"Son karar ne?" Diye sordu Sinâ.

"Herkes yaptığını ödeyecek." Dedim son sözü söyleyerek.

"Arın halkından olan alfinler zarar görmedi. Ölen yok sadece yaralanmalar var ama sen idam istiyorsun. Saçmalık!" Diye atıldı Eris.

"Nova sen bir şey söyle. Sen ikna edersin, lütfen?" Diye sordu Toprak vârisi yalvararak. Nova acıyor onlara. Bu konuda ona güvenemiyorum ama benim dediğimin tersini söylerse vazgeçmekten başka şansım olmayacak.

"Kim neyi hak ettiyse onu bulacak." Ne? Bu beni afallatmıştı. Bu da ne demek oluyor?

"Nova sen ne diyorsun?" diye şaşkınlıkla atılan Toprak Vârisi oldu.

"Lordum haklı. Zaten çok oldular, Arın kral olduğundan beri her zorluğu çıkardılar, halkımıza bakışları bile ters. Kimse benim halkıma saldırmaya cüret edemez. Ha ettiler mi? Lordum ne ceza verirse o." Dedi ve geriye yaslandı kollarını birbirine dolayarak.

"Nova saçmalama! Öldürecek onları. Su alfinleri sadece yaralandı."

"Saçmalayan benim zaten değil mi Ayzer? Sen hep mantıklı olanı yaptın zaten."

"Nova sana ne oldu?" Diye atıldı Daren.

"Akıllanmışımdır belki?"

"Bu delilik!" Diye sitem etti Eris. Nova ise sadece gülümsedi.

"Evet delilik. Benim kanımda var olan delilik. Lordum kadar olmasa da var bende de biraz."
Dedi alaycılıkla.

"Arın şimdi idam mı edeceksin?" Dedi Sinâ son kez.

"Evet. Toplantı vârisimin izniyle bitmiştir."

"Bitmiştir." Dedi o da bana bakarak. Ne oldu ona öyle? Bütün herkes gitti ve geriye ikimiz kaldık.

"Nova sen?.."

"Doğruyu yapıyorsun Arın. Ne yaparsan yap senin yanındayım."

"Bana karşı çıkarsın sanmıştım."

"O aptallıkları çok yaptım ama bitti. Bir daha saçmlamayacağım."

"Sen sadece vicdan azabı yaşıyorsun. Çok merhametlisin."

"Yanlış kişilere karşı fazla merhamet." Dedi ve başını iki yana salladı.

"Eğer istemiyorsan öldürmem."

"Hayır cezalarını çekecekler. Yarına getirirler herhalde?"

"Yarın getirmiş olurlar."

"Biraz dolaşmak ister misin? Eğer işlerin yoksa?"

"Hayır bitti. Gidelim, çok isterim." Dedim ve kalkıp yanına gittim elimi uzatarak. Elimi tutup kalktı ve koluma girdi. Birlikte dolaşmaya başladık. Bahçedeydik ve Nova çiçeklerle ilgilenmeye başlamıştı.

"Çok güzel değiller mi?" Diye hevesle döndü bana dalında duran beyaz çiçeği göstererek.

"Evet çok güzeller. Sonuçta onarla ilgilenen sensin, güzel olacaklar tabi ki." Arkasına dönüp çiçeklere bakmaya devam etti. Çok tuhaftı bu günlerde ama bu gün bambaşka bir hâl almıştı.

"Bana anlatmak istediğin bir şeyler var mı güzel vârisim?" Tereddütle baktı ama sonra cevap verdi.

"Hayır yok. Ben gideyim artık akşam görüşürüz zaten." Dedi ve gitti.

Anlatacaktır eğer anlatmak istiyorsa. Tek isteğim bir sorun olmaması. Sanırım küçük periyle bir konuşma yapmam gerek.

"Lordum beni çağrılmışsınız." Dedi minik peri çalışma odamda karşıma geçerek.

Buruk DalgalarWhere stories live. Discover now