Aşk geç yada erken her insana uğrayan bir duyguydu.Sevda ise sadece sadece şanslı insanlara uğrardı.Çocukluğumdan beri kendimi hep şanslı hissetmiştim çünkü herkes aşkı yaşarken ben daha da ilerisini sevdayı tadıyordum.
Ama artık bu tattan mahrum kalmıştım.Kalmak zorunda olmuştum.Bu beni yıllardır içinden çıkamayacağım bir buhrana sokmuştu.Belki de yıllar sonra çıkacağımı bilmeden beklerdim.Hep bekledim.Hayatım beklemekten ibaret oluncaya kadar bekledim.
Severek,özleyerek,acı çekerek, korkarak bekledim.En önemlisi unutmayarak bekledim.Bir gün beni unutursa başkasıyla olur korkusuyla bekledim.
Kalbim ona olan özlemimden her sızladığında onunla olan güzel anılarımı hatırlayarak özlemimi giderdim.Tek onsuzluğu gideremedim.Bunun da tek yolu bir gün onun tekrar buraya Rize'ye dönmesiydi.
Aşk ile sevda arasında ince bir çizgi vardı.O çizgi ince haliyle birçok şeyi değiştiriyordu.Aşk;Bir kalbin birçok insana defalarca kez olabilecek hislerin bir çırpıntısıdır.O heyecan hiç bitmez,aynı kalır sanarsın.
Sevda ise;bir kalbin bir insana ilk ve son çırpıntısıdır.O heyecan hiç bitmez, öyle kalır sanmazsın.Sen kendin öyle kılarsın.
Aşkta kalp herkese atabilirken sevdada son nefesine kadar yalnızca bir kişiye atar.
Zaman diye bir kavram da vardır.Bazen iyileştiren bazen kanatandır zaman.Sabredene ilaç bekleyemeyenin azabı olur.Ben ise sabırlı halimle bile onsuzluktan kanıyordum.Bu kanama onun varlığıyla son bulacaktı.Varlığını hissetmezsem ise bu kanamayla ölecektim.Bakalım beni tekrar yaşatacak mıydı?Yoksa yokluğu ile öldürecek miydi?
O beni çocukluğumdan beri hep yaşatmıştı.Yine öyle olacaktı çünkü yaşamak bazen birinin varlığı ile olurdu.Ve ben Efsun Parlar onun gelişiyle tekrar soyadım gibi parlayacak.Ona ışık olacaktım.
YOU ARE READING
Yeşile Meftun
Teen FictionBir insanın yakalandıktan sonra kurtulamayacağı tek şey vardı.Sevda.Bende çocukluğumdan beri yakalanmış ve sıkı sıkı tutunmuştum hissettiğim en güzel duyguya.Bir gün hissettiğim en güzel şeyi unutacağımı bilmeyerek tabi.
