1.bölüm

5.8K 342 238
                                        

𓍯𓂃 Yaşamak çok nadir bir şeydir . Bazı insanlar sadece var olur .

ཐི mucizeler ཋྀ

𓍼ོ 20.04.2021

Stresle tek omuzumda asılı okul çantamın kulpunu sıktım, kulağımda takılı beyaz kablolu kulaklığım ile  okul bahçesine bir adım daha attım. Kalbim deli gibi çırpınıyordu, ne yapacağımı bilmiyordum; tüm Türkiye beni işlemediğim bir cinayetten suçluyordu.

Haklılardı da, benden başka şüpheli biri yoktu. Kendimi savunacağım ne bir kanıtım vardı ne de ağzımdaki sözlerin yeterliliği.

Dudaklarımı birbirine bastırdım ve yara içinde olan dizlerime bakarak yürümeye başladım. Yere baktığım için gözlüklerim burnumun ucuna kadar kaymıştı ama yapacak bir şeyim de yoktu. Etrafımdaki insanların artık yargılayıcı bakışlarına bakacak durumda değildim; bakamazdım. Suçsuz yere o kadar çok itilip kakılıyordum ki, artık ben de kendimi suçlu bilecek kıvama gelmiştim.

Kulaklığımdan müzik gelmemesi sayesinde etrafımda birçok insanın uğultulu halde hakkımda konuştuklarını duyuyordum. Herkes kendi bildiği doğrudan ilerliyordu; kimse sormuyordu "Öldürdün mü sen?" diye. Ellerinde kanıt olmadan benim öldürdüğüme eminlerdi, sanki o olay örgüsünde birinci gözden şahit olmuşlar gibi konuşuyorlardı.

Türkiye'deki adalet sisteminde de böyleydi; beni dinlemiyorlardı, benim öldürdüğüme inanıyorlardı. Bir tek kanıt benim diye, benim öldürdüğümü düşünüyorlar ama dosyanın arkasında gizli saklı duran ismi göremiyorlardı. Görebilseler asıl katili yakalayabilirlerdi ama başımızdaki insanlar uğraşmak istemiyorlardı; hemen dosya kapansın, geçsin derdindeydiler, yerlerinde sayıklıyorlardı.

Sert bir rüzgarın esmesiyle siyah saçlarım yüzüme doğru savrulmuştu. Yeni omuzumun hizasında kestiğim saçlarımı rüzgar sayesinde zapt etmek daha zor bir hal almıştı. Okul çantamın kenarlarından sıkılaştırdığım ellerimi biraz daha sıktım; okul merdivenine şu an dört adım kalmıştı. Sonra 10 basamak çıkacağım ve koridorda dümdüz yürüyüp sağımda kalan ahşap kapıdan gireceğim. En önde, kapıya en yakın okul sırasına oturunca güvenli alanıma ulaşmış olacaktım. O olay olalı iki ay olmuştu; bu iki ay boyunca ilk defa okula gidiyordum.

Derin bir nefes alıp merdiven basamağına ayağımı attım. Okul bahçesi serüvenini bitirmek üzereydim, az kalmıştı. Omuzuma sertçe çarpılması, tam diğer adımımı atacakken sendelememe neden olmuştu. Gözümdeki siyah kemikli gözlük tam düşecekken elimi kaldırıp burnumun üstünden kaydırarak yerine oturttum.

"Senin burada ne işin var, katil? Yoksa bizi de mi öldürmeye geldin?" yanımdan Sena'nın sesini duymamla mavi gözlerimi kıstım ve ona döndüm. Belinde biten sarı saçlarını her zamanki gibi iki yandan örmüştü; kahverengi gözlerini sanki karşısında iğrenç bir çöp parçası varmış gibi baştan aşağı süzdürüyordu.

Bir adım ondan uzaklaştım; okul bahçesi bir anda sessizliğe bürünmüştü. Herkes bizim olduğumuz yere merakla bakıyordu. Herkesin baktığı şey bizim kavgamız değildi; onların merak ettiği şey, 15 yaşındaki, 160 boyundaki küçük bir kızın nasıl katil olduğuydu. "Yine ergen sin, bakıyorum Sena. İki aydır yokum, bir insan iki ayda nasıl daha fazla mal olabilir?" kafamı onaylamazca iki yana salladım. Yine dikenlerimi çıkarmıştım; her üzgün olduğumda bir gül gibi, her bir yanımı dikenler ile kaplanıyordu. Bana dokunanı bu sayede kanatıyordum.

Yüzümü buruşturdu, sırtındaki mor çantasının kulpundan tuttu ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı. "Bir katile göre çok konuşuyorsun, yaz." Sesinde alay kırıntıları vardı. Sena, ortaokuldan beri bana olan düşmanlığı ile bilinirdi; nerede görse bana laf sokmaya çalışır, babasızlığımı yüzüme vururdu. Zaten beni vuracağı şey, kimliğimde yer edinen isimsiz kişiydi, babam. "Yakında buradan atılacaksın, biliyorsun. Annem okul müdürü, senin adına özellikle bir pankart başlatıldı okuldan atılman için." Dudaklarımı birbirine bastırdım; insanlar zalimdi, insanlar kötüydü. Yapmadığım bir suçun kirli çamaşırlarını üstüme atmışlardı. Küçük bir kızın bunu nasıl yapacağını sorgulamıyorlardı. Ha, yaptım diyelim; bu kadar iyi yalan nasıl söyleyebilirdim? Bir yerden patlak vermez miyim? Ne düşünüyor bu insanlar benim hakkımda?

MucizeWhere stories live. Discover now