1. Bölüm

540 45 47
                                        


Wooyoung artık verdiği kararın sonucunda arkadaş grubundan gelecek umut verici bir cevabı almak için ortak işlettikleri kafeye giriş yapmıştı. Genelde kafenin ikinci katı daha boş olduğu için orada otururlardı bu yüzden direkt olarak merdivenlere yönelmişti. Merdivenlerin sonunda da cam kenarında bir masada toplaştıklarını görmüştü.

Kendisini boş bulduğu Mingi'nin yanına atarken ilk konuştuğu kişi olan Hongjoong'a döndü. Ona artık aile evinde kalamayacağını söyledikten sonra büyüğünden ben hallederim cevabını aldıktan sonra ona bel bağlamıştı. Hongjoong onu kafeye çağırdıktan sonra herkesin her şeyi bildiğinden emin olduğundan gözlerini direkt ona odakladı.

"Yani?" dedi dayanamayarak.

"San'da kalabilirsin." Hongjoong onun selam nasılsın tarzı sorularına geçmemesini önemsememiş onun gibi deminden beri kararlaştırdıkları olayın sonucunu söyleyebilmişti.

Wooyoung yutkundu. Gözlerini çaprazında kalan San'a çevirirken böyle bir ihtimali hiç düşünmedi, gerçi düşünse bile oradan çıkacaksa görmezden gelebilirdi. Bir süredir doğru düzgün muhabbet etmiyorlardı, son yaşananlardan sonra ikisi de sadece arkadaş ortamlarına zarar gelmemesi için çabalamıştı.

San kendisine atılan bakışları üstünde hissedince sorun yok dercesine arkasına yaslanıp gözlerini bir ona bir de içeceğine odaklayarak konuşurken göz temasından kaçınmaya çalışması anlaşılmıştı.

"Ablam evlendikten sonra oda boş duruyordu zaten." Önemsemiyormuş gibi davranıyordu ama hareketlerinden kendisini bastırdığını fark edebilecek kadar onu tanıyordu.

"Emin misin?" Wooyoung yine de sorgulamak istedi her şeye rağmen kabul etmesi, kendisini zor durumda bırakmaması da hoşuna gitmişti. Eski yakın arkadaşı yine de kendisini önemsiyordu. San'dan başıyla onaylayan bir cevap alınca yarı rahatlama yarı gerilme arasında konuştu. "Tamam, bugün yerleşirim."

"Garip olmayacak mı?"

Sessizlik oluştu. Yunho herkesin aklındaki o soruyu sesli bir şekilde söylediği zaman ortamdakilerin hepsi garip olacağını biliyordu ancak Wooyoung gelmeden bu konular konuşulmuştu San'da kalmayacaksa tek başına kalacaktı oturdukları bölge için de tek başına kira vermek onu zorlayacaktı en azından San'da kalırsa kira derdi olmazdı çünkü ev ona aitti sadece katkı sağlardı.

"Biz o tür durumları konuşmayalı çok oldu." diyerek açıklamaya çalıştı ve San'a bir kez bakıp gözlerini çekme peşindeydi ancak attığı tek bir bakışla göz göze gelir gelmez ikisi de gözlerini birbirinden çekti.

"Siz niye ayrılmıştınız ki?" Mingi de Yunho'ya eşlik asıl soruyu sorunca bu kez San tekrardan Wooyoung'a baktı bu sefer ikisi de gözlerini kaçırmadı.

Wooyoung gibi San da doğru düzgün bilmiyordu. Yaşanan olayların sonunda ikisi de sinirle karar vermişti ve bitmişti bu yüzden San'a karışmak istemedi zaten olan da olmuştu. "Ne söyleyeceksen söyle bana fark etmez."

San bakışlarını ondan çekmedi "Kıskançlık." diye yanıtladı üstünü kapatmak ister gibi kısa bir cevapla geçiştirdi.

Onun suçuymuş gibi kendisine bakıldığını hissetmişti Wooyoung ve bakışları üstüne çektiğini fark ettiği anda konuştu. "İkimiz de yaptık bunu, sadece ben yapmışım gibi bakma."

Devam etmediler, arkadaşları da konunun üstünde durmadı sadece aralarında tatsızlık çıksın istemiyordu aslında ikili de istemiyordu. Yıllardır birlikte takıldıkları arkadaş ortamını dağıtan ikili olmayı istemiyorlardı bu yüzden çoğu şeyi görmezden gelmeye devam ediyorlardı. Birbirilerine yoklarmış gibi davranmıyorlardı ancak çok fazla iletişimde de değillerdi. Bazen ikisi de bakışlarında anlam bulur gibi hissetse de hızlıca bu konuları düşünmemeye çalışıp üstünü kaparlardı eğer düşünürlerse işin içinden çıkamazlardı.

you should know better |woosan|Where stories live. Discover now