İçimdeki savaşçı sayesinde savcı olmuş nivan karaYıllar sonra...
Hayat herkes için bir çıkamazın adıydı çünkü ben yıllarca bana aslında ölümü hatırlatan bir düsmanıma bel bağlamıştım. Kimse birkere olsun sormuyordu denize düşüp yılanı neden insanlara tercih ettiğimi. Gerçi sormasalarda olurdu karanlın ışık istemezdi. Ben zeylan karaman piskopat aşığımın kalemini kırmak için yeniden doğmuştum. Şimdi adliyede yürüyrodum üstümde siyah takım kırmızı siyah bir topuklu ile adliye kapısında körüdorun sonunda ki zaylan karaman savcı ismi yazan kapıya bakıyordum. Şimdi geçmişim ve geleceğim belli olucak ben birkere daha ya kazanacak yada kaybedicetim. Sonunda odamın kapısına geldim ve içeri girdim. Odamda sahte bir sadelik ve anlayışsız adalet beklentisi vardı. Bu odada belki birsürü kadın, çocuk ,genç, yaşlı yada bir adamın ölen cesedi konuşulmuştu. Ama benim konuşacağım adaletin sadece kendim için olan tarafıydı. Onca insanın sesi olmazdım çünkü daha ben çığlık atmayı bilmiyordum .tam o anda kalemim içeri girmiş:
"Savcım günaydın bugün birkaç duruşmanız var birde Adnan hakim bir dosya gönderdi. Sizin kontörlüzde yeni gelecek olan baş savcı ile çözücekmişsiniz." Dedi ama yeni gelen baş savcı kimdi bilmesemde umrumda değildi. Kalemime bakarak.
"Tamam sen çık banada sade birbkahve getir. " Başını sallayıp çıktı ondan sonra koltuğuma oturdum. Derin nefes alıp yeni gelen bir dosyalardan birini açtım ve öyle bir cinayetle karşılaştık ki belkide bir çok kişi hayretler içinde kalırdı. Doğada
T.C.
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
CİNAYET SORUŞTURMA DOSYASI
Dosya No: 2025/1448-CİN
Soruşturma No: 2025/ZZK-1
İnceleme Kategorisi: Şüpheli Ölüm / Kasten Adam Öldürme
Dosya Durumu: AÇIK (Gizlilik kararı alınmıştır.)
Atanan Savcı: Zeylan Kaya – Kıdemsiz Vekil
Teslim Tarihi: 27.06.2025
---
OLAY ÖZETİ:
Maktul: Burhanettin Varlı
Meslek: Kriminal Biyolog (Emekli)
Yaş: 71
Ölüm Tarihi: 24.06.2025
Ölüm Yeri: Kadıköy / Koşuyolu Mahallesi, şahsi ikamet adresi
Bulunma Saati: 04.12
İlk Teşhis: Yatakta kalp krizi
Adli Tıp Ön Tanısı: Kardiyak arrest
Kesin Ölüm Nedeni: Bilinmeyen kaynaklı sinirsel bozulma ile birlikte gelişen kalp kası çökmesi
---
OLAY YERİ İNCELEME RAPORU:
Maktul, evinin yatak odasında yüzüstü yatarken ölü olarak bulunmuştur.
Odada fiziksel mücadele izine rastlanmamıştır.
Tüm pencereler ve giriş kapısı içeriden kilitli konumdadır.
Güvenlik kameraları olay günü çalışmamıştır (Harddisk yanık halde bulunmuştur).
Maktulün sağ elinde boş bir kâğıt tutulmaktadır. Üzerinde kömür kalemiyle sadece "= ΔC ∴ 3:18" yazılmıştır.
Kağıt üzerindeki işaretlerin kimyasal analizi: Karbon bazlı pigment içerdiği, el yazısının maktule ait olduğu saptanmıştır.
Odanın tavan lambasında farklı marka bir ampul bulunmuştur. Ampulde sıvı azot buharı izlerine ve iç bölmesinde frekans modülü yerleştirilmiş şekilde bulunmuştur..
Okuduğum onca cinayet dosyası olabirdi ama bu gerçekten zekice kurgulanmıştı. Anlaşılan olaya bakan hakan savcı bu duruma çözüm bulamadı ve adliyeye yeni geldiğim için cevval olucağıma kanaat gerektirip bana vermişti Adnan savcı. Ama her ne olursa olsun bu olayı çözüp çok büyük bir şekilde namımı büyütmen gerekiyordu. Tam ben bunları düşünürken odaya piskopat aşığımdan öğrendiğim. Deha karar yani Cumhuriyet savcısı girmişti. Bu amdan hiç haz etmiyordum. Her seferinde o igneleyen bakışlarını bilirdim. Çünkü fakültede derslere giriyordu. Bende onu hiç sevmezdim.Gine o kibriyel konuşmaya başladı;
Dosyayı duydum. Pek "hırslı" bir açılış olmuş senin için…
Yeni gelenlere genelde basit evrak işleri verilirdi. Ama tabii, sen farklısın, değil mi?derin nefes alıp konuşmaya başladım:
"Farklı olduğumu sen bile fark ettiysen… sistem sandığımdan daha adil demek."
Deha hafif bir kahkaha atarak :
O dosya yıllardır çözülmedi. Üzerinden geçen savcılar ya kafayı yedi ya da istifa etti.
Seninkisi heves mi, yoksa kendini ispat çabası mı? Kibirinde boğacatım ama sakın kalarak konuşmaya başladım;
"Bazı insanlar dosyanın karmaşıklığını görür, bazıları çözümün satır aralarında gizli olduğunu.
Sanırım sen ilk gruptasın, alışkanlık." Dedim ve konuşmaya başladı;
"Bu şehir sabırsızları yutar, Zeylan.
Adalet dediğin şey satranç gibidir… aceleyle oynarsan piyon bile olamazsın. "Soğuk bir şekilde sırıtarak baktım ve konuşmaya başladım;
"Ben zaten piyon olmaya gelmedim Deha.Ben satranç tahtasını yakmaya geldim."
YOU ARE READING
ANKA DÖNÜŞÜ
Teen FictionBazı anlar vardır yok olur sonrası ise cehennem olur öylece yanar sonra bizler için o acı çığlıkları başlar aynı şu karedenizin uçsuz bucaksız ölümlerini izlemek gibi. Şimdi fırtanasına katlandığım toprağımdan babamın bana cehennem değil orası cenne...
