Giriş

2 0 0
                                        


SİAZ

YAZIM TARİHİ:27.7.2025
YAYINLANMA TARİHİ:27.9.2025

DİKKAT!
Bu kitapta hakaret, psikolojik ve fiziksel şiddet, cinayet gibi tetikleyici unsurlar bulunmaktadır. Kaldıramayacağınızı düşünüyorsanız, okumamanız sağlığınız açısından çok daha iyidir.

• Bazı sahneler 3. ağzından anlatım ile yazılmaktadır. Genel olarak kitabı 1. ağızdan anlatım ile okuyacaksınız

    Yeni evrenime hepiniz hoş geldiniz
                   ve keyifli okunmalar!

Yorum yapıp, beğenmeyi unutmayın şimdiden teşekkür ederim.

6/6/2011 
Oturduğum yerde etrafa korkuyla bakıyordum. Neler oluyordu, anlamıyordum. Herkes çok öfkeliydi, birbirlerine bağırıp duruyorlardı. Babamla Kenan Amcam birbirlerini çok severdi, en yakın arkadaşlardı, kardeş gibilerdi. Öyleyse neden şu an birbirlerine bağırıyorlardı?

Bakışlarım annemle Elana hanıma kaydı. Onların da babamla amcamdan farkı yoktu. Onlara bakmayı bırakıp, yanımda oturan Dimitriye çevirdim bakışlarımı. Onun bakışları zaten benim üstümdeydi.

"Dimitri," diye mırıldandım.
"Korktuğunu biliyorum," diye cevap verdi.

Bu durumda bile beni şaşkınlığa sokmayı beceriyordu. Ne diyeceğimi önceden nasıl biliyordu, asla anlamıyordum.

Dimitri hiçbir uyarıda bulunmadan başımın arkasından tutup, başımı nazikçe göğsüne gömdü. Etrafı görmemem için yaptığını biliyordum.

Dimitrinin bakışları, kafası göğsünde olan küçük kızdaydı. Saçlarını okşamak üzereyken, son anda vazgeçti. Bakışlarını kızdan kaldırıp, etrafa baktı. Her şeyin değiştiğini, bir daha asla eskisi gibi olmayacağını biliyordu.

Onun da yaşı küçüktü ama olanları ve olacakları kavrayacak kadar büyüktü. Bakışlarını tekrar küçük kıza çevirdi. Tüm kalbiyle bağlı olduğu bu kızdan uzaklaştırılacaktı. Belki bir daha birbirlerini göremeyeceklerdi bile.

Dimitrinin en kötüsü olarak düşündüğü buydu.
Ama hayat, onlar için daha kötülerini planlamıştı.

"Dimitri," diye mırıldandı küçük kız. "Benim babam canavar mı?"

Cevap yoktu.

"Çizgi filimlerde izlediğimiz canavarlar gibi korkutucu görünüyor."

Babasını süper kahraman olarak gören kız, o gün ilk defa babasının canavar olma ihtimali ile karşı karşıyaydı. Küçük kızın fark ettiği şeyse, her zaman ona cevap veren Dimitri'nin ilk defa onu cevapsız bırakmış olmasıydı.

Zihninin içinde, neden cevapsız bıraktığına dair binlerce düşünce geçti. Ama ağzını açıp tek bir kelime dahi etmedi.

Dimitri yutkunup gözlerini yavaşça kapattı.

Sidelya, Dimitri ona cevap vermediği için onu sorgulamamıştı. Bu garipti, çünkü genel olarak Sidelya her şeyi sorgulayan bir yapıya sahipti.

Dimitri gözlerini tekrar açtığında, korktuğu başına geliyordu. Çünkü Sidelya'nın babası, onların olduğu yere doğru geliyordu. Sidelya'yı ondan almaya çok geçmeden, Sidelya'nın küçük bedeni Dimitri'nin kollarının arasından alındı. Erkin Bey, eşi Lina Hanım'ı da yanına alıp, bir daha girmemek üzere yemin ettiği Vezkoz Malikanesi'nden çıktı. Onların çıkışıyla, Vezkoz Malikanesi'nde sağır edici bir sessizlik oluşmuştu. O sessizliği, ailenin en küçük üyesi ve varisleri olan Dimitri bozmuştu:

"Baba, bir daha Sidelya'yı görebilecek miyim?"

Kenan Bey'in bakışları oğluna kaydı. Acı olan gerçekleri söyleyecekti. Bu, onun kimyasında vardı; karşısındaki kim olursa olsun, canı ne kadar yanarsa yansın, gerçekleri söylemekten bir an bile çekinmiyordu.

"Görmeyeceksin. Ailesi yüzsüz, onun da kanında yüzsüzlük vardır. Ne de olsa onların tohumu."

Dimitri ağzını açıp reddetmek istedi.  Sidelya öyle biri değil diye bağırmak, çağırmak istedi. Ama ağzını açıp ettiği tek kelime:

"Görürsem ne olur?"

"Onu yok etmek için harekete geçeceksin."

Kenan Bey'in cevabı kısa ve özdü. Dimitri'nin içi parçalanıyordu. Babası bu kelimeleri bu kadar rahat söylerken, o bin parçaya bölünüyordu. Kenan Bey, oğlunun gözlerindeki tereddüt kırıntılarını görünce boğazını temizleyip konuşmaya başladı:

"Sen onu yok etmezsen, o seni yok eder."

Dimitri, tek kelime etmeden ayağa kalkıp salondan çıktı. Kocaman malikanenin içinde boğulduğunu hissediyordu. Sanki o malikane giderek daralıyor ve Dimitri'nin üstüne geliyor gibi hissediyordu. Ama bunlar sadece Dimitri'nin hisleriydi.

Dimitri'nin, hayatı boyunca içinde tekrar ettiği, ezberlediği sözü bu sefer sesli söylemişti:

"Bazen hisler, gerçeklerden çok daha acıtır."

Ve o an, dış dünyada her şey aynı devam ederken, Dimitri'nin içinde doğduğu dünya başına yıkılmıştı. Dimitri, tekrardan doğuyordu; bu sefer şefkatle değil, kanla.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 28, 2025 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

SİAZWhere stories live. Discover now