İncir bir fotoğrafçıdır ve gittiği isteme töreninde davetliler gelmeden detayları kadraja almaya başlar, isteme ise gelen acı bir haberle başlamadan ertelenir. İncir eve gittikten sonra çektiği görüntüleri incelerken 32.kare de bir ayrıntı fark eder...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
ŞULE TERZİ
32.KARE
"Bazı vedalar kırık cama basmak gibidir ne kadar adım atarsan, o kadar kanarsın."
"Yedek bataryanı aldın mı?" Aceleyle çantamı toparlarken bir yandan da Suna'yla konuşuyordum. Telefonu omzum ve kulağım arasından alarak bükmekten uyuşan boynumu kafamı geri atıp esnettim.
"Şimdi de beni düşünür mü oldun Suna? Son dakika gelememen yetmiyormuş gibi!" En son anlaştığım kadın yüzünden bu hafta ve gelecek haftaki programım bir hayli kalabalıktı. Kadın söylediğine göre ünlü bir iş adamının sevgilisiydi ve balayı dahil sözünden evlilik aşamasına kadar her anını kayıt altına aldırmak istiyordu. İleride çocuklarıyla beraber izleyecek, bugünleri yad edecekmiş, özel anlarını birden fazla kez kayda almak içinde yabancılık çekmeyeceği, sürekli olarak çalışabileceği birini istiyordu. O şanslı kişi de ben olmuştum.
"İncir abla biliyorsun bir anda çıktı abimin işi. Yoksa gelirdim tabi niye gelmeyeyim yardıma?" Son dakika haber verdiği için yardımcı bulmakta zorlanmıştım, bu yüzden isteme çekimlerini tek başıma halledecektim. Kısa bir süre duraksadıktan sonra kıkırdadı. "Tabi, biliyorsun eğer kabul etseydin abimin o işi sen olacaktın!" Kızacağımı bilse de dayanamadan kahkahasını patlattığında sinirlerimi zıplatmıştı yine.
"Sıkma canımı istersen Suna." Aceleyle eşyalarımı toparlamaya devam ederken içimdeki yara hâlâ dün gibi aynıydı.
"Ne yapayım canım gencecik kadınsın, çevrendeki erkekler tarafından beğeniliyorsun. Tek taliplin abim değil ki, bizim sokağın kuaförü de sana abayı yakmış diyorlar, birini reddetsen diğeri durmuyor, sanki evli kadın gibi davranmanın ne manası var?"
Tüm duygularımı boğazıma dizdiğinde patlamak üzereydim. "Benim kalbimde Atilla dan başkasına yer yok Suna bunu biliyorsun, biraz daha konuşma kalbini kırarım, çok kötü." Bu ona yaptığım son uyarıydı; anlamış olacaktı ki sesindeki alaylı tınıyı yok etti ve ciddiyetle kendini açıkladı.
"Ne yapayım İncir abla? Menderes abiye saygım sonsuz biliyorsun ancak ben de senin iyiliğin için konuşuyorum. Öleli iki yıl oluyor kapattın kendini dış dünyaya, yalnız kalmanı istemiyorum."
Boğazıma oturan yumruyla güçlükle yutkundum ve acıyla konuştum. "Ben nişanlımla ayrılmadım Suna." Gözümden yaşlar akarken kalbim sıkıştı, nefesim kesildi. "Benim nişanlım öldü." Onun üzerine olan tüm güller yalnızca dikendi bana. Sevgisi, nefesi, yaşadıklarımız... Hepsi dün gibi aklımdaydı ve unutamazdım. Unutmazdım.