1. Bölüm

80 13 61
                                        


"Vur beni gözlerinle, yak beni sözlerinle." En sevdiğim şarkı buydu. 'Asena' bana babamı hatırlatıyordu. Benim babam Türk askeri idi.

"Vur beni gözlerinle, yak beni sözlerinle." Şehit olmadan önce anneme hep bu şarkıyı söylerdi.

"Canım koydum yoluna, sık bir kurşun Asena." Babam şehit olduktan sonra annem bunu kaldıramamıştı. Aylarca yüzüme bakmamış ne şu içmiş ne yemek yemişti. Teyzem ona zorla yemek yediriyor ölmesin diye su içiriyordu.

"Canım koydum yoluna, sık bir kurşun Asena." Fakat annem sonunda dayanamadı. Ben okuldan dönüyordum. Sessizce içeri girdim, beni fark etmemişti bile. Çekmeceden babamın silahını aldı. Kundaktaki bebeğini bile düşünmedi.

"Vur beni gözlerinle, yak beni sözlerinle." Önce Alp'in kafasına sıktı. Onun da yaşamaya hakkı var demedi. Kendi çocuğunu, babamdan kalan bir canı hiç acımadan öldürdü.

"Vur beni gözlerinle, yak beni sözlerinle." Sonra kafasını benim olduğum tarafa çevirdi. Gözü dönmüş gibiydi. 'Seni görmek istemiyorum, ondan bir parçayı görmek istemiyorum.' dedi. Git diye ağlayarak bana yalvardı. 'Görme bunları, beni böyle tanıma annecim.' dedi ve silahı şakaklarına dayadı.

"Canım koydum yoluna, sık bir kurşun Asena." Annembir kurşun sıktı. Gözlerimin önünde kendi kafasına sıktı. Kapanın kapanma sesi kulaklarıma geldi, fakat hiç bir şeyi duyamıyor gibiydim. Gözlerimden yaş dahi gelmedi. Ama içim cayır cayır yanıyordu.

"Canım koydum yoluna, sık bir kurşun Asena." Teyzemin Asena diye bağırışları kulağıma geldi. Daha sonra sinirle bana döndü. 'Annen kafasına sıkarken sen napıyorsun. Aptalmısın?.' diyerek üzerime saldırdı. Dedem araya girdi ve ayırdı.

Kendimi boş bir odaya attım ve acı bir feryat koptu. Nefesım kesilene kadar bağırarak ağladım. Henüz 7 yaşındaydım, fakat hem yetim hem öksüz kalmıştım.

Sıktı babacığım, fakat senin Asena'cığın bir değil iki kurşun sıktı. İlk kurşun kardeşimi. İkinci kurşun annemi benden aldı.

Çizimimi bitirdim. kundakta bir bebek, gözleri kapalı yanında iki adet kurşun. Ağlayark çizmiştim.

Ayağı kalktım ve banyoya ilerledim. Ellerimi ve yüzümü iyice yıkayıp kendime geldim. O anda kapı alacaklı gibi çalmaya başladı.

Kesin Egemen andavalı geldi, Alya lütfen açmayalım.

İstemeye istemeye kapıyı açtım. Gelen gerçekten Egemen'di.

Biliyordum bir tek bu mal kapıyı böyle çalar.

"Egemen, iyi misin?." Oldukça endişeli ve sınırlı görünüyordu. Derin bı nefes aldı ve gülümsemeye çalışarak bana baktı.

"İyiyim sevgilim, sadece sana çok güzel bir haberim var." Sencen gelen bir haberin güzel olmasını beklemiyorum.

"Nedir?." Çokta merak etmiyordum.

"Tatile çıkıyoruz." Tatil dedin bende akan sular durur. Ama seninle çıkmak pek tercihim değildir.

"Öyle mi?, nereye gidiyoruz." Aptal bari gözlerinde ki endişeyi sil. Bı bok yediğin çok belli.

"Orası süpriz olsun güzelim. Sen yarına kadar hazır ol yeter." Yarın mı?.

"Yarın mı?." Yok ebesinin nikâhı. Yarına kadar nasıl hazır olabileceğimi sorabilir miyim acaba Sultan hazretleri.

"Evet sevgilim, şimdi uyuyalım mı gerçekten çok yorgunum." Diyerek beni odaya sürekledi.

Aynı yatakta yatıyorduk ve tek sözliyebilceğim. İğrenç bişey bu. O yatağın sağ tarafına ben sol tarafına ucandım. Aramızda uzun bir boşluk vardı. 10-15 dakika sonra horlama sesi geldi. Bende uyumak istiyordum fakat onun boranaz gibi söyle mümkün değil di.

AvcıWhere stories live. Discover now