Rüzgar sertçe esiyordu; dalgalar kayalıklara çarpıyor, köpükler gecenin karanlığında gümüş bir parıltı bırakıyordu. Defne Karan gözlerini kısıp ufku taradı, ama karanlık ve fırtınanın uğultusu neredeyse her şeyi gizliyordu. Her nefes bir mücadeleydi. Her nefes, hayatta kalmak için attığı bir adımdı.
Adanın silueti belirdiğinde, içinde garip bir karışım hissetti: rahatlama mı, yoksa daha büyük bir tehlikenin habercisi mi? Adada yalnız olduğunu düşündü; düşmanlarından uzak olduğunu sandı. Bu sadece basit bir yanılgıydı.
Yat yavaşlarken ayaklarını suya sokup karaya ilerledi. Kayalıkların arasından ilerlerken, dalgaların sesiyle kendi kalp atışını duydu. "Burada güvendeyim... ya da öyle sanıyorum," diye fısıldadı kendi kendine. Tamamen kana bulaşmış paltosunu yere attı. Kollarını sıkıca sardı, bedenini soğuktan ve rüzgârın ısıran keskinliğinden korumaya çalıştı. Her adımda ayağının altındaki çakıltaşlarına basarken çıkan cızırtı, şuanda olduğu durumu daha da boğucu hâle getiriyordu.
Ayağı karaya bastığında derin bir nefes aldı. Defne, adanın içlerine doğru ilerledikçe fark etti ki, burası düşündüğü kadar ıssız değildi. Hafif bir duman tütüyordu ağaçların ilerisinde. Uzaktan bakıldığında bir kamp ateşi gibi görünüyordu. Yine de sakinleşmedi. Her zaman dikkatliydi. İnsanlara güvenmezdi, çünkü güven çoğunlukla ihanetle sonuçlanmıştı.
Dikkatlice ilerlerken ileride yanan ateş ve kulağına gelen seslerle ağaçların arkasına gizlendi. Ay ışığı yaprakların arasından süzülüyor, Defne'nin yüzünü gölgelerle kaplıyor, tıpkı kendi ruhu gibi... Soğuk, mesafeli, kimseye açılmayan bir kabuk. Ateşin etrafında birkaç siluet fark etti. Tayfa mıydı? Düşman mı? Yoksa sadece buradaki başka bir grup insan mıydı?
Daha yakından bakmak için adımını atarken,ayağının altındaki taşlar hafifçe kaydı ve küçük bir çığlık gibi ses çıkardı. Defne dondu. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Gözlerini kısıp sessizce durdu. Siluetlerden biri kafasını kaldırıp ağaçlara doğru baktı; gözleri karanlıkta parladı. Defne nefesini tuttu, bir adım geri çekildi ve saklanabileceği daha güvenli bir yer aradı.
Fırtına şiddetini artırmıştı. Rüzgârın uğultusu, dalgaların kayalara çarpmasıyla birleşince bir kaos senfonisi oluşturuyordu. Defne'nin aklından tek düşünce geçti: hayatta kalmak. Ne pahasına olursa olsun.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İHANETİN DALGALARINDA(DÜZENLEMEDE)
ActionYıl 2030... Gemicilik artık kendi ülkesinde geçmişten ötürü tamamen yasaklanmıştır. Bir gün ise şartlar ötürü yat ile denize açılır. O macera ve deniz kadınıdır. Fakat peşinde olan ülkesinin geri kafalı,koyu telez denen adamlar yüzünden rotasından ş...
