kalbimin sahibi

4 1 2
                                        

Neden böyle bir şey yazdım? İnan ki benim de fikrim yok aniden geldi ve yazdım ana kapılıp inşallah sıkılmadan okursunuz😁🦋








Bir varmış bir yokmuş evvel Zaman içinde kambur saman içinde ufak bir köyde küçük bir bebek gelmiş dünyaya. Açmış gözlerini ayın ışığı altında ve girmiş ayın lütfuna o ufak bedende. O günahkar ruh büyümüş büyümüş ve genç bi adam oluvermiş. Bu ruhun içi doluymuş ama bunu dışarıya aktaramıyormuş çünkü korkuyormuş. Gel zaman git zaman bu günahkar ruh kalbini bir erkeğe kaptırmış günahkar olmasının sebebi de buymuş. Yoksa bu ruh büyüklerini Sayar, küçüklerini sever ve kimseyi kırmamanaya çalışırmış. Neyse bu ruh kendini bir erkeğe kaptırmış ama onun gibi olan bir erkeğe değil. Kalbini kaptırdığı erkek aslında kadınlardan hoşlanıyormuş günahkar ruh bunu bilmesine rağmen sevmiş çocuğu daha yüzünü görmeden, sesini duymadan sanaldan tanıştığı bir erkeğe vermiş kalbini nedeni bilinmez. Bu ruh her geçen gün adama daha çok bağlansa da düşünmeden edemiyormuş. Düşüncelerini hep susturmuş kötü bir şey düşünmek istemiyormuş. Ama gün gelmiş düşünceleri dayanamaz hale gelmiş ve ruha acı vermeye başlamış. Ruh dayanamayacağını anladığı zaman bir içgüdü olarak uzanmış bir yaz gecesi ay ışığının altına ve rüzgar temini okşarken salmış düşüncelerini etrafa. Bir çember oluşturmuşlar ruhun düşünceleri sanki canlanmış bir insan bedeninde gibi. Sarmışlar ruhun etrafını ve başlamışlar konuşmaya. Ruh adama öyle aşık olmuş ki düşünceleri her konuştuğunda bir bahane uydururken bulmuş kendi. Ruhun düşünceleri o kadar çokmuş ki ruh artık bahane üretemeyip sadece dinlemeye başlamış. Bir düşünce demişki kendini göstermemesinin sebebi belli çirkin olduğunu düşüyordur falan filan. En sonunda bir düşünce kısa ama çok etkileyici bir şey demiş: "sen erkeksin onu Baba yapamazsın" ruh bunun üzerine düşünmeye fırsat bulamadan düşünce konuşmaya devam etmiş: "o kadınlardan hoşlanıyor" ruhun gözünden bir yaş süzülürken düşünce devam etmiş ruhun canını yakmaya: "o seninle sadece eğleniyor, seni gerçekten sevdiğini mi sanıyorsun? Sen erkeksin ilerde sevdiğin baba olmak istediğinde ne yapabileceksin ki? İlerde bir kadınla tanışıp seni bırakmayacağı ne malum?" Ruh bunu duyunca sinirlenerek: "hayır!" Diye bağırmış. Düşünce yine konuşmuş: "sende biliyorsun o kadınlardan hoşlanıyor ve sen bir kadın değil-" ruh düşüncenin sözünü tamamlamasına izin vermemiş ve düşünceleri etrafından kovmuş ama ateş düşmüş ruhun içine işte. Ruh sabaha kadar düşüncelerini susturabilmek için şarkı dinlemiş ay ışığının altında oturarak. Hikayesinin nerde biteceğini bilemeyerek sadece sevdiğine güvenmeyi seçmiş...

Tabi yanlız bir şekilde oturması uzun sürmemiş düşünceleri tekrar gelmiş ve oturmuşlar ruhun etrafına ama bu seferki düşünceler öncekiler gibi değiller miş. Ruh kulaklığı çıkarmış ve dinlemeye başlamış. Bu düşünceler ruhun kalbinden geliyormuş meğerse. Ruhu desteklemişler ve yanında durmuşlar sonra ruh tekrar karanlığa dalmak için uzanmış ayın altına ve kapatmış gözlerini hafifçe. Rüzgar hafifçe temini okşarken kalbin düşüncelerini dinlemiş ama bu da fazla sürmemiş çünkü düşüncelerini bozan bir şey olmuş. Ruh artık ne düşünceleri duyabiliyor, ne rüzgarı hissedebiliyor ne de ayın ışıltısını hissedebiliyor muş. Açmış gözlerini minik ruh ve sevdiği çocuğu görmüş karşısında. Çocukta uzanmış ruhun yanına ve çekmiş ruhu kucağına doğru. Beraber ayın altında uzanırken ruh meraktan sormuş "Beni nasıl buldun sen?" diye. Buna karşılık çocuk ta "Hislerim bana senin burda olduğunu söyledi diyelim." demiş ve sonrasında ikisi de susarak izlemiş ayı beraber gece öyle devam etmiş. Ruh kalbini dinlediği için bir kez daha şükretmiş ve ayın altında sevdiğinin kolları arasında uykuya dalmış...

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Aug 07, 2025 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

Günahkar (bxb)Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora