Bölüm 1

723 17 0
                                        

Arkadaşlar kitaba okumaya başlamadan önce uyarıda bulunmak istiyorum. Kitap zaten vurguladığım gibi 18+ bir kitap ve başrol erkeğimiz düz kötü bir karakter. Eğer bebek gibi seven, özünde aslında iyi ama kötü gibi gözüken bir kitap arıyorsanız bu kitap sizin için uygun olmayacaktır. Yani bol bol sövülecek bir karakterle karşınızdayım. Bunu göz önünde bulundurarak okumaya devam ederseniz sevinirim.


                                                                ────୨ৎ────

Derin bir nefes alarak önümdeki kapı ile olan 15 dakikalık bakışmayı kesmiş ve nihayet zile basmayı başarmıştım. Olmamam gereken yerde, gelmemem gereken kişiye gelmiştim. Sürekli olarak kaçtığım kişiye bu sefer kendi ayaklarımla teslim olmaya gelmiştim.. Kapı saniyeler sonra açılmıştı ama bu saniyeler bana saat gibi gelmişti. Bakışlarından burada olmamı beklemediğini belli eden Kara ilk önce gözleri ile baştan aşağı süzmüştü beni. Ayaklarım geri geri gitmek ve buradan koşarak uzaklaşmak istese de yutkunup bakışlarımı ismi gibi kara olan gözlerine çıkartmıştım. Sadece ismi veya gözleri değildi kara olan, kendisi de sanki karanlığın vücut bulmuş haliydi.

"berbat gözüküyorsun"

Kulağımı dolduran alay dolu sesiyle birlikte yüzünde meraklı bir ifade yer edinmişti. Berbat gözüktüğümü biliyordum, günlerdir doğru dürüst su bile içememiştim. Göz torbalarımın koyulaştığını aynaya bakmadan da anlayabiliyordum.

"yolunu mu kaybettin?"

"konuşmamız lazım"

Kısa ve net. Kendisi ile laf dalaşına girecek ne gücüm ne de halim vardı. Konuşmamla birlikte kenara çekildiğinde içeri girerek bakışlarımı etrafta gezdirmiştim. İlk kez evine geliyordum ve biliyordum ki son kez olmayacaktı. Önden ilerlediğinde yavaş adımlarla peşine takıldım. Hala buradan kaçıp gitmek için geç değil diye bana bas bas bağıran iç sesimi görmezden geldim. Odaya girdiğimizde beni gri ve beyazın hakim olduğu sade ama şık bir salon karşılamıştı. Duvarlarda bir kaç tablo vardı. Salonun bir duvarı tamamen camdan ibaretti ve deniz manzarasını gözler önüne seriyordu. Salonun ortasında karşılıklı iki gri koltuk ve küçük bir sehpa vardı. Salon fazla eşya ile doldurulmadığı için deniz manzarası ile birlikte ferah bir ortam vardı.

"oturmayacak mısın?"

Sesi ile birlikte evini incelemeyi keserek karşısındaki koltuğa oturmuştum. Bir kaç saniye bekledim doğru cümleleri kurabilmek için. Ardından kuruyan dudaklarımı dilimle ıslatıp yerdeki bakışlarımı bana merakla bakan bakışlara çevirdim

"paraya ihtiyacım var"

Kara alayla gülmüştü

"paraya benim de ihtiyacım var"

Ardından bir puro çıkartmış ve yakarak dudaklarına doğru götürmüştü.

"karşılığında bana ne vereceksin?"

"istediğini"

Kara tek kaşını kaldırmış ve purosundan bir nefes çekip dumanı yavaşça dışarı verdi.

"neymiş benim istediğim?"

"vücudum"

Kara bir kaç saniyelik sessizliğin ardından puroyu kenara bıraktı.

"yani sen buraya vücudunu bana pazarlamayageldin, doğru mu duydum?"

Söylediği cümle ile gözlerimi kapatmıştım. Şu an yerin dibine girmek isterdim. Hatta yerin dibine girip oradan bir daha hiç çıkmamayı isterdim. Çünkü ben gerçekten vücudumu ona pazarlamaya gelmiştim. Gözlerimi tekrar açtığımda Kara ayağa kalkarak bana doğru bir kaç adım atıp önümde durmuştu. Yüzüme doğru eğilerek işaret parmağını çenemin altına yerleştirmiş ve kafamı hafif yukarı doğru kaldırmıştı.

"vücudunun istediğin paraya değdiğini mi düşünüyorsun? "

Ardından baş parmağı ile nazikçe çenemi okşamıştı. Dokunuşu ile birlikte huzursuzca yerimde kıpırdadım. Ufak bir dokunuşuna bile tahammül edemezken neyime güvenerek buraya gelmiştim?

"Ya da benim sadece senin vücuduna sahip olmak istediğimi mi?"

"başından beri istediğin bu değil miydi?"

Kara kafasını olumsuz anlamda salladı

"ben sadece senin vücuduna sahip olmak istemiyorum Alara, bunu sen de çok iyi biliyorsun. O yüzden oyun oynamayı kes"

Elini yüzümden uzaklaştırarak yanıma oturdu.

"neden buradasın?"

Bakışlarımı yere doğru çevirip parmaklarımla oynamaya başladım. 

"babam.. babam ölüyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Ameliyat olması gerekiyor.. Yarın son gün. Daha fazla ilaçlarla tutamayacaklarını söylediler"

Bakışlarımı tekrar Kara'ya çevirdiğimde dikkatle beni dinliyordu ama yüzünde hiçbir duygu kırıntısı yoktu.

"benimle evleneceksin"

"ne?"

"ben babanı kurtaracağım, karşılığında da sen son nefesine kadar benim olacaksın"

"ama-"

"kapının yerini biliyorsun"

Kara yerinden kalkıp uzaklaşacakken bileğinden tutarak onu durdurmuştum. Denize düşen yılana sarılırmış. Ben artık o denizde son çırpınışlarımı veriyordum. Tek kurtuluşum ise Kara'ydı. Gittiğim tüm insanlar, akrabalar, yakınlar hepsi kapıyı yüzüme kapatmıştı. O kadar parayı verebilecek çevrem de yoktu. Başka çarem de..

"tamam.. kabul ediyorum"

Bileğini elimden kurtardığında salondan çıkmıştı. Ardından kısa süre sonra geri gelerek elindeki bir tomar parayı önüme atmıştı. Benim aylardır çalışıp biriktiremediğim parayı o oyuncak misali kullanıyordu. 

"iki gün sonra buraya geri geleceksin ama temelli"

Parayı alarak ayağa kalktığımda çenemi tekrar kavrayıp yüzümü yüzüne doğru yaklaştırdı.

"eğer iki gün sonra geri gelmezsen, bana oyun oynamaya kalkarsan gelir seni bizzat kendim alırım. Ama seni aldığım zaman hastalıktan ölmeyen babanın nefesini kendi ellerimle keserim"

Ettiği tehdit karşısında gözlerim büyürken çenemi sıkmaya başlayan parmaklarını ittirmiştim. Beni tehdit ediyordu. Beni bu hayattaki tek varlığım ile tehdit ediyordu ve gözlerindeki karanlık, söylediğini gözünü kırpmadan yapacağının garantisiydi. Ve ben bu adamın söylediğini gözünü kırpmadan yapacağını çok kötü bir şekilde öğrenmiştim. Ondan korkuyordum. Bu zamana kadar kimseden korkmayan ben artık ondan korkuyordum. Çünkü hayatımın iplerini eline vermiştim artık. Hem de kendi ellerimle. Ve bu adamı az da olsa tanıyorsam artık onu durdurabilecek hiçbir güç yoktu.

                                                         ────୨ৎ──── 

Vote atıp yorumlarınızı bildirmeyi unutmayınnnn ᰔᩚ 

Arkadaşlar bölümlerle ilgili geliştirmemi istediğiniz şeyler olursa tavsiyelerinize açığım <3

Vâveylâ 18+Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora