1. bölüm

1.4K 31 0
                                        

Ben Ahla Tarhanlı 17 yaşıma girmek üzereydim 3 gün vardı doğum günüme, Tarhanlı aşireti'nin  kızıyım ben ne babası'nın biriciği, ne annesi'nin güzeliyim beni kendi ailem bile sevmedi. Abim var bitek anam, babam canım olan bi abim var Ahmet Yusuf Tarhanlı can yarım diye sever beni 25 yaşında sevdiğini alamadan kaybedince benim için yaşamaya başlamıştı.

Dedem Muzaffer Ağa 2 Amcalarım yengelerim ve onların 8 çocuğu da yaşıyordu bizimle konakta, annem, babam ve abim ben doğmadan önce farklı bir konakta kalıyorlarmış sonra ben doğunca dedem bizi buraya aldırmış.

Babam Tahsin dedemin gölgesi gibidir ama aşiretin başına geçen sene abim Ahmet Yusuf geçti, dedem abime çok düşkündür ailem abimi ne kadar çok seviyolarsa beni de bi o kadar sevmiyolardı. Amcamların da çocukları büyüktü ama abim yeri geldiğinde sert yeri geldiğinde anlayışlıydı en önemlisi de mert ve sözü eriydi diğer ağalara sözünü geçirebiliyordu abim, bu yüzden dedem onu  daha uygun buluştu ağalığa.

Ben de abimin aşiret ağası olmasıyla birlikte hanım ağa oldum sağolsun abim çektiğim eziyetten ve şiddet'ten beni bu şekilde kurtarmıştı. Gerçi dedem hâlâ vuruyordu ama abime söyleyemem artık daha büyük dertleri varken bide bizimle uğraşmasını istemiyorum tâbi bide söylersem yine kemiklerimin kırılacağını biliyorum.

Neyse yine kendi kendime çok konuştum okula geç kalmadan odamdan çıksam iyi olacak.

Merdivenlerden asaletli bi sakinlikle indim ve avluda kahvaltı yapan 'sevgili
aileme' selam dahi vermeden kapıya yöneldim abim bu gün erken çıkacaktı şirkette önemli toplantısı vardı o yokken bende sofraya pek oturmazdım tabi diğerlerinin de canına minnet.

Konağın kapısını yardımcımız Seyhan abla açtı kendisi uzun yıllardır yanımızda çalışıyordu bana karşı bi saygısızlığı olmadığı gibi sevgisi de yoktu ama düzeyli bir konuşmamız oluyordu bazen kızı için yardım istediğinde onu  geri çevirmediğim için minnet duygusuyla bi kaç kez yemeğe inmedim diye yemek yiyip yemeyeceğimi sormuştu. Onun dışında diğer yardımcılar nasılsa öyle davranmaya devam ediyordum.

Konaktan çıkmış abimin güvendiği korumalardan biri geçti şoför koltuğuna.
Okulum pek uzak değildi araba ile 15 dakika sürüyordu.

Araba durduğunda kapımı açıp indim araba'dan öğrenciler beni görünce önümden çekilir bana yol verirlerdi okulun hanım ağasıydım kimse benim olduğum yerde kimseye hakarette edemezdi zorbalıkta yapamazdı zor olmuştu ama okuldaki bütün çıbanları ezmiştim.

Ben abimin kardeşiyim onun gibi sözünün eri olduğum kadar acımasızdım da. Ama 2 yıldır gönlümü çelen Umud'um vardı o benim gibi aşiret mensubu biri değildi durumları iyiydi ama, kalbi çok güzeldi sevdiğimin.

Her ne kadar 2 yıllık sevgilim olsada abime ve kendime verdiğim söz için eli elime değmemişti bile fazlası olmamıştı. Evlenmeden kimseyle yanak yanağa bile olmam demiştim abime evleneceğim adam ait olmadan bu şekilde masum kalacaktım.

Umut ilk zamanlar çok kızıp gürlesede daha sonra beni anlayıp nikahımıza kadar sabredeceğini söylemişti.

Ben sınıfıma çıkmış oturmuşken okuldaki ayaklarım, kollarım hatta gözlerim olan ekipde hemen yanıma damlamıştı, bu çocukları ağır eziyetten kurtarmış ve onları kendime bağlamıştım arkadaşlarım olmuşlardı ama sadaklatli ve cesurlardı.

Okul açılalı henüz 1 buçuk ay olmuştu, bu yüzden pek bişey olduğunu sanmıyordum. Ama her gün gelip duyduklarını veya gördüklerini anlatır ona göre benden talimat alırlardı.

Yine sırayla dizildiler karşıma önce Serhat konuşurdu sonra Behram, Muhsin en son da Tahir konuşurdu yine öyle oldu.

"Anlat Serhat."

AhlaTahanan ng mga kuwento. Tumuklas ngayon