Hemos actualizado nuestras Pautas de Contenido.
Consulta las pautas más recientes para seguir compartiendo historias de forma segura.

Tanıtım

3 0 0
                                        



01/05/2000

Günlerden 1 Mayıs. Türkiye'nin farklı şehirlerinde on bir farklı hastanede devrim yaratacak on bebeğin dünyaya geliş günü. Bu acımasız dünyada isimlerini tarihe kazıtacak on bebek. Pek çok acıya göğüs gerecek ama yine de devrilmeyecek on bebek. Ağlamaya vakit bulamayacak kadar meşgul on bebek.

Hayatlarını çalışmaya adamış on bebek. Nefes bile alamayacak kadar çok çalışan on bebek. Çalışmalarının karşılığını yeterince alacak ama yine de yetersiz kalacak on bebek. "Ya itaat ya ölüm" diye büyütülecek on bebek.

Her birinin ismi belirlenmişti. Her bir isim onların hayatlarını temsil edecekti.

İlk doğan bebeğe Burak ismi verilmişti. Adı gibi hızlı, süratli olsun diye. Koşarken yorulmasın diye. Gök gürültüsü parlarken bile onu yüceltsin diye. Şimşeği kendine benzetsin diye.

İkinci doğan bebeğe Sarp adı verilmişti. Sürekli dik dursun, kararlarından vazgeçmesin, her acıya karşı güçlü olsun, çetin kişiliğiyle insanları hayrete düşürsün, azmiyle her işi başarsın diye. Elindeki silah onsuz da atış yapabilsin diye.

Üçüncü bebeğe Cem adı verilmişti. Herkes tarafından ulu, lider, başkan olarak bilinsin diye. Soğukkanlılıkla tanınsın diye. En zor zamanlarda bile yıkılmak yerine yıkılanları ayakta tutsun diye. Hep önde dursun, arkasındakileri asla yanlız bırakmasın diye.

Dördüncü bebeğe Ulaş adı verilmişti. Adı gibi istediğine ulaşan biri olsun diye. Pes etmesin diye. Her şey önünde diz çöksün diye. Dostlarına ihanet etmesin diye. Her ağlayanı ayakta tutsun diye. Gözünden göz yaşı değil kan aksın diye.

Beşinci bebeğe Altay adı verilmişti. Altay Dağları gibi heybetli olsun diye. Tüm dünyayı tek eliyle kaldırsın diye. Köklü soyadının her yerde konuşulması için. Dillere destan bir güce sahip olması için. Ağlarken bile gücüne güç katması için.

Altıncı bebeğe Çağrı adı verilmiş. O seslenince devrin dönmeyi durdursun diye. O çağrınca ayağı kopan bile koşsun diye. O bağrınca duymayan bile yanına gitsin diye. O gösterince görmeyen bile görsün diye. O dokununca felç olan bile hissetsin diye.

Yedinci bebeğe Çağatay adı verilmiş. Her yere namı salınsın diye. Yedi cihanı aynı anda yönetebilsin diye. O söz konusu olunca düşmanı bile canını versin diye. Verdiği emirler anında yerine getirilsin diye.

Yedinci bebeğe Sarper adını vermişler. Kahraman, yiğit, acımasız ama aynı zamanda merhametli biri olsun diye. Ağzından her kelime insanlık için bir hazine olsun diye. Her acıya dayansın diye. Yanındakilerin canı acırsa canı acısın diye.

Sekizinci bebeğe Kuzey ismi verilmiş. Pusulalarda yön gösteren kişi olsun diye. Daimliği tüm cihana yayılsın diye. Işıkları açan kişi olsun diye. Karanlık onun her bir adımında dağılsın diye. Hiç çare kalmamışken bile çareyi bulsun diye.

Dokuzuncu bebeğe Aybige ismi verilmiş. Ay gibi güzel, dolunay gibi parlak olsun diye. Zeka diyince akla ilk o gelsin diye. Geçtiği yolda herkesi güzelliğiyle etkilesin diye. İş onunla konuşmaya gelince herkes dilini yutsun diye.

Onuncu bebeğe Nane ismi verilmiş. Geçtiği yerler ferahlasın diye. En karamsar yerlerde bile aydınlığı temsil etsin diye. Her bayat insanın yanında taze olsun diye. Her sorunun cevabı olsun diye. Hep kazansın diye.

Doğdukları andan itibaren hayat onlar için her saniye zorlaşıyordu. Hayatta kalmak için çalışmaları ve itaat etmeleri gerekiyordu. Onları zorlu bir hayat, acımasız bir dünya bekliyordu. 

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Jun 05, 2025 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

YangınHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora