Hayatın acımasızlığından ve bu hayatın bana yaşattıklarına dayanamıyordum.Bu hayattan vazgeçiyordum.Aynı annem gibi bende intihar etmek istiyordum ve kurtulacaktım.
İntihar etmek için yürüdüğüm yolda bir aracın bana çarpmasını beklemiyordum,bana çar...
Oups ! Cette image n'est pas conforme à nos directives de contenu. Afin de continuer la publication, veuillez la retirer ou mettre en ligne une autre image.
🔗All The Things She Said
Hayat bazen çok acımasız oluyordu.Çok canımı acıtıyordu.Böyle olmak zorunda mıydı?
Sorguluyordum kendimi, ben bunları yaşayacak kadar ne günah işledim diye ya da hak ediyor muydum bilmiyordum ama bu yaşadığım şeyler benim için çok fazlaydı, heleki son yaşanan olay.
Şuan gece yarısı ıssız bir sokakta yürüyordum,hayır ağlıyordum,ya da yağmur yağıyordu ıslanıyordum bilmiyordum,kafamı toparlayamıyordum.
Şiddetli bir rüzgar estiğinde üşüdüğümü fark ettim. Islak olduğum için daha çok üsüyordum ama ne fark ederdi ki şuan bunun bir önemi yoktu.Elimdeki içki şişesinden bir yudum daha aldım ve yürümeye devam ettim.Düsünmek istemiyordum,düşünürsem daha kötü olacaktı o yüzden içiyordum.
Anayola gelmiştim yürüye yürüye eve gitmek istemiyordum, zaten gidecek bir evim de yoktu.İçkiden bir yudum daha aldığımda dibine geldiğini fark ettim ve sabahtan beri kaçıncı şişeydi bilmiyordum.Posetteki son şişeyi de açtığımda 4. şişe olduğunu anladım kafam uçmuştu biraz.
Evet biraz çünkü bu yaşadığım hersey 2 yıl önce annemin intihar etmesiyle başlamıştı ve o zamandan beri içiyordum artık alışkın olduğum için yani alkolik olduğum için çok çabuk sarhoş olmuyordum.
Yağmur şiddetini biraz daha attırdığında bunu önemsemedim ve yürümeye devam ettim nereye kadar yüruyecektim bilmiyordum hatta bundan sonra yaşayacak mıydım, yaşama isteği duyacak mıydım bilmiyordum,aslında biliyordum:Hayır.
Sonuncu şişeyi de tekrar içmek için ağzıma götürdüğümde ağzıma sıvı gelmediğinde bittiğini anladım.Boş şişeyi çöpe attım gözlerim biraz puslu görüyordu ve başım çatlayacak derecede ağrıyordu.
Yerde gördüğüm kağıt parçasıyla aklım bir anıya gitti annemin intihar etmeden önce bana yazdığı mektup.
"Artık dayanamıyorumkızım,bu hayat yaşanılmayacak kadar acımasız ve adaletsiz,kendine iyi bak ben bu hayattan vazgeçiyorum.ama sen yasamaya devam et tamam mı güzel kızım.Seni seviyorum,..."
Ah be anne sensiz ne kadar boktan geçti bu hayat,bende dayanamıyorum ne yapayım bende mi intihar edeyim?
Düşünmedim mı zannediyorsun anne... Her gece düşünüyorum bu hayattan vazgeçmeyi ölmeyi düşündüm.Sen sırf yaşamaya devam etmemi istediğin için hala yaşıyorum şuan ama artık dayanamıyorum anne.
İntihar kelimesi artık horkutucu gelmiyordu kulağa.Senin intihar haberini aldığımda korkmuştum,ama aslında korkulacak bisey yokmuş sen kendini kurtardın bu hayattan bende öyle yapacağım anne hatta şuan!Evet alt tarafı ne kaybederim ki?
Hayatımı...
Bir kahkaha attım bu cevaba, zaten istediğimde bu değil miydi:)
Yolun karşısınadoğru yürümeye başladım.Çünkü karşıdaköprü vardı ordan kendimi denize atabilirdim ve böylece ölebilirdim güzel bir intihar fikirdi.Aslında değildi ama bu baş ağrısında ve biraz uçmuş aklımla aklıma tek gelen ölüm fikri buydu:Denize atlayacaktım.
Yolun tam ortasından geçtiğimde bana doğruhızla gelen arabayı fark etmedim ve araba yağmurun etkisiyle de duramayarak bana çarptı.
Kadere bak ki ben kendim intihar etmeye giderken başka biri arabayla bana çarpıyor ve ben ölüyorum kulağa hoş geliyor...