Gümüşhane'ye ilk adımını attığında, şehir sanki ona yabancı bir dilde fısıldıyordu. Çarşıda yankılanan sesler, dar sokaklar, kaybolmuş gibi hissedilen bir kalabalık... Her şey farklıydı. Hakkarili çocuk, sabahın erken saatlerinde şehri keşfe çıkarken, yeni hayatına dair aklında onlarca soru vardı. Ne zaman alışacaktı bu şehre? Ne zaman güvenebilecekti insanlara? Ya da belki de hiç güvenmemeliydi? Ama en büyük sorusu şuydu: Bu yeni şehirde, Gümüşhane'de, hayatına bir şekilde giren o kızla nasıl bir bağlantı kuracaktı? Bir yanlış numara, bir mesaj... Bütün dünyalarını değiştirebilir miydi? Ama o an, kızın numarasına bir mesaj atma zamanı değildi; önce kendi başına yaşamanın, kendi yolunu çizmenin zamanıydı.
(...)
Hakkarili Çocuğun Telefonu – Sabah Saat 9:00
Kaan, yeni bir şehirde tek başına hayatını kurmanın verdiği karmaşık duygularla uyanmıştı. Dışarıda Gümüşhane'nin sabah sessizliği hüküm sürüyordu, ama o içsel gürültüsüne hâlâ alışamamıştı. Yeni şehri keşfetmeye başlamadan önce, biraz rahatlamak ve eski hayatından bir parça bulmak istedi. O anda cep telefonuna göz attı. Yalnızca birkaç bildirim vardı. Ama biri dikkatini çekti.
Mesaj: "Merhaba, yanlış numara. Sanırım sizden mesaj bekleyen biri var."
Kaan şaşkın bir şekilde ekranı inceledi. Adı tanıdık değildi. Mesajın tonunu, basitçe bir yanlışlık olarak gördü ama bir an durakladı. Mesajın altına hızlıca bir cevap yazdı:
Mesaj: "Sanırım bir hata oldu. Benim numaramla ilgisi yok ama."
Bir süre cevap gelmedi. Kaan telefonunu cebine koyup, dışarıdaki manzarayı izlemeye başladı. Ama o mesaj, bir şekilde zihninde yankılanıyordu. Düşünceleri başka şeylere kaysa da, birkaç dakika sonra telefonuna bir yeni bildirim geldi.
Mesaj: "Yine de, bir şekilde tanışmış olduk. Benim ismim Büşra."
Büşra. Adı kulağa tatlı gelmişti. Ama bu bir yanlış numaraydı, değil mi? Kaan, telefonunu tekrar eline alıp cevap yazdı:
Mesaj: "Adımı da öğrenmenize gerek yok. Bu yanlış numara biraz tuhaf bir durum oldu, ama belki de bir daha yazmazsınız."
O anda, Büşra'dan gelen cevap bir süre geçmeden geldi.
Mesaj: "Belki de değil. Ama ne olur, başınızı derde sokmam."
Kaan bir an ne diyeceğini düşündü. Büşra'nın mesajındaki sakinlik, belki de fazla samimiydi. Ama o an, biraz merakla cevap verdi:
Mesaj: "Tamam, ama ben seni tanımıyorum, o yüzden fazla yazma."
Büşra'nın cevabını beklemeden dışarıya doğru adım attı. Ama o gün boyunca, telefonundaki mesajları düşünmeden edemedi.
.
.
.
Merhaba dostlar! Ben ironmen_steel İlk kitabım olacak ve genel olarak bu iki şehir'i kullanarak bir hikaye oluşturan görmedim. iyi okumalar.
ESTÁS LEYENDO
İki Dünya Arasında
Acción"Bir yanlış numara, iki farklı dünyayı birbirine bağlayabilir mi? Bazen hayat, en beklenmedik yerlerde başlar. Gümüşhane'nin dar sokaklarında büyüyen bir kız, Hakkari'nin uçsuz bucaksız dağlarında yol alırken karşılaştığı bir mesajla tüm dünyasını d...
