Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

1 / ilk bakışma

12 2 4
                                        

...

-Thv

Saat ikindiye vuruyordu,güneş günün yorgunluğuyla köşeye çekiliyor,etrafta turuncu ve pembe romantik bir hava bırakıyordu.saçlarımdan geçen ılık rüzgar, yazın bittiğini ve sonbaharın geldiğini olabilecek en nazik şekilde haber veriyordu.en sevdiğim havalardaydık,eve doğru gidiyordum.Akşam arkadaşlarımla dışarı çıkıcaktık ve bende uzun süredir kendimi devamlı yazmaya verdiğim için biraz olsun kafa dağıtmanın iyi bir fikir olduğnu düşünüyordum...

Üniversiteyi bitireli bir kaç yıl oluyordu,ingiliz dili ve edebiyatı okumuş, daha sonra bir kaç kitap yazmıştım ve kendimi bir yazar olarak tanımlıyordum. Kitaplarımın bir tanesini bastırabilmiştim. Ama yinede beni tatmin etmemişti, bir şiir kitabıydı, şuana kadar yazdıklarım arasında en iyisiydi, oysa yayıncıyla görüşürken bana davranışını hatırlamak bile hala kalbimi incitmekte,kitabıma resmen bir çöp gibi bakmış beni ve duygularımı küçümsemişti.

Kolay kolay kırılan birisi değilim ama yazılarım ve duygularım hakkında bu şekilde düşünmesi beni resmen yüksek bir çukurun ucundan itmiş,aşağıdaki dalgalı ve tehlikeli depresyon okyasuna atmış orda bir yıl boyunca çırpınmama sebep olmuştu... Basmalarının sebebi ise bir arkadaşımın yayıncının bir yakını olması ve ondan ricada bulunması-bana çaktırmamaya çalıştı ama oldukça ısrar ettiğini biliyorum- sayesinde olmuştu ki bu beni yaralayan bıçaklardan bir başkasıydı. kitabımın sırf bu yüzden basılmış olması beni ve özgüvenimi yerle bir etmişti...

kendimi bildim bileli yazmayı ve okumayı hep ilgi çekici bulmuştum yazmak ve kafamı dağıtmak bana hep iyi gelirdi.Etrafımdaki herkes beni yalnız bırakırken,kendimi güvensiz hissettiğimde, yargılanmadan dinlenmek istediğimde güvenli sığınağım olmuştu yazmak. Bu daha çok ruhumun bir ihtiyacı gibi, içten gelen bir dürtü, beni hafifleten bir rutin, aslında bir bağımlılık gibi, yazmadığım zamanlarda yoksunluğnu hissettiğim bir madde gibi...

Ha bu arada haftada birkaçgün dedemin antika dükkanında part time çalılıyordum, vintage eşyalarla ilgilenmeyi seviyorum ve dedemin eski dükkanının romantik ortamını hep ilham verici buluyorum, müştürilerden fırsat bulduğumda orada yazmaya devam ederdim,orada benim defterlerime ve kitaplarıma ayrılmış koca bir raf vardı. Zaten deminde tam olarak o dükkandan çıkmıştım ve şuanda evimin önüne gelmiştim, zaten evim ile dükkan arası mesafede çok kısaydı. Merdivenleri çıkıp eve girdim, küçük ve samimi bir evde tek başıma yaşıyordum oldukçada sade dizayn etmiştim, etrafta ve yerlerde kitaplar ve defterler vardı duvarlarda birkaçı bana ait resimler ve tablolar vardı, aslında evim dağınık mini bir şahsi sergi gibiydi ve bu hali oldukça hoşuma gidiyordu.

Üstüme beyaz hafif transparan bir gömlek, altıma siyah kot pantalon, kahverengi deri bir ceket giydim, gömleğimin üstten birkaç düğmesini açtım, ince bir zincir kolye, bileğime bir saat ve birkaç büyük yüzük takmıştım,  saçlarımı dağıtmıştım, normalde bu şekilde giyinmezdim çok tarzım değildi, ama arkadaşlarımla bir bara gideceğimiz için biraz ortama uygun giyiniyim demiştim,arada rutini kırmayı severdim, normalde pek içmesemde bu akşam sorumsuzca içmiş olmamda heralde bunun bir getirisiydi,

Neden bu kadar içimiştim bende bilmiyordum sadece başarısız geçen yazarlık kariyerim, sıkıcı geçen hayatım ve birsüredir bomboş çöllerde bir avare gibi yalnız olup ikili bir ilişkide bulunmamak canımı sıkmış, biraz dağıtmak istemiştim. Sanırım arkadaşlarımda şaşırmıştı ben böyle içince, jimin birkaçkez bana iyi olup olmadığmı sormuştu ama onu terslemiştim ve oda beni kendi halime bırakmıştı, ama şimdi midem bulanıyordu, hiçbirşey demeden kalkıp lavaboya gittim, kaba davranıyordum ve bu bana kendimi iyi hissettirmiyordu...

Elimi yüzümü yıkadım,ellerimi mermere yaslayıp aynadan yansımamı izledim, gözlerimin altı çökmüş, siyah saçlarım iyice dağılmış, oldukça yorgun ve bitkin gözüküyordum, o sırada kapı açıldı ve içeriye bir ses kalabalığıyla birlikte üç kişi girdi, onlar girince çıkmaya yeltendim ama bir sırtın bir anda sert bir şekilde göğsüme çarpmasıyla ani bir şaşkınlıkla ellerim bana çarpan sırtın belini buldu, karşımdaki diğer iki kişi ise şaşkın bir şekilde bize bakıyorlardı, belini tuttuğum çocuğun dengede durmasına yardım ettikten sonra birşey demeden tekrar çıkmaya yönelmiştimki üzerime düşen çocuk kolumu tutup beni durdurdu

Devil featherStories to obsess over. Discover now