GİRİŞ

4 1 0
                                        

"Hikayede +18 unsurlar, şiddet, madde/alkol kullanımı ve cinsellik tarzı ögeler bulunmaktadır"
Kelime sayısı bölüm ilerledikçe artmaktadır. Giriş olduğu için bu bölüm tanıtım amaçlıdır.
İyi okumalar :) Oy ve yorumlarınız çok değerlidir.

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

.

Tutsaktım. Bunu itiraf etmem zaman aldı. Tenimde dolaşan bu soğuk, dışarıdan gelmiyor. İçimde büyüyen, adı olmayan bir şeyin nefesi bu. Sabahları uyanmak, yeniden doğmak gibi değil; sanki gömüldüğüm yerden diri diri çıkarılmak gibi.

Bu his özgürlüğüme kendi kendime ulaşmamı engelliyor; özgürlüğümü o dokunduğum şeyde hapsediyordu. Gözlerimde bir yabancı var ve bazen o yabancı, ben olmaktan daha gerçek. Neye dokunsam orada duruyor, nereye dönsem orada beliriyordu. Geceleri uykuma sızıyor, nefesimi sayıyor, kalbimin attığı her saniyeyi işkenceye çeviriyor.

Zihnimdeki anlam veremediğim bulanıklığa sahip kişi oyununu iyi oynuyordu. Kasıklarımı sızlatıp, kulaklarımı sağır ediyordu. Biri içimde yaşıyor -ve ben, kendi bedenime fazlayım.

Burası evim değil.

Burası onun

Ve ben hala nefes aldığım için cezam bitmedi. Bir yere dokunduğum sürece o ceza devam edecek. Ben o bulanıklığa tutsaktım. Ellerimin bana yaptığıysa bu tutsaklıkta beni bırakarak ceza vermekti.

Ben Bade İzlem. Albedar isimli bu şehirde, çıkış olmayan şekilde, aklımdaki bulanıklığı gizleyip zapt etmeye çalışıyordum.

Tutsaktım.

Ama bu artık bir evin içinde olmaktan çıkmış, hastane duvarlarına taşınmıştı. Beyaz önlüğün ardında saklanıyor. Sabah kartımı okutup içeri girdiğimde, herkes gibi görünmeye çalışıyordum.

Kartımı seviyordum. Önlüğümü seviyordum. Odamı seviyordum. Çünkü bana aitti.

Bana ait olan şeyleri seviyordum. Kimsenin dokunmadığı şeyler... Kimsenin duygusu geçmemiş oluyordu. Kimse aklımı karıştırmamış oluyordu. Benimdi ve sadece benim hislerim orada olmuş oluyordu. Başkası dokunursa benim olmaktan çıkardı.

Koridorlar uzun, ışıklar fazla parlak. Her şey fazla steril. Ama ben ne zaman bir şeye dokunsam fazla kirlenmiş hissediyordum. Ortak şeyler güzel değildi. Bade paylaşmayı sevmez. Bu böyleydi. Böyle kalacaktı. Koridorda ilerlerken topuklularımdan gelen gür sese bir başka ses eklenmişti. Koşan birinin sesi kulaklarıma dolduğunda arkamı döndüm ve benim boylarımda olan genç bir erkekle yüz yüze, nefes nefese geldim.

"Çekil!" diyerek bağırmasını algılayamadan iki eliyle beni su sebilinin oraya fırlatacakken elim bana dokunan ellerine dokundu. Bilekliği vardı. Bilekliği vardı.

Panik. O kaybetmekten korkuyordu. Birini ya da bir şeyi. Acelesi vardı çünkü birini kaybetmek üzereydi. Yanımdan geçip gittiğinde ellerimi duvara değdirip dengemi sağladım. Gözlerim sadece hızla koşan adımlarını gördü.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 10, 2025 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

PAVO'LTAWhere stories live. Discover now