I want to share last names, I want to be your number one

109 10 21
                                        

Dusan'la olmak, huzurlu bir denizin derinliklerinde yüzmek gibiydi. Yüzeyde her şey sakin, her şey yerli yerindeydi; fakat alttaki akıntı, ne kadar sessiz olursa olsun, hiçbir zaman belli değildi. Bir adım attığımda, sanki bir balık gibi bir yerden çıkıp beni derinlere çekebilirdi. Dusan'ın bakışları da böyleydi; hiçbir sözcük, hiçbir hareket olmadan sadece bir bakışıyla her şeyin altını o kadar net bir şekilde çizebiliyordu ki. Gözlerinin derinliğinde, yalnızca bakışlarıyla beni çözebileceğini, her düşüncemi okur gibi bir gücü olduğunu hissediyordum. Adeta bir derin okyanusun dibinde, her hareketimi izleyen bir balina gibiydi. Her şey onun gözlerinden geçiyor, ancak bu gölgelerde ben hep kayboluyordum.

O gece, arkadaşlarımla dışarı çıktığımda, beklenmedik bir karşılaşma oldu. Geçmişten gelen bir yüz, eski bir dost, yıllar sonra karşımda belirdi. Kısa bir selamlaşma, birkaç kelime ama o kadar fazlaydı ki, geçmişin o derin izleri bir anda parmak uçlarımda dans etmeye başladı. Dusan burada değildi. İçime bir huzursuzluk doluşmuştu. O anı bile hissetmeden, Dusan'ın varlığı her yere sızmıştı. O gözler, sanki her an her yerdeydi, her saniye üzerimdeydi. Yol boyunca sadece düşündüm ne gerek vardı bu kadar düşünmeye sonuçta Dusan hep benimle, iyi bir limanım var.

Evde, Dusan'ın koltuğa sessizce oturduğunu fark ettiğimde, nefesim kesildi. Bir eli, omzuma hafifçe değdi, sanki dokunuşu her şeyin farkında olduğunu gösteriyordu. O an hiçbir kelime söylemedim, ama gözlerimdeki o küçük korkuyu görmüştü, sonuçta Dusan'ı kaybetmek istediğim son şey bile değildi. Dusan'ın gözlerindeki soğukkanlılık, bir ok gibi kalbime saplanıyordu.

"Eğlenceli bir akşamdı, değil mi?" sesinde en ufak bir titreme olmadan, sakin bir tınıyla yavaşça yerleşerek havada süzüldü. Her sözü, beni daha derinlere çekiyor, içinde bir belirsizlik barındırıyordu. Sanki, her cümle bir soru ama cevabı benden bekliyordu.

"Evet, Arkadaşlarla her zaman güzel vakit geçirilir." cümlelerim dondurulmuş gibiydi. İçimdeki gerginliği bir şekilde dışarıda tutmaya çalıştım ama Dusan'ın her hareketi, her kelimesi beni çözüyordu.

Başını hafifçe yana eğdi, dikkatle gözlerimin içine baktı. O bakışların içinde, çok şey vardı. Gözlerindeki o dikkat, sanki beni hiç tanımamış gibi, soru işareti gibiydi. "Özellikle de o eski dostunla konuşurken yüzünde farklı bir ifade vardı, Erenay," ama sesi öylesine dingindi ki, içinde gizli bir öfke yoktu. Sadece bir tespit, sadece bir gözlem. "Onu görmek seni mutlu etti sanırım."

Dudaklarım kurudu. Yavaşça, ama kararsızca bir nefes aldım. "Dusan, o sadece bir dost yıllardır görmediğim biri." kendi kelimelerimi savunmaya çalışarak mırıldandım. Gerek yoktu savunmam gereken bir şey yapmamıştım ama öyle hissettiriyordu. Söylediklerim ne kadar doğru olursa olsun, Dusan'ın gözlerindeki anlamı değiştiremezdim.

O ise, tıpkı bir yılan gibi sakin ve soğuk bir gülümseme yerleştirdi suratına. Hafifçe omuzlarını silkerek, gözlerini gözlerime sabitleyerek cevap verdi: "Elbette. Geçmiş dediğin hep bizimle, değil mi?" Sözleri, bir alaycılıkla yavaşça dökülüyordu. Bu anı, sanki bir anıymış gibi kabul etmişti, ama o gülümsemesinin ardında daha fazlası vardı. Bir parça daha ekledi, bu parça içimdeki huzuru bozan bir şeydi. "Bazen... benim yetmediğimi hissettirecek kadar geçmiş bizimle."

Her kelime, bir ok gibi içime saplandı. Tam ne söyleyeceğimi bilemedim; bir şeylerin eksik olduğunu, ama bunun ne olduğunu anlamadığımı hissediyorum. Dusan, sözlerinin etkisini görmek için bir süre susarak, ağır ağır yerinden kalktı. Bu sessizlikte, ben sanki suçlu bir çocuk gibi kalakaldım. Her hareketi, her bakışı, her kelimesi bana daha çok yaklaşıyor, ben bir adım bile atamıyordum. O, arkasını dönerken, bir gölge gibi bana bıraktığı son sözleri, içimde bir kaygı yaratıyordu. O an, her şeyin çözülmüş olduğunu düşündüm ama Dusan'ın bana verdiği his, yalnızca bir ilmek daha atıyordu. Bir şekilde, o oradaydı ve ben onun etkisindeydim. Her geçen an, suçlulukla, kaybolmuş bir kimlikle, biraz daha derinlere çekiliyordum.

Magic.Where stories live. Discover now