1.

1.9K 108 22
                                        

Hoş geldiniz. Bir süre her gün bölüm atmayı planlıyorum. Lütfen beni şımartın ve yıldıza basarak yazma şevki verin. Sizin desteğiniz ve yorumunuz benim yazmaya olan tutkumu kırbaçlasın ^,^

Yoğun bir askeri kurgu değildir. Daha gizem, sırlar ve aşk dolu bir hikaye bizi bekliyor olacak.

Asi Başkomiser ve Kurmez Komutan'ın hikayesine başlıyoruz. Kemerleri bağlayın.

12 Eylül Cuma. 2025.

~
Kalbimin sahibi, katilimdi.
~

Her yalanın altında bir gerçeklik payı vardır derler. Benim gerçekliğim babamın bana söylediği o yalan ile oluşmuş, beni yaşamayı istemediğim bir hayatın içine sokmuştu.

Bir gün gideceğim...

Aklım ermeye başladığı zamandan itibaren duymaya başladığım bu cümle sekiz yaşımdayken babamın gerçekten gitmesi ile bir gerçeğe dönüştü.

Babam her bir gün gideceğim dediğinde ağladığım için şaka denilen şey aslında koca bir yalandan ibaretti. Gerçek olan babamın gidişiydi.
O son göreve çıktığında sanki gerçekten gittiğini biliyor gibi bana sıkıca sarılması, ayrılmak istememesi belki de Yaradan'ın bize bahşettiği derin bir histi.

O göreve gitmiş ve bir daha dönmemişti.
Şehit oldu denilmiş ama bir türlü cenazesi bize verilmemişti. Yoktu babam. Yok olmuş, şakası gibi gitmişti. Hem de geriye tek bir parçasını bile bırakmadan.

Yılların ardından kendim polis teşkilatının bir üyesi olduktan sonra öğrenebilmiştim babamın katıldığı gizli görevi. Ülkenin dev ailelerinden birinin içine sızmış, gerçekleştirdikleri yasa dışı madde satışını ispatlamış ve o son görevinde çıkan çatışmada vurulduğu söylenmişti. Cenazesinin bulunduğu gemi içerisinde İzmir'den Yunan adalarına kaçırıldığı ve sonrasında tüm çalışmalara rağmen bulunamadığı söylenmişti.

Koca bir trajedi.

ERTEKİN Ailesi.

Babamın maskelerini düşürdüğü, uğruna kemiklerinin bile bulunamadığı o iğrenç aile.

Tüm yaşananlara rağmen hala ayakta duruyor, hala el altından yasa dışı işler yapmaya devam ederken tv reklamlarında ve gazetelerde boy boy aile saadeti pozları veriyorlardı. Bu nasıl oluyor derseniz, bu tür ailelerde bir günah keçisi bulmak cebine yüklü bir para sıkıştırarak suçu üslendirmek çok kolaydı.

Annemi sorarsanız, yaşıyordu. Yaşıyordu ama varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark yoktu. Babamın gidişinden sonra beni terk etmiş, bir başka adamın kollarında kendini avutmuştu. Neden yaptın diye sorulduğunda ise psikolojim kaldırmadı diyordu. Sanki sekiz yaşında bir kız çocuğundan daha ağır yaşayabilirmiş gibi.

Bana ve kız kardeşime teyzem bakmıştı. Yıllarca bir of bile demeden bizi büyütmüş bu günlere getirmişti. Öyle ki evlenmemişti. Sırf erkek arkadaşı bizi istemediği için evlenmemişti. Yeri başkaydı. Yeri çok başkaydı.

Önümde duran gazeteyi buraya kim getirmişti önüme nasıl gelmişti hiçbir fikrim yoktu ama Ertekin Ailesi'nin biricik veliahtı, sosyatenin hızlı çocuğu Aslan'ın gece alemlerine akarken yakalanmasını umursamıyordum.

Elimin tersi ile ittim. Gözlerimi devirip saçımı karıştırdım. "Bir tane daha."dedim barmene elimdeki boş bardağı gösterip.

"Baş komiserim. Görevdesiniz."diye hatırlattı kulağımdaki Kemal. Başımın belası doğrucu Kemal! "Fazla hızlı gitmiyor musunuz?"

KURMEZWhere stories live. Discover now