İ𝑙𝑘 𝑡𝑎𝑛ış𝑚𝑎

3.1K 52 7
                                        

Istanbul.. Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun? Ne kadar özlemişim seni güzel şehir!

Babamın alman bir kulüpte çalışması nedeniyle, ben henüz iki yaşındayken Almanya ya taşınmışız. Üç yıl önce onların yeniden Türkiye ye taşınmaya karar verdiklerinde ise, benim Londra ya yerleşip orda okumam, tamamen kendi tercihimdi.

Ama neyse ki artık üç yıllık okulum bitmişti ve geriye sadece stajım kalmıştı. Arkadaşım, kardeşim, can dostum Gece ile gelmiştim Istanbula. O da stajını yapacaktı. Ben spor dalında tercümanlık seçmiştim, o ise haber spikerliği alanını seçmişti.

Babamın teknik direktörü olması ilk kez işime gelmişti sanırım. Onun sayesinde stajımı onun yanında yapacaktım. Normal sezon bittiği için, milli döneme denk gelmiştim üstelik.

Bu nedenle Fransa ya da gidecektim tabii. Evet, bu sene Fransa da oynanacaktı milli maçlar.

Uçaktan iner inmez bir taksiye binmiştik Gece ile. Az önce ayrılmıştık birbirimizden. O kendi staj yapacağı haber ajansına gidecekti, bende tabii ki biricik babacığımın yanına.

Heycanlıydım. Babamı her sene sonu görüyordum ama bu sefer temelli babamların yanında kalacaktım, hem de üç yılın ardından.

Fakat beni asıl heycanlandıran şey, Kerem ile görüşecek olmamdı. Babam biliyordu geleceğimi ama Kerem'e bilerek söyletmemiştim. Ona sürpriz yapmak istiyordum.

Kerem'in babası ile babam kuzendi. Babam, uzun yıllar boyunca Almanya da bir takımda teknik direktörlüğü yaptığı için, Kerem ile aslında hep uzaktık birbirimize. Yazları Türkiye ye geldiğimde görüşebiliyorduk sadece. Sonrasında babam Fenerbahçe'nin başına geçmiş, annem ile Istanbul'a taşınmışlardı. Ben de Londra ya taşınınca, Kerem'le yine ayrı kalmıştık. Babam Feneri bırakalı bir yıl oluyordu. Sadece milli takım hocalığını yapıyordu artık, kendi isteği ile.

Kerem ile, benim Londra da kaldığım süre boyunca hep görüntülü konuşuyorduk. Her Türkiye ye gelişimde birlikte vakit geçiriyorduk. Ama tabii ki maçlarının ve antrenmanlarının izin verdiği ölçüde.

Yani, Kerem'le aslında hep birbirimizden ayrı olsakta, kardeş gibi bir bağımız vardı yıllardır. Ve artık nihayet, kavuşacaktık!

Bu arada, Kerem ile babalarımızın kuzen olması ile birlikte, sürekli beraber takıldığımız için, Galatasaray oyuncularının çoğu ile de tanışma fırsatım olmuştu.

Icardi, Mertens... Evet, aslında sadece bu ikisi ile tanışmıştım daha önce, abartmaya gerek yok..

Çünkü ben sırf bu ikisi ile tanışmak istemiştim, ne de olsa onlarla konuştukca dil geliştirebilirdim. Onun dışında Fenerbahçe'den Ferdi ile çok takılıyordum, baya yakın arkadaştık. Flemenkçem böyle böyle gelişmişti sayesinde.

Yani futbol dünyasına da, oyunculara da hakimdim. Bu yüzden stajım için şimdiden çok heyecanlıyım.

.

Sonunda taksiden inmiştim ve babamın hocalığını yaptığı, henüz Fransa ya gitmemiş olan milli takımın özel kampına gelmiştim. Babamı görecek olmak kadar, Kerem'i görecek olmak da beni çok heycanlandırıyordu. Kavuşma anımızı hayal ederken, koridorlardan hızlı adımlarla ilerliyordum.

Karşıma çıkan bir görevliye „Okan Alaca nerde acaba?" diye sordum.

Milli takımın şu anda idman yaptığını ve bahçede olduğunu söyledi. Büyük bir heyecan ile bahçeye doğru ilerlemeye başladım. Büyük bir özgüven ile büyük adımlar ata ata yürüken, sonunda geldim bahçeye.

Kırmızı Kart 🃏Stories to obsess over. Discover now