cevap vereceğini düşünmüyordum zaten.

sadece lavabodan içeri girerken ikisinin arka çıkışa doğru ilerlediğini görmüştüm

kendime engel olamadan hızlıca geri dönerek peşlerine takılmıştım. barın arka tarafı loştu, gözükmeyeceğime emin olduğumda duvarın köşesinde durup ikiliyi dinlemeye başladım.

adının Seulgi olduğunu düşündüğüm -Soobin öyle seslenmişti- üşüyormuş gibi davranarak Soobin'in koluna sarıldı. 

Soobin kendini yakınlığından rahatsız olmuşcasına uzaklaştırdı. karşılıklı duruyorlardı artık

"sen ve o yeonjun mu ne, aranızda bir şey mi var? tüm akşam sana baktı" soobin kahkaha attı. soobin hayvan gibi kahkaha attı.

ben şakayı anlamamanın verdiği üzüntüyle kalbimin batmasını hissetmiştim

"bana mı baktı?" dedi inanmadığını belli etmek için evet bakmıştım 

"aramızda bir şey olması mümkün değil."

boğazımdaki yumruyla baş etmeye çalıştım, şuan yemek yiyor olsaydım boğazımdan geçmezdi herhalde, gözlerimin kaşındığını hissettim yaşla dolmuştu, saçma sapan iki sözle gözlerim dolmuştu, neden bu şekilde cevap verdiğine de anlam verememiştim. 

sinirlerim bu kadar hassas olduğumdan dolayı bozulunca, sinirlendiğim için de gözlerim biraz daha dolmuştu. gözlerimi kırptığım an gözyaşı dökecektim

yukarı bakarak elimle gözlerimi yelledim, ağlamak istemiyordum

bu sırada zorba ikili konuşmaya tam gaz devam ediyordu

"yani ne ben onu ne onun beni isteyeceğini düşünmüyorum. çok farklıyız"

farklıyız 

Seulgi kaşlarını kaldırıp sırıttı.

"belliydi zaten nasıl desem..." sesini alçaltıp daha da iğrenç bir hale getirdi, "fakir ya ezik bi tip."

Soobin güldü.

bir şeyler dedi duymadım, ben sadece gülmesini duydum

Seulgi devam etti "biraz para görünce kesin peşinize yapışmıştır, tipinden belli."

konuştular ama dinlemedim, gizlendiğim yerden düşünmeden çıktım. yanlarından geçerken Soobin'in bakışlarını üzerimde hissetmeme rağmen dönüp bakmadım bile. sadece başımı öne eğerek çıkıp gittim. 

we never datedWhere stories live. Discover now