Ben; uçsuz bucaksız gökyüzünün altında, masmavi denizin ortasında, derindeki kayaların arasında yaşayan küçük bir yunusum. Oyun oynamayı, arkadaşlarımla yarışmayı çok seviyorum. Neredeyse her gün yarışmalar düzenliyor, oyunlar oynuyoruz. Her gün farklı bir macera peşinde koşuyoruz desem daha doğru olacak. Bu maceralardan ailelerimiz biraz şikayetçi ama ne yapalım, yerimizde duramıyoruz. Bir şey başımıza gelecek diye çok korkuyorlar. Ama denizde başımıza ne gelebilir ki?
Öyle değil mi?
Ah! Arkadaşlarım çağırıyor. Ben size bunları anlatırken arkadaşlarım da bir araya toplanmışlar. Sanırım bir ben eksik kalmışım.
Baksanıza mavi çizgili olan arkadaşım, nasıl da heyecanlı heyecanlı bana sesleniyor. Bir saniye daha fazla bekletmeden, bende onlara karşılık vereyim:
— Tamam, tamam geldim, dedikten sonra, hızlıca yanlarına vardım. Mavi çizgili arkadaşım:
— Hadi yarışmaya gidiyoruz sen de gel. Bak bugün ufak bir sürprizim de olacak size. Geç kalmadan hızlıca gidelim, diyerek beni ve diğer arkadaşlarımı arkasına taktı ve bizi suyun yüzeyine doğru götürdü. Tam suyun yüzeyine geldik başımızı göğe çevirmiştik ki, bizlere doğru dönüp:
— Arkanıza bakın! diye bağırdı.
Arkamızı döndüğümüzde, kocaman bir geminin hızla bize doğru geldiğini gördük.
"İşte" dedi mavi çizgili "bu gemi ile yarışacağız bugün. Herkes hazır olsun geldiği gibi başlayalım."
Hepimiz kendimizi hazırladık. Düz bir çizgi halini aldık ve arkamıza bakıp geminin yanımıza gelmesini bekledik. Gemi yanımıza gelir gelmez hepimiz birden gemi ile yarışmaya başladık. Ben olanca hızımla ilerliyordum. Fakat mavi çizgili, bizleri çoktan geçmişti. Meğer o kaşla göz arasında bizden önce başlayarak, mızıkçılık yapmıştı. Neyse ki bana boşuna "Şimşek Yunus" demiyorlardı. Çok geçmeden ona yetiştim.
Yanına geldiğimde gözlerine baktım ve gülümsedim. Ne kadar hile yapsa da beni geçemeyeceğini anlasın istiyordum. Ona baktığım sırada yüzüme su püskürttü. Bana doğru hızlıca bir dönüş yaparak vurmaya, dengemi kaybettirmeye çalıştı. Ben de kolay kolay vazgeçmeyeceğimi ona gösterdim. Dengemi kaybetmem için ne kadar uğraşsa da onu geçmeyi başardım. Yarışın sonunda hem onu hem de gemiyi geçmiştim.
Yarış bittiğinde evimizden ve ailelerimizden bir hayli uzaklaşmıştık. Aslında bunu bize yasaklamışlardı. Gel gelelim, mavi çizgiliye bunu kim anlatabilirdi? Ailelerimiz burada olduğumuzu duysa bir daha değil yüzeye, evimizden uzun bir süre başımızı çıkartmamıza bile izin vermezlerdi. Yarıştan sonra bir araya toplandık. Ben mavi çizgiliye dönerek:
— Baya iddialıydın ne oldu? Şimşek hızıma yetişemedin değil mi? diye şaka yaptım.
YOU ARE READING
Şimşek Yunus
Short StoryDerin mavi suların cesur ve meraklı yunusu Şimşek, macera dolu bir yolculuğa çıkıyor! Arkadaşlarıyla yarışmayı ve denizin sırlarını keşfetmeyi seven Şimşek, bir gün kendini hiç beklemediği bir tehlikeyle karşı karşıya bulur. Zehirli bir sıvıya maruz...
