1. BÖLÜM - CEHENNEM

4.2K 97 70
                                        

Timur karakterimiz yukarıdaa

Başladığın tarihi buraya armağan et ♡

En sevdiğim şey yorumları teker teker cevaplamak, o yüzden Allah ne verdiyse yazabilirsinizzz

Hadi başlayalım fıstıklarım

Gökyüzü, eylül ayının kendine has puslu ışıltısıyla örtülmüştü. Ne tam aydınlık ne de karanlıktı. Tam ortada bir yerlerde asılı duran solgun bir sabahtı. Sanki her şey, içimdeki gibi, griye çalıyordu.

Yeni okulumun girişi, zenginlere hitap edecek kadar şatafatlı bir şekile sahipti. Ne de olsa özel bir okuldu. Müşterilerin pardon velilerin memnun olması önemliydi(!) Lakin bu yenilik ve bayağılık içimde farklı bir huzursuzluk yaratıyordu. Yıllardır teneffüs ziliyle kantin sırası için birbirini ezen, çantasının fermuarını bile tam çekmeyen, cuma günü İstiklal Marşı bittiği gibi koşan öğrencilerle aynı havayı solumuştum ben. Şimdi ise burası... Sanki başka bir evrendi. Sessiz, steril, zengin ve... Ürkütücü. Neyle karşılaşacağımı bile bilmeden gelmiştim ama içimde yavaşça yayılan bir his vardı. 'Buraya ait değilsin.'

Nasıllardı sahi? Öğrenciler, öğretmenler, veliler... Filmlerdeki gibi havalı, çekilmez ya da kendini beğenmiş mi? Yoksa tamamen eğlenceli tipler mi? Bilmiyordum. Okulum bir sürpriz kutuydu. Dışı çok güzel, cezbedici; içi, belli belirsiz. Daha fazla beklemek istemiyordum. Gidip görme vakti gelmişti.

Koyu yeşil formamı, soğuk kahve tonundaki eteğimi düzelttikten sonra derin bir nefes aldım. Okulun devasa demir kapısından adımımı attığımda hissettiğim ilk şey, soğuktu. Hava değil, gözler. Üzerime çakılmış bakışlar. Merak, yargı, beklenti... Belki biraz da aşağılama. Bu duyguya bir anlığına katlanamamış ve bakışlarımı indirmiştim.

Mermer zemin, adımlarımın altında yankılanıyordu. Sanki her adımda birinin daha bakışları üzerimde keşfe çıkıyordu. Bu da yetmezmiş gibi çantamın sol askısından sarkan toka, her adımda tıkırtılı bir ritimle sallanıyordu. Tokayı annem taktığı için çıkarmak istememiştim. Şimdi ise 'merhabalar, ben yeni kız' diye çığlık atıyordu adeta o ses. İçimden tatlı bir küfrü tokaya armağan ettikten sonra onu koltuk altıma kıstırdım. Daha fazla dikkat çekmek istemiyordum. Sınıfların arasından geçen koridora girdiğimde bir uğultu sarstı kulaklarımı. Fısıltı gibi değildi bu, daha çok bir statik uğultu; şehrin içinden geçen bir trenin uzaktaki uğultusuna benzer.

Güneş, okulun batı cephesine doğru eğilmeye başlamıştı. Koridordaki gölgeler uzuyordu; ışığın açısı değiştikçe, pencerelerden süzülen ışık farklı biçimlerde masalara yansıyordu. Bu huzurlu görüntü bir anlığına ortamdan soyutlanmamı sağlasa da gerçek, öğrencilere döndüğümde karabasan gibi yine üstüme çökmüştü. Zaman geçiyordu, bunu hissedebiliyordum. Ama içimdeki tedirginlik hâlâ aynı yerde asılı kalmıştı. Neden böyle bakıyorlardı? Merak değildi. Başka bir şeydi bu.

Yanından geçtiğim herkes, benim 'yeni' olduğumun bilincindeydi. Okula yüzyıllardır farklı bir öğrenci gelmemişti herhalde. Diğerlerinin gözlerini üzerimde hissettiğim her an, omuzlarımın istemsizce içe kapandığını fark ettim. Sanki bakışları gerçek bir ağırlıkmış gibi... Göz kapaklarım yandı, boğazımda sinsi bir düğüm belirdi. Bu, yeni olmanın tedirginliği değildi sadece. Bu, yargılanmanın, küçümsenmenin ağırlığıydı. Göz göze geldiklerim bir süre sonra yanındakini dürterek bir şeyler fısıldıyordu. Bu durum içten içe beni gerip rahatsız etmişti ama belli etmedim.

Yavaş yavaş ilerlerken duvar kenarlarında birikmiş gruplara takıldı gözlerim. Duruşları kasıtlı biçimde kayıtsız bir grup çocuk, koridorun en sonundaki cam kenarında toplanmıştı. Siyah ceketler, deri detaylar, dudak kenarlarına yerleşmiş ukala, yarım gülümsemeler; tam karşılarında, daha açık tonlarda kıyafetlerle başka bir grup. Beyaz aksesuarlar, pastel tonlar, düzgünce taranmış saçlar... Daha disiplinli, daha kontrollü. Onları incelerken aynı anda iki grubunda bakışları bana dönmüştü. Bir an istemsizce nefesimi tutmuş ve bu eziyetin bitmesi için Allah'a yalvarmıştım. Sanki iki ayrı ülkenin sınırında yürüyordum. Ortada, öylece ve tarafsız.

YASAK OYUN (TAMAMLANDI)Stories to obsess over. Discover now