Bölüm 1: Ateşin Kıyısında

4K 102 76
                                        

Arkadaslar selammmm, hosgeldiniz öncelikle.. cok severek yazdıgım bir hikaye oldu bu umarım siz de seversinizzz <333

*

*

*

"Parti varmış," dedi Asi, alaycı bir sesle, ayağındaki eski spor ayakkabıları ıslak kuma gömülürken. Denizden gelen hafif rüzgar, tuzlu kokuyu burnuna taşırken, sahil boyunca müzik yükseliyordu. Kumların üstünde, kamp ateşi etrafında toplanmış kalabalık, hem Asi'nin içindeki huzursuzluğu hem de bir tür rahatlamayı aynı anda uyandırıyordu. İkisi arasında tuhaf bir denge vardı.

Yaman her zamanki gibi önde yürüyor, gözleri partiyi tarıyordu. Kolları gevşek bir şekilde iki yanında sallansa da Asi, onun gergin olduğunu hissediyordu. Yaman, her zaman bir şeyin peşindeydi bir anlam arayışı ya da bir cevap; şuan ise belki de sadece birkaç saatlik kafa dağıtma. Ama yine de, peşinde olduğu şeyin ne olduğuna kendisi bile tam emin değildi.

"Oo Asi Hanım, peşinizden atlı mı koşturuyor?" diye sordu Adem, arkalarından. "Züppelerin partisine gitmek için bu kadar hevesleneceğini düşünmezdim." Elinde iki bira şişesi, birini Asi'ye uzatarak yanlarına geldi. Gözlerinde o bildik muziplik vardı ama sesi, hafif bir ciddiyet taşıyordu. Kardeşine karşı biraz fazla korumacı olabilirdi, ama abiydi, yapacak bir şey yoktu.

"Heves falan yok, Adem, sadece o züppelerden çarpabileceklerimizi düşünüyorum," diye mırıldandı Asi, şişeyi alırken. Herkes gecenin sonunu tahmin edebiliyordu. Genç kız bu gece kendine bir av seçecek, biraz onunla eğlenecek, sonra çocuk sabaha cüzdanını bulamayacaktı. Kendince bir oyun kurmuştu ve kimseyi dinlemiyordu.

"Asi, bak güzelim-" diye başladı Yaman. "Yaman lütfen artık bunu tartışmayalım ya. Bak, ne güzel partiye gidiyoruz," diyerek Yaman'a yaklaştı, kaşlarını kaldırdı ve devam etti: "Hem o züppelerin paraya ihtiyacı yok ki. Azıcık eğlensem ne olur?" Yaman onaylamasa da Asi'nin şirinliklerine dayanamazdı; hiçbiri dayanamazdı. Yıllar önce sokakta titrerken bulduğu çocuğun prensesi hepsinin prensesi olmuştu. Bir dediğini iki etmezlerdi kızın. Bu partiye de onun için gidiyorlardı aslında.

Adem aniden lafa girdi, heyecanlı bir sesle: "Hem kim bilir, belki bu partide de hazineyle ilgili bir şeyler buluruz. Net bu züppelerin haberi vardır hazineden. Konuşup bilgi toplamak lazım."

Asi ve Yaman aynı anda Adem'e baktılar. Sokakta tanıştığı yaşlı bir adam ona bir hazineden bahsedip bir antikacı adı vermiş, Adem ise o günden beri hazineye takıntılı hale gelmişti ve sürekli her fırsatta konuyu ona getirmeyi başarıyordu.

"Adem, sırası mı?" dedi Asi, gözlerini devirdi. "Bu gece biraz eğlensek olmaz mı? Sürekli o safsatadan bahsetmek zorunda değilsin."

Adem kaşlarını çattı, inatçı bir şekilde: "Asi, bu oyun değil, bak gerçekten kızım. Ya gerçek bir hazine varsa ve biz bunu kaçırırsak? Aptallık olmaz mı bu? Hazine bizim kurtuluşumuz olabilir. Hepimizin."

"Asıl aptallık, bir adada büyüyüp denizden korkmak," dedi Yaman, şakayla karışık konuyu değiştirmeye çalışarak. Ama gülümsemesinde hafif bir endişe vardı. Adem'in bu takıntısı son zamanlarda onları zorlamaya başlamıştı.

Adem omuzlarını silkti. "Oğlum var ya bak geldik buraya da gece gece beni yine denize atmaya kalkarsanız, bilesiniz ki kardeşliğimizi yeniden gözden geçireceğim."

Yaman, gözlerini devirmeden edemedi. "Hâlâ mı be Adem? Kaç yaşına geldin, artık büyüsen mi acaba?"

Adem'in yüzü ciddileşti ama bu sefer komiklik olsun diye değil. "Bak Yaman, gündüz olsa neyse ama şer vakti ya suda balık olsa bacağımı ısırsa? Ya kopsa bacağım? Napacağım ben bacaksız! Kızlar beğenmez hem beni o zaman--"

Ateş ÇemberiStories to obsess over. Discover now