Güvendiğin kişiye güvendiğin için değil, sığınacak birin olmadığı için güvenirsin.
Evrende sekiz tane gezegen var, o zaman neden mars değilde dünya? Yada kendi dilimden söyleyeyim, neden ablam değil de ben işkence çekiyorum? Neden babama veya anneme benzemiyorum?
Günümüz
Bilgisayarımı açıp 7/24 kullandığım uygulamaya girdim. Bu uygulamayı arkadaş bulmak için kullanıyordum fakat kimse yazmıyordu. Bende yazmaya utanıyordum.
Odama bi anda biri daldı ve elim yanlışlıkla klavyede bir yere değdi ama nereye değdiğini göremedim. Odama babam gelmişti.
"B-Baba-" Derken sözümü kesti.
"Yine okulda sorun çıkartmışsın! Yeter artık yaptıkların be!" Dedi ve bana tokat attı. Ama ben bir şey yapmamıştım, ablam birini dövmüştü ve suçu bana atmış olmalıydı.
"A-Ama ben değil ablam-" yine sözüm kesildi.
"Şimdi de suçu ablana mı atacaksın!?" Dedi ve üstümdeki bluzu yırttı. Hemen elimle üstümü korumaya başladım, kesin yine yapacaktı.
"Aç o üstünü, hakkettin!" Dedi ve beni yatağa itti. Kolumu komodine vurdum.
Aşağıdan annemin babama seslenmesini duyunca bir oh çektim.
"Dua et annen beni çağırıyor, gece görüşeceğiz!" Dedi ve kapımı kilitleyip gitti. Bilgisayarıma baktığımda uygulamadan canlı yayın açmıştım. Olamaz!
Hemen kameramı kapattım ardından canlı yayını sonlandırdım. Kahretsin! Of ne yapacağım ben!?
Mesaj kutumun üzerisinde 1 yazıyordu. Hemen açtım;
DenizlerinDerinlerinde kullanıcısından 1 bildirim
-Konum at.
Ne? Konum mu? Ne alaka ki?
+Ne demeye çalışıyorsun?
-Canlı yayında görmedin mi!? Doğru o anı yaşayan sensin göremezsin, konum at dedim yoksa panelden bulacağım.
+(Adres paylaşıldı)
-Tam olarak yarım saat 40 dakikaya oradayım. Eşyalarını topla.
(Çevrimdışı)
Niye güvendim ki? Ya bana işkence çektirirse aynı babam gibi.
30 Dakika Sonra;
Telefonuma bildirim gelmesiyle hemen telefonumu elime aldım. Bilgisayarımdaki hesap telefonumda da vardı.
-Aşağıdayım, tahminen mutfak camının tam önündeyim. Babanlar yemek yiyiyorlar.
+Mutfak camının çaprazının yanındaki camın önüne gel.
(TantuniSeverim Çevrimdışı)
(DenizlerinDerinlerinde Çevrimdışı)
Çantamı elime aldım ve camdan aşağıya baktım, uzun boylu, ela gözlü, kumral kıvırcık saçları olan bir erkekti.
Çantayı aşağıya attım;
"Bekle, çöp atma bahanesiyle yanına geleceğim, oradan sakın ayrılma." Dedim hafif sesimle ve aşağıya indim.
"B-Baba çöpler çok kokmuş onları atmaya gidiyorum." Dedim korkarak.
"Tamam s!ktir gir birdaha gelme!" Dedi sinirle. Hemen evden çıkıp çocuğun olduğu yere geldim.
"S-Selam." Dedim utanarak.
"Selam, bin arabaya." Dedi tek düze bir ses tonuyla.
"P-Peki." Dedin ve çantamı yerden alıp arabaya bindim.
"Arkaya, 18 yaşından küçüksün." Dedi, bebek miyim ben!
"Peki." Dedim yine ve bindim. Çantamı kucağımda tutuyordum.
"Niye bana yardım ediyorsun-" Dememe kalmadan sözümü kesti.
"Annemin yaşadığı şeyleri bir başkasının yaşamasını istemiyorum, tamam mı?" Dedi, sorduğuma pişman olmuştum.
"T-Tamam." Dedim ve sustum. Çocuğun adını bile bilmiyordum.
YOU ARE READING
Saf Naz(ÇAĞTU)
General FictionGüvendiğin kişiye güvendiğin için değil, sığınacak bir duvarın olmadığı için güvenirsin.
