1.

21.1K 611 116
                                        

"Biz beceremedik

¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.

"Biz beceremedik. Sevmeyi de, terketmeyi de."


"Soru sormayı kes artık." Duyduğum nefret dolu sesle başımı kaldırıp Eren'e baktım. Nerdeyse 10 dakikadır onunla konuşmaya çalışıyordum ama beni dinlemek yerine, cevaplamak yerine susturuyordu.

"Sadece işlerinin nasıl gittiğini sordum," diyerek ona baktım. O ise her zamanki soğuk ifadesini sürdürdü. O hep böyleydi, onu tanıdığım günden beri bana karşı böyleydi.

"Ve bende soru sormayı kes dedim."

Zehir püskürüyordu. Oturduğum yerden ayağa kalktım ve öfkeyle alt dudağımı ısırdım. Bir kaç gün sonra Eren yine bir göreve gidecekti ve benimle konuşmak yerine konuşmamayı tercih ediyordu.

"Zaten gideceksin. Neden iki normal insan gibi oturup konuşmuyoruz?"

Yüzüme baktı, ağzını açtı ama hiçbir şey söylemedi. Ben ise buzdolabını açtım ve soğuk suyu çıkardım.

"Belki de seninle konuşmak istemiyorumdur."

Bardak elimden yere düştü, Eren umursamadan ayağa kalktı ve mutfaktan çıktı. Göğsüme bir bıçak saplanmış gibi hissettim.

Bunu hep söylüyordu fakat bu sefer sesindeki kendinden emin tonu kalbimi paramparça etmişti. Bardağa baktım, paramparça olmuştu. Sessizce toplamaya başladım.

19 yaşımda bu adamla evlenmiştim. Beni sevmediğini çok iyi biliyordum ama belki onu kendime aşık ederim diye evlenmiştim. Aşık olmadı, o beni hiç sevmedi.

Bu ise düşündüğümden daha fazla kalbimi acıtıyordu. Onunla oyun oynamak isterken kendi kazdığım kuyuya düşmüştüm. Ama herşey için çok geçti. Hiçbir şey yapamazdım.

Eren içeri tekrar girdiğinde üstünde asker üniforması vardı. Yanıma yaklaştı, ona baktım. Boynundaki Ay dövmesi hep hoşuma gitmişti ve bunu ona söylediğimde ise "kötü gözlerinle bakma," demişti.

"Erik var mı?" Bana bakmadan konuştu. Buzdolabından ona erik verdim. "Gidiyor musun şimdiden?"

"Çağırdılar." Masaya oturduğu an telefonuna arama geldi ve erik yemeden çıkıp gitti. Ev yine sessiz bir mezarlığa dönüştü. İçim bu evde daha fazla bitkin düşüyordu.

Bu adamın neyi vardı? Annesi yoktu, babasından haberi bile yoktu. Tek tenha bir şekilde yetimhanede büyümüştü ve babamın anlattığına göre çok belalı bir çocuk olmuştu.

Herkese sataşır, kimse ile anlaşmaz, hep disiplin cezası alan birisi olduğunu babam hep bana anlatırdı. Peki ne için evlendirmişti beni bu adamla? Annesi istemişti bunu.

ESEFDonde viven las historias. Descúbrelo ahora