Yeni bir ficle geldimm.Tatile girdiğimiz için yeni ficler yayınlamaya devam etmeyi düşünüyorum :)
Umarım bu fici de beğenirsiniz ❤️
Buraya fice başlama tarihinizi alabilirim 👉
İyi okumalarr
...
Seul Üniversitesi'nin soğuk ve gri taş duvarlarının arasında bir gün daha başlıyordu. Kampüs, sabah güneşine inat serin bir rüzgarla ürperiyor, sararmış yapraklar taş yolları dans ederek süslüyordu. Herkes ya bir yerlere yetişmenin telaşında, ya da düşüncelerine gömülmüştü. Ama onların gözleri hâlâ buluşmamıştı.
Jungkook, klasik kampüs kafesinde tek başına oturuyordu. Sol yanında not defteri, sağında sade kahvesi... Her şey olması gerektiği gibi düzenliydi. Siyah saçları alnına düşüyor, gözleri dikkatle önündeki satırları inceliyordu. Ama onun zihni, aslında cümlelerden çok uzaktaydı.
Sınıftaki çocuklardan birinin geceden bahsettiği sözler hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
"Taehyung yine biriyle çıkmış. Her hafta başka biri, cidden inanılmaz..."
Taehyung.
O isim... içini tuhaf bir şekilde sıkıştırıyordu. Sınıfta hiç konuşmamışlardı. Hatta doğru düzgün göz göze bile gelmemişlerdi. Ama ne zaman o çocuğu uzaktan görse, gözlerini kaçırmadan edemiyordu.
Çünkü Taehyung çok başkaydı.
Kampüsün neresinde olursa olsun, o görünce sanki renkler değişiyordu. Herkes griyken, Taehyung kırmızıydı.
Kırmızı ceketli çocuk.
Kalabalıkta bile yalnız duran, ama yalnız kalmayı asla beceremeyen biriydi. Sürekli gülüyor, flört ediyor, ama derinlerde hep başka bir şey gizli gibi... Jungkook bunu hissediyordu.
Her hafta başka biriyle yatmasına ise şaşırıyordu.O bu konulardan çok uzaktı.Kendisi bakireydi.Seksin nasıl hissettirdiğini bile bilmiyordu.Ama bilmeyi çok istiyordu.O da aşık olduğu kişiyle bu duyguyu yaşamak ve hissetmek isterdi.
Ve işte o an.
Kafenin kapısı açıldı.
Rüzgarla birlikte giren kişi, deri ceketini iki parmağıyla hafifçe omzundan kaydırdı. Gözlüğünü yukarı itip ortamı taradı. Ardından... Jungkook'un oturduğu masaya doğru yürümeye başladı.
Adımları ağır ama emindi.
Jungkook istemsizce yutkundu. Nefesi kesilmiş gibiydi. Kitabına dönmek istedi ama parmakları titriyordu.
"Geliyor... Bana mı geliyor?"
Hayır, saçmalıyordu. O Taehyung'tu. O tür insanlar Jungkook'un olduğu dünyaya dokunmazdı. Değil mi?
Ama hayır, çocuk doğrudan onun masasının önünde durdu.
"Burası boş mu?" dedi, sesi yumuşak ama karşı konulmazdı.
Jungkook gözlerini kaldırdı. İlk kez bu kadar yakından bakıyordu. Taehyung'un yüzü... yakıcıydı. Gözlerinde sanki karanlık bir sır gizliydi.
Jungkook yutkundu. "Evet," diyebildi sadece.
Taehyung oturdu. Masanın karşısında, dizlerinin tam hizasında. Ceketini sandalyeye astı, bacak bacak üstüne attı. Parfümü çarpıcıydı. Baharatlı ama hafif tatlı...Jungkook'un burnuna dolarken kalbine de yayıldı.
ESTÁS LEYENDO
Just a Deal • Taekook
RomanceÜniversitede aynı kampüste okuyan ama çok farklı dünyalardan gelen iki genç...Bir gün yolları kesişiyor. İkisi de yalnız, ikisi de dokunulmaya aç. Ve Taehyung bir teklif sunuyor: "Sadece beden... Aşka bulaşmak yok. Hazır mısın, Jungkook?" -Semetae ...
