Selam ilk hikayem kötü olduysa kusura bakmayın.
📖 Katillerin Katili – Bölüm 1: Çarpışma
Seanstan çıkmıştım. Zor bir seanstı.
İçimde bir ağırlık vardı; öylece birine anlatsam rahatlayacak gibiydim ama... anlatacak gücü bile kendimde bulamıyordum.
İşten çıkma vaktim gelmişti. Masamdaki evrakları düzene soktum, pisikolog olmak kesinlikle çok zordu ama işimi seviyordum. birkaç kağıdı klasöre yerleştirirken bir elim çantama gitti. Telefonumu aldım.
Ekranı kaydırdım ve tek bir isme dokundum: Asya.
En yakın arkadaşım. Onunla konuşmak bana hep iyi gelirdi. Ne zaman kafam dolsa, saçma sapan hissetsem... hep oradaydı.
Telefon bir iki kez çaldıktan sonra açıldı.
Karşımda her zamanki gibi heyecanlı, enerjik sesiyle Asya vardı:
— "Varya bugün neler oldu, anlatamam zaria! He bu arada senin işin bitti mi? Saat geç oldu artık, eve gelsen iyi olur."
Asya’nın sesine gülümsedim.
O konuşurken hep biraz içim hafiflerdi.
— "Sakin olsana kızım. Aa, konuşturmusyorsun beni! İşim bitti. Otobüsle gelmeyeceğim, yolu biraz uzatacağım. Düşünmeye ihtiyacım var."
Karşıdan hafifçe bir mırıltı geldi, onaylar gibiydi.
— "Çok geç kalma. Seni özledim."
Asya... O kızı çok seviyordum.
Hep yanımda olmuştu. Ben de onun.
Öyle bir bağdı ki, anlatılacak gibi değil.
Telefonu kulağımdan uzaklaştırmadan hafifçe gülümsedim.
— "Tamamdır patron. Yarım saate evdeyim," deyip telefonu kapattım.
Montumu giymiştim.
Telefonu çantamın iç gözlerinden birine yerleştirdim.
İş binasından çıkıp yürümeye başladım.
Soğuk hava yüzüme çarptı. Ama rahatsız etmedi.
Adımlarım yavaş, ama kararlıydı.
Nereye gittiğimi bilmiyordum.
Ama içimde bir şey... bir şey beni o tarafa sürüklüyordu.
Yolu uzatmak istedim.
Hem hava almak hem de o adamı... o hastayı... düşünmek için.
Bugünkü hasta.
Gözleri... öyle karanlık bakıyordu ki...
Sanki içimde bir şeyleri çözüp parçalamıştı.
Ama konuşmamıştı bile.
O sadece bakmıştı. Sonucunda hastayı dışarı çıkartmıştık. Fakat ben o hastada birşeyler hissetmiştim.
Kafamın içinde dönüp duran görüntüler eşliğinde ara sokaklardan birine saptım.
Sokak... sessizdi.
Tuhaf bir sessizlik.
Sokak lambaları bozuk gibiydi; ışıklar titreşiyor, bazı yerler karanlığa gömülüyordu.
Bir an içim ürperdi.
Ama sonra kendime kızdım.
"Zaria… korkacak ne var ki?" diye mırıldandım.
Adımlarımı hızlandırmadan yürümeye devam ettim.
Tam o anda...
bir ses.
motor sesi.
ve ardından gelen ani bir ışık.
far ışığı gözlerimi yaktı.
başımı kaldırdım...
bir araba…
üstüme geliyordu.
kaçamadım. donup kaldım.ve sonra...
bam.
her şey karardı.
---
Adrian arabasıyla ilerliyordu.
Gece sessizdi. Karanlık ve boğucu.
Gözleri yolda, aklı başka yerlerdeydi.
Bireyleri düşünüyordu.
Katilleri.
İnsanların arkasında bıraktığı izleri, parçalanmış hayatları, yutulmuş çığlıkları.
Ve onları birer birer arayıp yok etmeyi...
çünkü o bunun için yaratılmıştı.
Adaleti sağlamak için.
Ama kendi tarzında.
Kanun kitabının değil, kendi ellerinin gücüyle.
Yüzünde duygusuz bir ifade vardı.
Ama içinde hep aynı soru:
"Ne zaman bitecek?"
YOU ARE READING
KATİLLERİN KATİLİ
ActionSelam ballarımm👋🏻 ilk kitabım kötu olabilir kusura bakmayın.
