Okunup okunmayacağı konusunda emin değilim ama yıllardır taslakta durup beynimi kemiren son hikâyemi de salıp sonunda huzura kavuşabilirim 🤩
Beautiful Mask, son yayımlayacağım olduğu için mi bilmiyorum ama benim için çoook özel ve gerçekten büyük emek harcadığım bir kurgu bu yüzden okuyacaklardan tek ricam düşüncelerini paylaşarak ilerlemeleri çünkü her seferinde belirttiğim gibi milyonlarca okunmayı arzulayan biri değilim. Olaya, az da olsa öz olması yeterli şeklinde bakanlardanım. Bu yüzden hayalet okuyucu olarak kalmayıınnnnn 💙🙏🏻🦋
Başlamadan ufacık uyarı!!!
Bu hikâye; 'anti-kahraman', bolca şerefsizlik ve sinir bozucu unsurlar içermektedir. Güvendiğiniz karakterler her an sizi sırtınızdan bıçaklayabilir ya da şaşırtabilir 🙄
Temkinli olunuz!!!
🎶Hikâyenin şarkısı: Tommee Profitt, Sam Tinnesz & Beacon Light - Enemy,
O kadar sevdim ki bir çok kısım bu şarkıyla yeniden kurgulandı kafamda.
Youtube'dan Türkçe sözleriyle birlikte dinleyin derim 😉
İyi okumalar çiçeklerim
Şimdiden kelebekleriniz bol olsun 🦋
Güney Kore
Askeri Sınır Üssü
"Komutanım, Albay Jung-jae sizinle görüşmek istiyor. General Chang da burada."
Jungkook, yazmakta olduğu operasyon raporuna bakarken hareket hâlindeki eli duraksamış ve odasına giren ere dikkat kesilmişti. Göz göze geldikleri o esnada toy asker tedirgince tekrar eğilecek gibi olmuşsa da kendisini telkin etmesi de epey hızlı gerçekleşmiş, cevap bekler gibi bakmıştı üstünün yüzüne.
Komutanınsa kısıldı hafifçe gözleri ve adeta konuşan bakışlarıyla askerinin suratını incelerken oturduğu yerden derin bir nefesle ayaklandı. İri beden, cılız bedene gölge düşürdüğü sıra astın bakışları istemsizce kendisini karınca gibi hissettiren adamın bedeninde gezinmişti fakat bu kez yürekli kalmayı başaramayarak bakışlarını zemine sabitlendi.
"Görevinin başına dönebilirsin asker."
Başını çevik bir hareketle indirip kaldırdı asker.
"Emredersiniz komutanım!"
Kendisine tahsis edilmiş odadan çıkmıştı Jungkook. Postallarının zeminde bıraktığı tok sesler koridordaki sessizliği bıçak gibi kesiyordu. Astlarının seri selamları eşliğinde ilerlerken cebindeki şapkasını tek hamlede çıkarıp başına geçirdi. General Chang'ın varlığı, havayı normalden daha resmi bir hâle getirmişti çünkü. Albayın kapısının önünde durup üzerini son kez düzeltti ve içeriden gelen "Gel!" komutuyla birlikte ifadesiz bir yüzle kapıyı açıp içeri adımladı.
İki üstünün karşısında hazır ola geçtiğinde "Yüzbaşı Jungkook!" diye rütbesini belirtip Albay Jung-jae ile General Chang'ın yüzlerine baktı.
Sert kıvrımlara sahip çehresine aykırı duran gururlu gülüşü eşliğinde ayağa kalktı albay ve "Gel Jungkook," diyerek söyleminin aksine genç komutanın yanına bizzat kendisi gidip babacan bir tavırla elini sırtına vurarak pat pat sesleri çıkardı.
"Senin ve Gölge Timi'nin operasyondaki başarasından söz ediyorduk. Sivillerimizi yara almadan bölgeden çıkarıp yıllardır peşinde olduğumuz örgütü çökerttiğinize inanmak güç. Bu sebeple seni tören öncesi bizzat tebrik etmek istedik. Özel tim kurma konusundaki olumlu düşüncelerimizde bizi haksız çıkarmadığınız için bir kez daha gururlandık evlat,"
YOU ARE READING
Beautiful Mask • Taekook
FanfictionAşk, en keskin gözleri bile bulanıklaştırır... -Taekook 𐤀 •Enemiestolovers •Slowburn
