2016 16 Ocak
Yemek yediğim çatalı sofraya geri bıraktım,yine çok fazla yemiştim.
Niye hep bu kadar fazla yiyordum anlamıyorum ki. Pişmanlık yeniden bedenimi sarmaya başladı. Yemek yediğim sofrada oturan kişilere kısaca göz gezdirdim. Annem, babam,iki kız kardeşim ve erkek kardeşim. Neden kendimi buraya ait hissedemiyordum.
"Saye, bizimle gelmek istemediğine emin misin?" Kafamı kaldırdım babamla göz göze geldim, babam. Nedenini bilmiyordum ama babama bakarken hâla içimde bir nefret oluşuyordu. Hayır Saye nedenini çok iyi biliyorsun. "Eminim baba, annemle kalacağım siz gidin, zaten köyü sevmiyorum biliyorsun." Babam bana yine o rahatsız edici bakışlarından attı.
"Hep annen ile berabersin zaten,kardeşlerinde benimle gelecek sende gel işte,sinirkendirme beni." Sonlara doğru sesi yükselmişti,anında gözlerim doldu ama bu korkudan değil,sinirdendi.
"Baba gelmek istemiyorum!" Annem bana uyarıcı bakışlarını attı. Annem her zaman babam ile benim kavgalarıma engel olmaya çalışırdı, ama bunun benim canımı ne kadar yaktığı hakkında hiçbir fikri yoktu, çünkü babam sinirlenecek diye sürekli beni sustururdu bu da çoğunlukla ben haklı olduğum için canımı yakardı çünkü annem hakkımı aramamı engellerdi.
Sinirle sofradan kalkıp odama gittim,odama girdim ve yatağıma yatıp ağlamaya başladım,hep böyleydim en ufak bir şeye ağlardım özellikle bana laf söyleyen babamsa.
Gözlerim kapanmaya başladı,her zamanki ağlayarak uyuya kaldım.
🫠
Gözlerim açıldı. Yatağımda bir süre hayatı sorguladım. klasik. Yataktan kalktım ve direkt duşa girdim.çıktım üstümü giyindim,odadan çıktım ev sessizdi, babamgil çoktan yola çıkmış Olmalıydı, annemde büyük ihtimalle hâla uyuyordu.
Önce anneme bakmak için odasına gittim, kapıyı açtım ama annem odada değildi,evi gezdim önce mutfağa sonra balkona her yere baktım ama annen yoktu. Odamdan telefonumu almak için odaya gittim annemi aradım, bir çaldı,iki çaldı,üç çaldı, ama telefonu açan olmadı. Belkide anneanneme gitmişti bu olabilirdi çünkü neredeyse her gün teyzemgille anneannemde olurdu annem.
Bu sefer anneannemi aradım, iki kere çaldıktan sonra telefon açıldı,"Anneanne, annem orda mı yine açmadı telefonunu." Karşıdan ses gelmedi,"Anneanne?" Bu sefer karşıdan derin bir nefes alındığını işittim.
"Teyzem, evden çık bize gel annenin telefonunun şarjı bitmiş." Karşıdan konuşan en küçük teyzem şengüldü.
"Tamam teyze geliyorum şimdi." Dedikten sonra telefonu kapattım.
Normalde olsa götümü kaldırıpta teyzemgile gitmezdim ama nedense bugün kendimi enerjik hissediyordum. Hızlıca üstümü değiştirdim,mutfağa uğrayıp dolaptan soğuk su şişesini çıkarıp bardağa doldurdum, içtim ve evden çıkmak için vestiyere doğru yöneldim. Evet kış ayında olmamıza rağmen soğuk su içtim, su soğuk olmadığında kendimi su içiyormuş gibi hissetmiyordum çünkü. Montumu giydim ve kapıya yöneldim, kapıyı açtım ve çıkıp botlarımı giydim kapıyı
Kapattım, ve mutsuz son çünkü telefonumu unutmuştum ve anahtarım yoktu.
Yapacak pek bir şey yoktu, merdivenlerden aşağı indim ve apartmandan çıktım. Çıkar çıkmaz soğuk hava beni esir aldı ama rahatsız olmadım, soğuk olan hiçbir şeyden rahatsızlık duymazdım.
Bahçeden çıktım ve teyzemgile doğru gitmek için aşağı doğru yürüdüm. Çok uzak değildi teyzemin evi, beş bilemedin on dakika falandı.
YOU ARE READING
Taht Ve Yara
ActionHayatın verdiği kadere razı gelmek mi? Yoksa kendi kafana eseni yapmak mı? Yasak bir hayatın içinde kendini aramak, ya yanlış kişi aslında en doğru kişiyse?
