1

5.3K 225 243
                                        

"Annem, bebeğim, bir şey olursa bize söyle olur mu? Ne bileyim paran biter, canın bir şey ister-"

"Anne, bu kaçıncı söyleyişin? Çok da uzağa gitmiyorum, sakin olun biraz. Hem yalnız da olmayacağım." dedim onları sakinleştirmek için. Otobüs birazdan kalkacaktı. Ama Taehyung da ben de ailelerimizden ayrılmayı başaramamamıştık.

"Ya evet ben varım yanında, abim de evde olacak. Aç kalmayız o varken."

Biricik arkadaşım olaya el atarken aynı zamanda omzuma da kolunu atmıştı.

Onlardan ilk defa bu kadar süre ayrı ve uzakta olacağım için gerginlerdi, anlıyordum ama okumak için bazı şeylerden fedakarlık etmeliydik.

Ben de, onlar da.

"Jimin söylemez. Bir şey olursa beni ararsın, değil mi Taehyung oğlum?"

"Ararım ararım."

Bu sefer babam olaya el attı ve annemin omuzlarına ellerini yerleştirip kendisine doğru çekti.

"Hanım hadi artık, çocukların otobüsü kalkacak."

"Abin orada sizi bekliyor olacak zaten. Varır varmaz da ararsınız bizi. Habersiz bırakmayın."

Herkes son kez vedalaştığında sırayla otobüse bindik. Önceden anlaştığımız gibi ben cam kenarına geçmiştim. Çünkü elimde puset de vardı. Ne cesaretse kedimi de yanıma almıştım. Tek sorun Taehyung'un abisinin büyük ırk köpeği olmasıydı.

Ama ayarlayabilirdik bence?

Sonuç olarak Taetae'nin ailesinden biri olacaktı evde, ama benim yoktu bu yüzden güzeller güzeli Luna'mı da yanımda götürmek zorundaydım.

Ayrıca onsuz yapamazdım. Benimle birlikte dört yaşını devirmişti. İlgimle büyümüştü. Zor anlarımda gözyaşlarımı yalayarak bana destek olmuştu. Onunla çok şey paylaşmıştık ve o artık kedim değil de çocuğum gibi olmuştu.

"Umarım Bam Luna'yı ham yapmaz." dedi Taehyung bez çantasından tahminimce uyku bandını ararken. Her yerde her an uykuya dalabilme potansiyeli olan bir insandı.

"Öyle bir şey olursa ben de Bam'ı ham yapmak zorunda kalabilirim."

Bakışlarım, uzun beyaz tüylerini pusete yayarak yatan okyanus mavisi gözlü güzelliği buldu. O da merakla beni izliyordu. Normalde sadece veterine gitmek için evden çıkardı. Şimdiyse başka bir şehre gidiyorduk.

"Abimle ilk defa tanışacak olman çok garip. İki yıldır bizim evin çocuğu gibisin, ama onu hiç canlı görmedin."

Diş okuduğu için çok ziyarete gelemiyordu abisi. O yüzden genelde Taehyug'lar onu ziyarete gidiyordu.
Bu yüzden onu hiç canlı olarak görmemiştim. Bildiğim tek şey oldukça yakışıklı olduğuydu.

"Umarım benden nefret etmez çünkü Seoul'de gidecek başka yerim yok Taetae."

"Sen benim kocamsın, sike sike kabul edecek beyfendi." deyip kahkaha atmasıyla ben de güldüm.

"Abine eşcinsel olduğumu söyledin, değil mi?"diye sordum merakla. Bunun için onunla konuşmuştum.  Artık üçümüz birlikte yaşayacaktık ve abisinin en başından bunu bilmesi gerekiyordu.

"Söyledim aşkım da ne diyecek sanki, kendisi de çük seviyor. Sizi gidi gay'ler sizi."

Taehyung yol boyunca hiç susmayıp -sözde uyuyacaktı-beni eğlendirmeyi başarmıştı.Luna da pek sorun çıkarmamıştı. Eh, yolculuk güzel geçmişti. Sıra taşınma ve tanışmadaydı. Umarım ikisi de güzel geçerdi.

That Night|Jikook|✔Stories to obsess over. Discover now