GİRİŞ

63 3 4
                                        

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Korkma, yiğitler'imiz topraklarımıza al boya bulaştırmayacak

Korkma, hilal yıldız hep dalgalanacak

Hilal timi toplantı masasında oturmuş emrah komutanı bekliyordu. Her birinin gözünde alınması gereken intikam, silinmesi gereken kanlar vardı. Toprağa bastıklarında analara, babalara, evlatlara mutluluğu paylaşmaktı.

Toplantı odasının kapısı açılınca hilal timi aynı anda sandalyelerinden kalkıp asker selamı verdiler. Emrah komutan masanın başına geçip ellerini arkasında birleştirdi. Sert mizacı ve dik duruşu hep askerlerin özenle bakması'nın sebebiydi.

"Asker rahat"

Askerler sert adımlarla rahat konumuna geçtiler.

"Hazır ol"

Ve aynı güçlükle hazır ola geçtiler.

"Günaydın asker"

"Sağol"

Gür sesleri odanın duvarlarını titreti.

"Oturun"

Hilal Timi kalktıkları yere tekrar oturduklarında emrah komutan masanın üzerinde duran kumandayı alıp projeksiyonu çalıştırdı.

"Aradığımız adam issam el- Esad bu bir terör örgüt kurucusu.eşi ve kızıyla yıllar önce İstanbul'da yaşıyordu. Bildiğiniz gibi o dönemlerde bir şirket mağazasında çatışma olmuştu ve esad'ın karısı suzan o çatışmada bir polisimizin dikatsizliğiyle başından vurulup öldü. "

Kumandayı tekrar alıp olayın görüntülerini ortaya çıkardı.


"Kadını öldüren polis bir aylığına görevinden alınıp başka bir şehire atanmış. Esad bunun kasten yapıldığını düşünüp polisin bir akşam vakti evine baskın yapıp eşi ve 2 çocuğuyla şehit düşürdü. "

Askerlerin bunu bilmelerine rağmen öfkeleri tekrar canlandı. Pimci yani umut elini yumruk yapıp masaya vurdu.

"Şerefsiz köpek" Dedi.

Yanında oturan timin komutanı yiğit ona ters bir bakış attı.

"Afedersiniz komutanım. "

Emrah komutan tekrar kumandayı eline alıp bu sefer Irak'ın sınır haritasını gösterdi.

"Hilal Timinden astsubay yıldırım karmen'i Esad'ın bölgesine bu 3 aydır köstebek olarak yerleştirdik.yıldırım dün akşam vakitlerinde Esad ve adamları'nın Irak'ın harabe bir köyünde sivillerle kaldığını bildirdi."

Yiğit elini o kadar çok sıktı ki avucundaki kalem'in kırılma sesi timin dikkatini çekti. Özellikle de emrah komutanın dikkatini çekti.

"Çocuklar bu görevi size veriyorum. Ve vereceğim asıl bu emire sadık duyun, sakın öfkenizi yenik düşüp bu operasyonu bozmayın. "

Projeksiyonu kapatıp yönünü yiğit'e çevirdi.

"Özelikle sen yiğit yoksa sivillerin ve kardeşinin canı tehlikeye girer. "

Yiğit başını eğmiş şimdiden o piçin ölüm seneryolarını hazırlıyordu.

"Yiğit anlaşıldımı. "

Emrah komutan sesiyle yiğit sanki onu yeni duyuyormuş gibi başını kaldırdı.

"Anlaşıldı komutanım. "

O odadaki herkes ki yiğidin bu sözü çiğniyeceğini biliyordu

" Hilal timi yas operasyonu Yarın Şafak Vakti başlayacaktır. Sivilleri ve esad'ı burda görmek istiyorum. "

Emrah komutan sandalyesinden kalkıp hiç ödün vermediği dik duruşuna geçti.

"Önce birbirinize sonrada hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Allah yardımcınız olsun. "

Askerler ayağa kalkıp selam verdiler.

"Sağol"

Emrah komutan dışarı çıktığında yiğit'in aklında sadece kardeşi vardı. Peki bu görevde öldü bildi sevdiği kızı yılar sonra karşısında bulunca aklı kiminle meşgul olacaktı.

Arkadaş yurdumu alçaklara uğratma sakın

Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın

Hilal timi alçaklar için canını bu millete siper etmişti .

Vatan onlara ,

Vatan canlarına emanetti.

CANIMA EMANETTahanan ng mga kuwento. Tumuklas ngayon